Taksim Gazinosu
sahnesinde sazlarını "Akord" eden çilekiş
arkadaşlarının arasında heyecanlı heyecanlı dolaşıyordu.
İşaret parmağım ileri doğru uzatarak:
- Neler uyduruyorlar
neler. Diye söze başladı. Behiye Hanım yüzünden hap almışım.
Yok intihara kalkmışım. Olacak şey mi bunlar. Hiç kavga etmedik
onunla. Ajda ile de etmedim. Beni anlaşılan filmlerden kabadayı
sanıyorlar. İri olduğuma bakmayın. Oysa uysal, kendi halinde,
hanımefendi bir kadınımdır.
Perdenin yıllanmış
şöhreti Neriman Köksal, geçen yıl bütün çevresini şaşırtan
bir kararla şarkıcılığı seçip, Zeki Müren'in dümen suyunda
Maksim Gazinosuna çıkarken, bütün bu başına gelenleri aklının
kenarından bile geçirmemişti. Sinema seyircisinden çok daha
değişik bir karakter taşıyan gazino seyircisinin alkışları
arasında Neriman Köksal, İstanbul'dan sonra kendini Ankara
sahnelerinin kulisinde de bulmakta gecikmemişti. İşte ne olduysa
başkentin soğuk gecelerinde olmuş, eski perde, yeni sahne
yıldızının iki tüp uyku hapıyla ahretin kapısını çaldığı
bir anda ortalığa yayılıvermişti.
Bereket ki, Köksal,
hapları yutmadan önce telefonla İstanbul'u aramıştı. Telefonun
açık kaldığım gören Dedeman Oteli'nin resepsiyon memuru,
şehirlerarası konuşmayı bağlıyacağı zaman durumdan
şüphelenmiş, odaya çıkınca da koma halinde yatan şarkıcıyla
karşılaşıp derhal aşağıya haber vermişti. Sabaha karşı
hastaneye kaldırılıp midesi yıkanan Köksal, böylece mutlak bir
ölümden kurtulmuştu. Oysa şarkıcılığa başladığı zaman
eski film yıldızının ne büyük hayalleri vardı. Meslek
hayatında bir türlü gerçekleştiremediği "bahçeli ev"
hayalini, ancak mikrofondan kazanacağı para ile yerine getireceğini
umut etmemiş miydi? Ondokuz yılını verdiği meslek hayatı, iki
tüp uyku hapının arasına mı sıkışacaktı?
Olayın ertesi günü
Neriman Köksal'ın yaş günüydü. Programdan sonra saat 23'te
otele gelecek, 35 kişiyi bulan davetli arkadaş grubuylakuru
fasulye, çiğ köfte ve çerkes tavuğundan ibaret doğum günü
yemeğini yiyip eğleneceklerdi. Fakat yıldızın midesine bu nefis
yemeklerin yerine birinde 8, öbüründe de 24 ten iki tüpü
dolduran 32 hap inivermişti. Köksal'a uyku haplarım ne maksatlave
ne şekilde yuttuğunu sorduk. Şunları anlattı:
- İki aydan beri
uykusuzluk çekiyordum. Gece yattıktan sonra ancak bir iki saat
uyuyabiliyor, saat 4'te uyandıktan sonra gözümü kırpamıyordum.
Oysa "Ses" için uyku gerekliydi. Uyku hapları da artık
etkisini göstermez olmuştu. O gece kafam iyice kızdı. Ne kadar
uyku hapı varsa hepsini birden mideye indirdim. Ama bu dünyada daha
içecek suyumuz varmış. Öldürmeyen Allah öldürmedi.
Kurtulduktan sonra eksik olmasın, doğum günümü unutmayan
arkadaşlarım hastaneye geldiler. Saat 11'de çerkes tavuğu, çiğ
köfte yerine, yoğurt ve meyvayla yaş günümü kutladılar...(diğer
haberler için aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder