Ana içeriğe atla

Nazan Saatçi'nin Hayal Kırıklığı

YURT içinde olsun, yurt dışında olsun katılmadığım yarışma hemen hemen hiç kalmadı. Bu yarışmalar için harcadığım emeği, eforu yurt içinde kendi tanıtımım için harcasaydım, şimdi çoktan ünlü bir yıldız olmuştum» diye söze girdi Nazan Saatçi...
- Ünlü yıldız nasıl olunuyor sizce?
«Reklam olayı... Sonra iyi tanıtım, iyi tezgah... İyi tanıdıklar... İyi ve devamlı sansasyon... Basınla iyi geçinme... Destek görme... Biraz da maddi yönden güçlü olmak lazım. Bir de bilinçli ve temkinli hareket etmek...»
- Bunlar sizde yok muydu?..
«Sinema ile benim büyük bir kontağım olmadı, olamadı. Yoksa 1976’da 'Sinema Güzeli' seçildim. Filipinler'de 'Asya Güzellik Yarışması'nda ikinci oldum. İtalya'da 'ideal Kadın' seçildim. Ve ben bunların reklamını maalesef iyi değerlendiremedim.»
- İyi değerlendirseydiniz durum değişir miydi?
«Zannederim değişirdi. Reklam olaylarını bilinçli ve yerinde yapmak lazımmış. Yedi ayda şöhret olanları gördükçe bunu daha iyi anlıyorum.»
- Nasıl yani?
«Mesela Hülya Avşar... Şöhret olduğu süre toplam 7 ay... Üstelik kraliçeliği elinden alınmış... Benim üç kraliçeliğim var ama hiçbir işe yaramadı...»
- Peki bu yarışmalar size ne getirdi?..
«Bol bol seyahat, gezme... Cok ülke gezdim, çok yer gördüm. İdeal Kadın Yarışması'na 28 ülke katııaı, birinci seçildim. Türkiye'nin tanıtımını yaptım. Biraz basınım oldu. TV programlarına çıktım. Yurt dışındaki film şirketleriyle kontaklar kurdum... Şimdi benim bir film şirketim olsa bu kontaklarım sayesinde yurt dışına rahatlıkla film satar, milyoner olabilirdim...»
- Sinemadaki idealin ne?..
«Ayağı yere basan filmlerde oynayabilmek...»
- Böyle filmlerde hiç oynamadın mı?..
«Zaten toplam yedi film çevirdim... Bunların çoğu İstanbul'da bile oynamadı...»
«Ufak firmaların filmiydi. İstanbul'da oynatacak sinema bile bulamadılar...»
- İdeal film ve ideal oyuncu nasıl oluyor sizce?..
«Önce filmi çeken firma, sonra da konu ve kadro dörtdörtlük güzel olmalı... Güzel filmde oynayınca iyi oyuncu, ideal oyuncu diyeceklerdir...»
- Sana hiç ideal oyuncu denildi mi?..
«Maalesef... İdeal oyuncu olmak istedim olmadı... Şimdi bu sezon çevireceğim filmlerle ideallerime kavuşacağım...»...(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mualla Omay Ümidi Kesmiyor

MUALLA Omay... Sinemanın genç yıldızlarından... Türkan Şoray'a benzerliği ile tanınan sanatçı, kısa zamanda gerek fiziğiyle, gerek yeteneğiyle kendini kanıtlamayı başarmıştı. Bugüne kadar tam 15 filmde rol alan sanatçı, bu arada pek çok reklam filmiyle de ekranlarımızda karşımıza gelmişti... Bugünkü başarısının çok çalışmasına bağlı olduğunu söyleyen sanatçı, «Önceleri herkes benim Türkan Şoray 'a benzediğimden dolayı sinemada tutunduğumu söylüyordu. Ancak ben bu görüşe katılmıyorum. Ben bugünkü başarımı çok çalışmama ve azmime borçluyum. Ben öyle küçük rol diye ayırt etmeden her filmde oynuyordum. Ve sanatın gerektirdiği her türlü role çıkıyordum. Böylelikle kısa zamanda kendimi kanıtlamayı başardım. Ve birçok filmde de başrol oynadım. Bence her sanatçının ilk yıllarında böyle dönemleri olmuştur» diyor. Bu arada birçok video filminde de rol aldığını belirtirken, ayrıca önünde pek çok film teklifi olduğunu da söylüyor. Bu konuda şöyle konuşuyor sanatçı: «Ben son za...

Ceyhan Cem'den Büyük İddia

Selçuk Ural'la beraberliğimiz 1966 Aralık ayında başladı. Daha önce de arkadaştık ama, sadece gezip tozuyorduk. Ne o bana, ne ben ona karışırdık. Bir gün bana Bütün erkek arkadaşlarla ilgini keseceksin. Filmleri bırakacaksın... Gazetecilere, artistlere selam vermiyeceksin dedi. Beni apayrı bir insan yapmak istiyordu. "Bunu zaman gösterir" diye teklifini kabul ettim. Bir arkadaşın evinde kalıyorduk. O Batı Kulüp'te çalışıyordu. Maddi vaziyetimiz iyi değildi. Arabasını satması o sıraya rastlar. Sonradan benim yüzümden sattığını söylemiştir ki, bu doğru değildir. Borcunu ödiyemediği ve şıklığa fazla düşkün olduğu için satmıştır. Bir süre sonra çalışmağa Ankara'ya gitti. Para yollıyacağını söylediği halde sözünü tutmadı... Kavgalarımız bir türlü bitmedi. Günün birinde bana evlenme teklif etti. "Birbirimizi tanımıyoruz... Daha ileride" dedim. Kurtuluş’ta bir ev tuttuk.Bütün istediklerimi almağa başladı. Israrla benden çocuk istiyordu."Gözü, duda...

Fatma Girik'in Çıplaklıktaki Cömertliği

Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi sinemaya da muhtelif yollardan gelinir; gelenlerin çoğu şöhret olup bol paraya kavuşma hayalini içlerinde bir virüs olarak taşıyarak silinip kaybolurlar, bir kısmı daha ilk edimini attığında önündeki bütün kapıları ardına kadar açık bulup zahmetsizce merdivenleri tırmanır; kimi dert çeker, çile çeker ama, direnir, şansını bekar. Şans günün birinde ona gülünce her şey birden ışıldar, şan, şöhret, para, hayranlar onun olur... Fatma Girik’i hangi sınıfa sokabilirsiniz. Bize kalırsa bu klasik sınıflamanın dışındadır Yeşilçam’ın mavi gözlü, açık sözlü Fato’su... Dışındadır, çünkü o şöhret olmak için çile çekmemiştir. Evet, sinemaya figüranlıkla başlamış, «Günahkar Baba» da, «Beş Hasta Var» da figüranlık yapmıştır, ama birden başrole fırlamış ve bir daha oradan aşağıya inmemiştir. Ama ne var, biliyor musunuz? Fatma Girik 'in asıl çilesi o zaman başlamıştır. Yeşilçam'da kadın yıldız öpüşmez, soyunmaz, makyajsız kamera karşısına geçmez, İstanb...

Sekse Düşkün Mine Soley Ramazanda Oruç Tuttu

Türk sinemasının en çok soyunan kadını Mine Soley , bu günlerde sahneyle, set arasında mekik dokuyordu. Bir aylık mecburi Ramazan istirahatından sonra tekrar ortaya çıkmış, kendini jet hızıyla sahneye ve film setine atmıştı. Mine Soley'i "Ölüm Emri" adlı filmin setinde bulduk. "Ölüm Emri"ni Yücel Uçanoğlu-Metin Film-Işık Toraman adına yönetiyordu. Filmin başrollerini Murat Soydan ve Esen Püsküllü oynuyordu. Ve Mine Soley'İn yanısıra oynıyan öteki oyuncular da Behçet Nacar, Ali Poyrazoğlu , Erden Alkan'dı. Son ikisi tiyatro oyuncularıydı. Mine Soley kamera karşısına çıkmak için sırasını bekliyor bu arada da makiyajını yapıyordu. Sahneyle film setleri arasında mekik dokuyan genç kadın: - ''Bir bilseniz ses alanında neler dönüyor. Bazı ses sanatçıları, sahneye geçen sinema oyuncularım nedense çekemiyorlar. Hanımefendiler bütün yeni şarkıları amborgoya almışlar,bize okutmak istemiyorlar, Eskimiş unutulmuş şarkılar da bize kalıyor. Ama ne ...

Aydın Birsel Kimin Oğlu

Dünya sahnesinden 13 yıl önce ayrılan, Türk sinemasının sadece bakışıyla bile izleyeni gönüllü bir tutsaklığa tabi kılmayı başarmış efsane ismi Belgin Doruk 'u bugüne kadar hep başkaları anlattı! "Küçük Hanımefendi"nin vefatına kadar bir an bile yanından ayrılmayan oğlu Aydın Birsel ise suskunluğunu ilk kez bozdu! "Hayata gözlerimi açıp etrafımı kavramaya başladığımda gözlerimin içine sevgiyle bakan güzel bir kadın hatırlıyorum Dünya güzeli bir kadın..." Konuşurken sesi titriyor. Heyecanlı Kısa aralıklarla yutkunuyor Sarf edeceği sözü özenle seçiyor. İlk kez bir gazeteciye, hayatının en kıymetli varlığını, annesini anlatıyor olmanın verdiği hüzünle sarmaş dolaş bir heyecan bu Sol yanağında annesinden miras belirgin bir "ben" var. Bu aynı zamanda bir "kader ortaklığının" nişanı! Bugüne kadar çok insan anlatmış annesini. Çok insan hayatı üzerine kalem oynatmış O hep durup izlemiş, dinlemiş, ölümsüzlük diyarına uğurlayana dek yanında...