«SES
Sinema Artisti Yarışmalarının Türk sinemasına kazandırdığı
artistlerden Tugay Toksöz’ün sinema hayatı diğer
meslektaşlarına pek benzemez. Tugay sinemada ilk adımlarını
hayli hatalı attı, sonra bu hatanın ona kaybettirdiklerini azim ve
sabırla bir bir kazanmasını bildi.
Sinemada
bir süre Arzu Film’in «maaşlı oyuncusu» olarak kalıp bir adım
ilerleyemeyen Tugay, sonra bu anlaşmayı bozdu; küçük şirketlere
peşpeşe filimler çevirmeye başladı. Bu arada «Ezo Gelin» ve
«Boş Beşik» adlı iki filimle büyük bir atak yapıp «iyi
oyuncu» luğunun yanına, bir de «yıldız» sıfatını ekledi.
Artık isteğine kavuşmuş' sayılabilirdi değil mi? Ne gezer...
Setlerde, Kadıköy vapurunda karşılaştığımız Tugay rahat ve
isteğine kavuşmuş adamların huzurunu taşımıyordu. Dertliydi...
Hoş, yıllardır arkadaşlarına, gazetecilere hep aynı şeyi
söylerdi ya:
-
«Sinemada bir kuyruklu yıldız parlaklığı ile gelip geçmektense
oyunculuğumu kabul ettirip kalıcı olmak isterim ben,» derdi.
«Rahmetli Turan ağabey, Fikret ağabey, Ekrem ağabeye benzemek
istiyorum.»
Oysa «Ezo Gelin» ve
«Boş Beşik» filimlerinin başarısı üzerine yapımcılar sanki
söz birliği etmişçesine Tugay'ı hep köy filimlerinde
oynatıyorlardı. Böylece Tugay’ın adı birkaç ay içinde «Köy
filimlerinin aranan oyuncusu» oldu çıktı. Oysa o böyle olmayı
istemiyordu, kendini bir tipe bağlamaktansa, tipler arasında bir
gezegen olmayı arzuluyordu. Örnek gösterdiği üç isim de yani
Turan Seyfioğlu, Fikret Hakan ve Ekrem Bora tek tipin, tek kalıbın
adamı değillerdi. Üstün oyuncu yetenekleri ile her kalıba
girebiliyorlar, her role can verebiliyorlardı. Köy filimleriyle
yıldız olan Tugay’ın hedefi şimdi buydu: Avantür filimlerde de
oynuyordu, bunlara bir de salon filimleri eklenirse dileğini tam
gerçekleştirmiş olacak, her tipin adamı olduğunu herkese kabul
ettirecekti.
Yıllardan
beri Yeşilçam'da pençe pençe mücadele eden Tugay sonunda bu
isteğini de gerçekleştirdi, bu yaz önüne çıkan fırsatları
iyi değerlendirerek salon filimlerinde de başarılı olduğunu
isbat etti ve sinemaya girişinin beşinci yılının sonunda «her
tipin adamı olduğunu» dost-düşman herkese kabul ettirdi.
Çok klasik ve çok
doğru bir söz vardır: «Şöhreti kazanmak zor, onu muhafaza
etmekse çok daha zordur,» derler. Bugün sözü geçen, ağırlığı
olan bir «sinema yıldızı» olan Tugay Toksöz için bundan
sonrası, bundan öncesinden çok daha zordur ve Tugay artık
Yeşilçam'daki adımlarını çok daha tutarlı, çok daha dikkatli
atmak zorundadır...(diğer haberler için aşağıdaki linke
tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder