«ALEV UĞUR kadar
işine bağlı bir yıldız adayına rastlamadık,» dersek, inanın
sözlerimiz doğrudur. 1970 SES Sinema Artisti Yarışması’nda
kızlar arasında birinci olan Alev Uğur «yedinci sanatı»
öylesine seviyor ki, birinci seçildiği günden bugüne durmadan
kendini çevireceği filimler, filim setleri için hazırlıyor. Bu
işte en büyük yardımcısı da Acar Film’in sahibi prodüktör
Murat Köseoğlu.
İşe önce burun
ameliyatı olmakla başladı Alev Uğur. «Sinema» uğruna bıçak
altma yattı. Ama şikayetçi değildi. Yapılan testler bir burun
ameliyatının gerekli olduğunu söylediğine göre, yatmalıydı
bıçak altına. Nekahet devresinde çeşit çeşit «teknik
kitaplar» araşma gömüldü. Dünya ve Türk sinemasının ünlü
yıldızlarının hayatlarını inceledi. Sonra da Acar Film
sütudyosunda tezgâhı kurdu. Stüdyonun yetkilileri tarafından
testlere tabi tutuldu. Makyörler her Allahın günü yüzüne
çeşitli makyaj denemeleri yaptılar. Durun daha bitmedi. Mimik
dersleri aldı, konuşma dersleri aldı, yürüyüş dersleri aldı.
Bu arada da metrelerce tecrübe filmi çekildi. Sonuç tahminlerin
çok üstündeydi. Alev Uğur filim çevirmeye başlayabilirdi. Tam
manasıyle yetişmiş, kamera üe arasındaki buzları eritmiş,
«amatörlükten» kurtulmuştu.
SES 1970 Sinema Artisti
Yarışmasında kızlararasında birinci olan Alev Uğur ilk filimine
önümüzdeki günlerde başlayacak.
Acar Film'in çevireceği
filmin ismi henüz belli değü. Tamamı Antalya’ da çevrilecek,
renkli olacak ve başrolde de Alev Uğur'un karşısında Kartal
Tibet oynayacak.
Yazımızın başında
da söyledik ya «Alev Uğur, sinemayı seven, işini ciddiye alan
bir kızdır,» diye. Kartal Tibet'le başrolü oynayacağını
öğrenince, geçtiğimiz hafta kalktı, Kartal Tibet'lerin
Bebek'teki evinin kapısnı çaldı. Türk sinemasının üç
numaralı yıldızı olan Kartal Tibet, genç yıldız adayını eşi
Gündüz, oğlu Kanat ile kapıda karşıladı. Bir süre sohbet
ettiler. Kartal Alev’e sinemayı anlattı, Alev de Kartal'a sinema
hakkında çeşitli sorular sordu. Ayrılırlarken Kartal Tibet,
«Alev hanımı çok sevdim,» diyordu, «Cici, hanımefendi,
canayakın, kültürlü, kabiliyetli ve işini çok seven, sinemaya
gönül vermiş bir genç kız. Sinemada kısa zamanda büyük isim
olcağmdan hiç şüpheniz olmasın.»
Böylesine hoş bir
kehanete «İnşallah» denmez de, ne denir? Hele Türk
beyazperdesinin genç kız sıkıntısı çektiği böyle bir
dönemde...(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder