YAŞINIZ
21 olsa, bu yaşınıza kadar bütün yazlarınızı deniz kıyısında
geçirseniz, sonra işiniz icabı evinizi denizsiz bir yere taşısanız
ve sizin deniz kıyısından deniz «uzağına» taşındığınız
yıl kırk yıldan beri misli görülmemiş bir sıcaklık gelse,
yaşadığınız şehre demir atsa n'aparsınız?
Siz o durumda ne
yaparsınız, onu bilemeyiz ama, bu yukarıda saydıklarımızın
tamamı Zeynep Aksu’nun başına geldi bu yaz ve bizim Kadıköylü
yıldızımız Şişli’deki evinin kapısını çektiği gibi,
yepyeni arabasına atlayıp Yeşilyurt’un yolunu tuttu, oradaki
motellerden birinde bir oda kiralayıp denizle içiçe yaşamaya
başladı.. Aslına bakarsanız bu haber duyulunca hiç kimse «Kötü
etti,» demedi Zeynep için, ama sinema yıldızları için saatlerin
bile para olduğu şu yaz günlerinde Zeynep’in bir süre için
bile olsa Yeşilçamdan uzaklaşışına da kimse bir mana veremedi.
Onlar veremiye dursunlar, Zeynep de sıcak kumların üzerinde
dalgaların sesini dinleyerek şunları söylüyordu:
- «Sicaklar malum.
Allah denizi olmayan yerlerde yaşayanlara sabır versin. Düşünün,
hava gölgede 38 - 39 derece oluyor. Bir de bizim dört duvar
arasında filim çektiğimizi düşünün. Havanın sıcağı bir
yandan, binlerce voltluk spotların harareti bir yandan, o küçük
odaya dolan insanların nefesi bir yandan insan mahvoluyor vallahi.
Sonunda kefenin cebi yok f!) deyip kendi kendime bir ay izin verdim,
tatilimi geçirmek için Yeşilyurt'a geldim. Çalışmak güzel, ama
bu sıcak havada deniz her şeyden güzel.»
Zeynep
Aksu sözlerine burada bir ara verip denize daldı, geniş kulaçlar
atarak bir süre yüzdükten sonra yanımıza gelip konuşmasına
devam etti:
- «Geçen ay başıma
gelen iki aksilik işime yaradı. Bir şirket filmini bitirememişti.
Onun için başka bir filim şirketiyle anlaşma yapmadım. Bu arada
önceden anlaşmam olan bir diğer şirket de filmi tahmin ettiğimiz
süreden daha az zamanda bitirdi. Bir de baktım ki önümde bir aya
yakın boş zaman var. Dünyalar benim olmuş gibi sevindim. Gelen
teklifleri kabul etmeyip kendi kendime 1 aylık izin verdim. Eylül
başında dinlenmiş, zinde ve çalışma arzusuyla dopdolu olarak
tekrar-filim setlerine döneceğim. Çünkü kamera tıkırtısını
dalganın sesi, ya da kalbimin atışı kadar çok
seviyorum.»...(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder