Ana içeriğe atla

Türkan'ın Oyununa Geldim

TÜRKAN'IN OYUNUNA GELDİM
Bir yanardağ...Aylardan beri için için kaynayan...Patlamaya pek niyeti olmadığı halde, koşullar sonucu büyük bir gürültüyle patlayan bir yanardağ... Ve şimdi ateş saçan bu yanardağ Cihan Ünal'dan başkası değil...Türkan Şoray'olan aşkı neredeyse şarkılara türkülere konu olacak duruma geldiği halde işin başından beri ortaya Şoray'la birlikte kesin çizgiler koymayan ve “bile bile lades”li sözler olan “belki”leri,”olabili”leri çok güzel bir şekilde vurgulayan Cihan Ünal,içnde yaşadığı koşulların birdenbire yön değiştirmesiyle artık dayanamadı ve patladı.Ve kanımızca tüm kamuoyunu ilgilendiren, kendisinin Türkan Şoray'la olan aşkının getirdiği,zihinlere çöreklenen bir çok soruya ışık tutan şaşırtıcı itiraflarda bulundu...Cihan Ünal'ı aylar sonra itiraflara zorlayan neden kuşkusuz herkesin evlnecekler gözü ile baktığı bir sırada Türkan Şoray, yeni bir oyunuyla Ruçhan Adlı gibi aşk yaşadığı Cihan Ünal'ı terkedilmiş pozisyonuna sokuyordu...İşe Türkan Şoray'ın bu davranışı, başından beri büyük bir birikim içinde olan Cihan Ünal'ı konuşturdu...Ve Cihan Ünal “Türkan'ın oununa geldim” diye başlayan itiraflarını ilk kez ŞEY'e yaptı...Biz de son yılların bu sansasyon itirafları sunuyoruz size...
BU AŞK ÜÇ KURBAN VERDİ
ŞORAY ADLI TAKİĞİ VE “ALİ CENGİZ” OYUNU”
25 yılık Türkan Şoray-Rüçhan Adlı beraberliğinin yeniden gündeme geldiği şu sıralarda vurgulanacak büyük bir gerçek var. O da Türkan Şoray’ın Rüçhan Adlı’dan hiçbir şekilde kopamayacağı. Aynı yastığa baş kovdukları ilk günden itibaren birbirlerine sadece manen değil madden de bağlanan Şoray ve Adlı istedikleri an evlenebilme imkanı ellerinde olmasına rağmen bilinçli bir şekilde nikah masasına oturmamakta direniyorlar. Çünkü toplum yapımızın namus kavramı zaman zaman sinemanın taçsız kraliçesi ve Rüçhan Adlı’yı katı bir şekilde baskı altına sokarak evlenme psikozuna sokuveriyor. İşte o zaman da Türkan Şoray Rüçhan Adlı beraberliğinde bir “Üçüncü Adam” aranıyor. Güzel yıldızın hem sanatsal sansasyonu hem de özel yaşamında bir hareket yaratması için “Üçüncü Adam”lar bu güne değin hep sinemadan seçildi. Bir başka deyişle Türkan Şoray-Rüçhan Adlı beraberliğinin yürümesi için adanması gerek kurbanlıklardı bunlar. Bu
kurbanları tanıtmaya gerek yok çünkü sizlerde tanıyor ve seviyorsunuz. Biz sadece olaylara gerçek aynasını tutarak hatırlatıyoruz kurbanlarını Kadir İnanır, Cihan Ühal ve Can Gürzap olduğunu...
YENİ YUVALARI YENİ YAŞAM İÇİN HAZIRLANIYOR..
Gözümüzle göremediğimiz,elimizle yakayamadığımız ama ulaşmak için de bin bir çaba sarfettiğimiz “mutluluk” insan varlığını oluşturan kadın-erkeğin birlikte, bir çatı altında “yuva”dır... Bugüne kadar ne bilim adamlarının, nede insanların yeterince tanımlayamadıkları bu kavramı,
şimdilerde Türkan Şoray ve Rüçhan Adlı tanımlamaya çalışıyorlar... Hemde yeni yuvalarında, yeni bir yaşama hazırlanarak... Türkan Şoray yakınlarına “deli gibi seviyorum” dediği sevgilisi Cihan Ünal’ı terkedip, yeni baştan Rüçhan Adlı’ya dönüş yaptıktan sonra oturup konuştular ve bundan sonraki ortak yaşamlarının yeni yaptırdıkları villada devam etmesine karar verdiler. Bu villa bugünlerde bitmek üzere... Burası Türkan Şoray ve Rüçhan Adlı'nın acı ve üzüntülü günleri geride bırakarak yaşayacakları yeni aşk yuvaları olacak. Bu yüzden içi de hep yeni eşyalarla döşeniyor. Ve Türkan Şoray Cihan Ünal’sız yeni yaşamına, Rüçhan Adlı ile bu villada başlayacak... Bu yüzden de Rüçhan Adlı hemen hemen hergün bu yeni yuvalarına giderek inşaat ve dekorasyonla ilgileniyor...(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Turgut Özatay Evlendi

1964 yılını 1965'e bağlayan günlerdeyiz... İstanbul rıhtımına güzel bir Italyan gemisi yanaştı: «San Marco»... Gemiden çıkan turistler Istanbul'ın tarihi anıtlarını, tabiat güzellikleri görmek istiyorlar. Geminin merdivenlerinden iki İtalyan kızı iniyor. Tam o sırada Türk sinema dünyasının ünlü karakter oyuncusu Turgut Özatay da orada bir arkadaşını ziyarete gelmiş. Kızlardan İngilizce bileni Turgut'a, «Ayasofya'ya ne taraftan gidebiliriz?» dîye sordu. Turgut da bu iki turist kıza, «İsterseniz otomobilimle sizi oraya götürebilirim,» cevabını verdi. Biraz sonra üç kişi Ayasofya'nın 1500 yıllık kubbesi altında geziyordu. Genç kızlardan Cinzia Morigi adında olanı Fransızca biliyordu ve Urbino üniversitesinde felsefe doktorası yapıyordu. Cinzia, İtalya'ya gittikten sonra, pek beğendiği Turgut Özatay'a bir teşekkür mektubu yazdı. Turgut bu mektubu arkadaşı Vladimir Krasovsky'ye tercüme ettirdi. Mektuplaşma aylarca, hatta yıllarca devam etti. 1965 geçmi...

Ceyhan Cem'den Büyük İddia

Selçuk Ural'la beraberliğimiz 1966 Aralık ayında başladı. Daha önce de arkadaştık ama, sadece gezip tozuyorduk. Ne o bana, ne ben ona karışırdık. Bir gün bana Bütün erkek arkadaşlarla ilgini keseceksin. Filmleri bırakacaksın... Gazetecilere, artistlere selam vermiyeceksin dedi. Beni apayrı bir insan yapmak istiyordu. "Bunu zaman gösterir" diye teklifini kabul ettim. Bir arkadaşın evinde kalıyorduk. O Batı Kulüp'te çalışıyordu. Maddi vaziyetimiz iyi değildi. Arabasını satması o sıraya rastlar. Sonradan benim yüzümden sattığını söylemiştir ki, bu doğru değildir. Borcunu ödiyemediği ve şıklığa fazla düşkün olduğu için satmıştır. Bir süre sonra çalışmağa Ankara'ya gitti. Para yollıyacağını söylediği halde sözünü tutmadı... Kavgalarımız bir türlü bitmedi. Günün birinde bana evlenme teklif etti. "Birbirimizi tanımıyoruz... Daha ileride" dedim. Kurtuluş’ta bir ev tuttuk.Bütün istediklerimi almağa başladı. Israrla benden çocuk istiyordu."Gözü, duda...

Nükhet Duru'nun Çıplaklığı Başına Dert Oldu

ARTIK Nükhet Duru gecede 3-4 yerde sahneye çıkan bir uvertürdür. Repertuvarına daha bir dikkat eder; saçına, giyimine, hareketlerine daha bir özen göstermeye gayret eder. Bu arada Yeşilçam'dan da film teklifleri gelmektedir. Ve yıl 1970'tir. Ayhan Işık, Bahar Erdeniz ve Yusuf Sezgin 'in başrolleri paylaşacakları bir filmin hazırlıkları yapılmakta ve bu filme bir kadın oyuncu aranmaktadır. Ve Nükhet Duru adında karar verir yapımcılar. O günleri de şöyle anlatır Duru: «Bir gün çalıştığım gazinonun kulisine bir prodüksiyon amiri geldi. 'Nükhet Hanım hikaye tam size göre, Ayhan Işık'la oynayacaksınız' dedi. «Ben 'Oynayamam, imkanı yok' dedim. Adam 'Neden?' diye sordu. «'Zaten gecede üç dört yerde sahneye çıkıyorum. Gündüzleri de uyuyorum filmi ne zaman çekeceğiz. Film çekmeye zamanım mı var?' dedim. «'Biz çekim saatlerini sizin boş saatlerinize göre ayarlarız' dedi adam. «Sonra çekimler başladı. Ben ne filmin adını b...

Meral Zeren Savaşa Böyle Girecek

14 yıldır sinema dünyasında şöhret kavgası veren Meral Zeren iki yıllık aradan sonra yeniden kamera karşısına döndü. Başrolünü oynadığı “Çiçek” filminde bile yarıçıplak sevişmeyi, öpüşmeyi kabul etmeyen yıldız ilk kez yeni şöhret politikasını ŞEY’e anlattı ve yine 14 yıldır gizlediği seksapelini ŞEY objektifine sergiledi. Ve sonunda 14 yıldır süren bir namus davası daha bitti. Ama bu dava iki kişi arasında değil bir kişinin ruhundaki iki ayrı kişiliğiyle sürdürdüğü anamus davasıydı ve bu kişi de sinemanın güzel yıldızı gazino sahnelerinin aranılan şarkıcısı Meral Zeren’di. Evet, şimdi bir hafta öncesine göre ruhen büyük değişime uğramış bir Meral Zeren var artık. İki yıllık aradan sonra tekrar Yeşilçam'a dönen ve başrolünü oynadığı “Çiçek” adlı filmde bile yarıçıplak yatağa girip sevişme sahnesine “Hayır” diyen Meral Zeren yok artık. Günün şartlarına, günün sinema anlayışına göre sanat kumarını kurallarıyla oynamayı kabul eden bir Meral Zeren var. Ve bu Meral Zeren eski Mera...

Sekse Düşkün Mine Soley Ramazanda Oruç Tuttu

Türk sinemasının en çok soyunan kadını Mine Soley , bu günlerde sahneyle, set arasında mekik dokuyordu. Bir aylık mecburi Ramazan istirahatından sonra tekrar ortaya çıkmış, kendini jet hızıyla sahneye ve film setine atmıştı. Mine Soley'i "Ölüm Emri" adlı filmin setinde bulduk. "Ölüm Emri"ni Yücel Uçanoğlu-Metin Film-Işık Toraman adına yönetiyordu. Filmin başrollerini Murat Soydan ve Esen Püsküllü oynuyordu. Ve Mine Soley'İn yanısıra oynıyan öteki oyuncular da Behçet Nacar, Ali Poyrazoğlu , Erden Alkan'dı. Son ikisi tiyatro oyuncularıydı. Mine Soley kamera karşısına çıkmak için sırasını bekliyor bu arada da makiyajını yapıyordu. Sahneyle film setleri arasında mekik dokuyan genç kadın: - ''Bir bilseniz ses alanında neler dönüyor. Bazı ses sanatçıları, sahneye geçen sinema oyuncularım nedense çekemiyorlar. Hanımefendiler bütün yeni şarkıları amborgoya almışlar,bize okutmak istemiyorlar, Eskimiş unutulmuş şarkılar da bize kalıyor. Ama ne ...