Murat Soydan'ın sinemaya geldiği 1964-1965 yıllarında Yeşilçam'da
Cüneyt Arkın, Yılmaz Güney, Kartal Tibet, Tamer Yiğit, Göksel
Arsoy, Orhan Günşiray, Ediz Hun gibi şöhretler vardı, O günlerde
kimsenin tanımadığı yeni bir jön için yukarıda saydığımız
dev isimrin arasından sıyrılıp bugünün Cüneyt Arkın-Yılmaz
Güney - Kartal Tibet üçlüsünden sonra dördüncü isim olarak
Yeşilçam'da parlamak, hele hele Kartal Tibet'e iyice yaklaşmak
doğrusu kolay iş değildi. Fakat Murat Soydan, önce fiziği ve
azmi, sonra ciddi bir sinema politikası ile bu işi başarmış,
yalnız Türkan Şoray'lı, Hülya Koçyiğit’li aşk filimierin de
aranan oyuncusu olmuştu. Kısaca söylemek gerekirse, Murat Soydan
artık birinci sınıf jönler arasındaydı. Yeşilçam’ı bölge
işletmecileri idare ettiği için şu anda bütün bölge
işletmelerinden prodüktörlere, «Aman Murat Soydan'lı filim
yapın» diye direktifler yağıyor, peşin peşin geçerli bonolar
gönderiliyordu.
Bütün
bunları Murat Soydan'a söylediğimiz zaman verdiği cevap aynen
şöyle oldu: «Hakkımdaki fikirleriniz, düşünceleriniz için
teşekkür ederim. Samimi söylüyorum, ben daha arzuladığım yere
gelemedim. Oraya gelmek için büyük çaba gösteriyorum. Boş
zamanlarımda her türlü spora çalışıp, sinemaya ait bilgilerimi
arttırmaya gayret ediyorum. Bir artistin yetişmesi, zirveye gelmesi
kolay değil.»
-
«Haziran ayı başında İstanbul'da ilk defa sahneye çıkacağınız,
söyleniyor? Bu doğru mu acaba?»
-
«Evet islmini veremeyeceğim İstanbul'un en büyük gazina
patronlarından birisi bana sahneye çıkmam için cazip bir teklif
yaptı. Fakat henüz bir karara varamadım. Zira, İzmir’de başıma
gelenleri biliyorsunuz. Gecede 10 bin lira ücretle arılaştığım
halde bu parayı ancak 4 gün ödemişler, bu yüzden, ben de
mukavele şartlarına riayet etmedikleri için İşi bırakıp,
İstanbul'a gelmiştim. Şimdi burada teklifte bulunan patron bir
aylık paramı peşin veriyor, ama henüz ona kesin kararımı
vermedim. Düşünüyorum. Sahneye çıkmak bana ne kazandıracak, ne
kaybettirecek, bunun hesabını iyi yapmam lazım. Bizim meslekte
hesapsız bir adım, insanı bir anda uçurumun kenarına itebilir.»
Bize kalırsa, sesi çok
güzel olan Murat Soydan, sinemadaki politikasını iyi ayarlarsa,
sahneye çıkmakla hiç bir şey kaybetmez. Zira önümüzde bir
Fatma Girik örneği var...(diğer haberler için aşağıdaki linke
tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder