Ana içeriğe atla

Serpil Barlas Yakacak Can Arıyor

Yıllar önce bir gazetenin düzenlediği ''Altın Mikrofon'' yarışmasına katılıp dereceye girdiği zaman herkes gencecik kızın gözündeki hırsı görmüş ve anlamıştı. Bu yarışmayı sadece adını duyurmak için bir basamak olarak kullandığı her halinden belliydi. Çünkü o da annesi gibi ünlü bir sanatçı olmak, herşeyden önce binlerce kişinin sevgilisi olarak anılmak istiyordu. İşte bu kız o günlerin sevilen Türk sanat müziği solisti Aysel Ipar'ın kızı. Serpil Barlas'tı...
TÜRKİYE'YE DÜNDÜ AÇILIVERDİ
O günkü Serpil Barlas'tan bu günkü Serpil Barlas'a gelinceye kadar çok şeyler değişti. Plak dünyasında aradığını bulamayan genç şarkıcı, gazino sahnelerindeki baldır-bacak savaşına katılmakta buldu şöhretini koruyabilme çaresini... Bu sırada başından bir nişanlılık, bir evlilik ve flörtler geçti. Ama içlerinde adından çok söz edilmesini sağlayan medeni ilişkisi Amerikalı bir pilotla yaptığı sürpriz evlilik oldu. Çünkü bu gün bile gayesi anlaşılmayan bu evliliğin sayesinde Serpil Barlas Amerikan vatandaşı olma hakkını kazanırken, iki yıl gibi uzun süre de Türkiye'den ayrı kalmak zorunda kaldı. Ve sonunda yine akıl sır ermeyen davranışla Amerikalı pilottan boşanarak ''Dul'', sıfatıyla Türkiye'ye dönüş yaptı. Ama bu dönüşü gerçekleştirdiğinde Türkiye'nin müzik piyasasında olsun, gazino piyasasında olsun; çok şeyler değişmişti. Herşeyden önce plak sanayii, ölmüş, gazinolarda ses ve müzik gösterisi ikinci plana atılmıştı. Kısa zamanda bu değişimin bilincine varan Serpil Barlas da Amerika'dan getirdiği ''cici''leriyle piyasaya açılıverdi. Hem de öyle açıldı ki sanki kayıp yılları yaşamından çıkarmak istercesine sahneden başka bir şey göremez hale geldi...
''ERKEKLERE N'OLDU?''
Ama her genç kadın gibi onun da bir koruyucuya ve de açıkça bir erkeğe ihtiyacı vardı. Bunun için bir gazete aracilığıyla mektupla bile aradı arzuladığı erkeği. Türk erkeğinin en çok hoşlandığı ten renginde, fiziki ölçülerde üstelik de sarışın bir kadın olarak kendisinden şeksi başka kadın tanımayan Serpil Barlas bu yolla da hayat arkadaşını bulamayınca yine yalnızlıktan yakın maya başladı. Stüdyo Erol'da en yeni ''cici''leriyle gazeteniz ŞEY için en seksi pozlarını verirken bile yakınıyordu ''Bu memlekette erkek milletinin galiba köküne kibrit şuyu ekilmiş'', diye... Gerçekten de Serpil Barlas'a hak vermek gerek. Günlük gazetelerde bol bol okumuyor muyuz, erkeklerin sayısının azalması yüzünden kızların evde kaldığını... Sonra Serpil Barlas ağlamasın da kim ağlasın "Kocasız kaldım'' diye... Az mı çekti Amerikalı kocadan boşanabilmek için... Bizden duyurması, Serpil Barlas yakacak can arıyor. Hem de buldu mu fena yakacak...(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fatma Girik'in Çıplaklıktaki Cömertliği

Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi sinemaya da muhtelif yollardan gelinir; gelenlerin çoğu şöhret olup bol paraya kavuşma hayalini içlerinde bir virüs olarak taşıyarak silinip kaybolurlar, bir kısmı daha ilk edimini attığında önündeki bütün kapıları ardına kadar açık bulup zahmetsizce merdivenleri tırmanır; kimi dert çeker, çile çeker ama, direnir, şansını bekar. Şans günün birinde ona gülünce her şey birden ışıldar, şan, şöhret, para, hayranlar onun olur... Fatma Girik’i hangi sınıfa sokabilirsiniz. Bize kalırsa bu klasik sınıflamanın dışındadır Yeşilçam’ın mavi gözlü, açık sözlü Fato’su... Dışındadır, çünkü o şöhret olmak için çile çekmemiştir. Evet, sinemaya figüranlıkla başlamış, «Günahkar Baba» da, «Beş Hasta Var» da figüranlık yapmıştır, ama birden başrole fırlamış ve bir daha oradan aşağıya inmemiştir. Ama ne var, biliyor musunuz? Fatma Girik 'in asıl çilesi o zaman başlamıştır. Yeşilçam'da kadın yıldız öpüşmez, soyunmaz, makyajsız kamera karşısına geçmez, İstanb...

Sevgilisi Yeliz'e Sponsor Oldu

Yeliz 'in Ufuk Deveci ile evlenmeye karar verdiğini ve artık gazino çalışması yapmayacağını daha önce yazmıştık. Ama gazino sahnelerinden uzaklaşmak Yeliz için çok zordu. Çünkü sahneye çıktığı anda kendini çok mutlu hissediyor ve aldığı alkışlar onu bambaşka dünyalara götürüyordu. Bu yüzden evleneceğini düşünmek onu mutluluğa, sahnelerden ayrılmak ise mutsuzluğa sürüklüyordu. Bunu sevgilisi de hissetmişti. Sevdiği kadının üzülmesini istemiyor, onu mutlu görmek için bir şeyler yapmak istiyordu. Yeliz'i mutlu etmek için kararlıydı. Ama ne yapacaktı? Bu sorunun yanıtı Çiğdem Talu'dan geldi. «Bir show hazırlayalım» dedi... Bu karara nasıl vardıklarını dilerseniz ünlü söz yazarının kendisinden dinleyelim: «Bir akşam Yeliz bana geldi. Çok üzgündü. Gazinodan ayrılmak zorunda olduğunu, fakat alkışları özleyeceğini söyledi. Ona üzülmemesi gerektiğini, bir şeyler yapabileceğimizi söyledim. O anda da aklıma show fikri geldi. Birden Yeliz'in yüzü aydınlandı. Bunu Ufuk...

Sezen Aksu, Sinan Özer'le Evlendi

Evet, bir süredir «ökseye tutulmuş» olan «Minik Serçesmiz sonunda kafese girdi. Böylece bir yıla yakın bir süredir devam eden aşk öyküsü «mutlu son»a bağlanmış, nikah defterinde Sezen Aksu ve Sinan Özer isimleri yanyana yazılmış oldu. 1980 yazının ılık ve egzotik bir Bodrum gecesinde başlayan, başbaşa çıkılan «mavi yolculuk»ta gelişen Sezen Aksu, Sinan Özer aşkı, o günden bugüne bütün şiddetiyle ve gazetecilerle köşe kapmaca oynayarak devam etti. Sonunda genç çift Beşiktaş Evlendirme Dairesinde, salonu hınca hınç dolduran hayran ve konuk kalabalığı önünde, nikah memurunun karşısına oturdular. Birbirlerinin gözlerinin içine bakarak «evet» dediler ve defteri imzaladılar. Nikah, memuru ayağa kalktı, iki sevgiliyi tebrik etti, «Bir yastıkta kocayın» dedi. Daha sonra Sezen ve Sinan alkışlar arasında uçarcasına salonu terkederek otomobile atladıkları gibi yitip gittiler. Sezen Aksu ve Sinan Özer, nikah sonrası yakın dostları ile bir kulüp'te toplandılar ve birlikte bu mutlu ...

Ava Gardner Sara Rolünde

SARA ROLÜNDE — Ava Gardner , «İncil» filminde, Hazreti İbrahim'in eşi Sara rolü ile büyük bir başarı sağladı. Koridorun sonundaki kapı, ardına kadar açıktı. Dışarıya doğru uzanan bir çift kadın bacağına gözlerim takıldı. Bu bacakları dünyanın neresinde olursam olayım, tanımakta güçlük çekmiyeceğimi biliyordum. Sigaradan kalınlaşmış kısık bir kadın sesi: «İçeri buyrun,» diye seslenince, yanılmadığımı daha iyi anladım. Ava Gardner, alçak bir koltuğa oturmuş, bacaklarını uzatmıştı. Üzerinde açık yeşil ipekli bir elbise vardı. Elbisenin eteklerini yukarı doğru sıvamakta bir mahzur görmemişti. Ben odaya girince, doğrulur gibi yaptı, sonra eteklerini biraz aşağı çekti. Hollywood'un en başarılı ve en talihsiz yıldızlarından biri olarak tanıdığım Ava Gardner'i Roma'da «İncil» filminin setinde ziyaret ediyordum. Son zamanlarda Ava hakkında pek çok haber duymuş, hiçbirine inanamamıştım. Yıldızın özel hayatı hakkında tam bir fikir edinebilmek için onu bulup konuşmam icab...

Ceyhan Cem'den Büyük İddia

Selçuk Ural'la beraberliğimiz 1966 Aralık ayında başladı. Daha önce de arkadaştık ama, sadece gezip tozuyorduk. Ne o bana, ne ben ona karışırdık. Bir gün bana Bütün erkek arkadaşlarla ilgini keseceksin. Filmleri bırakacaksın... Gazetecilere, artistlere selam vermiyeceksin dedi. Beni apayrı bir insan yapmak istiyordu. "Bunu zaman gösterir" diye teklifini kabul ettim. Bir arkadaşın evinde kalıyorduk. O Batı Kulüp'te çalışıyordu. Maddi vaziyetimiz iyi değildi. Arabasını satması o sıraya rastlar. Sonradan benim yüzümden sattığını söylemiştir ki, bu doğru değildir. Borcunu ödiyemediği ve şıklığa fazla düşkün olduğu için satmıştır. Bir süre sonra çalışmağa Ankara'ya gitti. Para yollıyacağını söylediği halde sözünü tutmadı... Kavgalarımız bir türlü bitmedi. Günün birinde bana evlenme teklif etti. "Birbirimizi tanımıyoruz... Daha ileride" dedim. Kurtuluş’ta bir ev tuttuk.Bütün istediklerimi almağa başladı. Israrla benden çocuk istiyordu."Gözü, duda...