Gazete
sütunlarını, sinema ve tiyatroyla ilgilenenleri, sansasyonel haber
meraklılarını uzun süreden beri meşgul eden bir konu var: «Kuzey
Vargın olayı»... Şöyle böyle iki aydan beri gün geçmiyor ki
Kuzey hakkında yeni bir haber çıkarılmasın. Almanya’da Türk
işçilerini dolandırdığından tutun da, kaçakçılık yaptığını;
İran’lıları dolandırdığından tutun da, İnterpol tarafından
arandığına kadar akla geldik gelmedik bir sürü haber Kuzey
Vargın'ın isminin etrafında çember örüyor.
Yalnız
ortada şöyle bir gerçek var: Almanya’dan iran’lılar Kuzey
için Türkiye'ye gelmişler, İnterpol ve Almanya'da dolandırdığı
işçilerimiz burada harıl harıl onu arıyorlarmış. Bunlar tamam,
ama bu ne biçim aramadır ki halen Ankara’da kaldığı otel
bilinen, her akşam aynı saatte bir kulüpte sahneye çıkan,
afişleri Başkent’in duvarlarını süsleyen Kuzey Vargın, iki
aydır bir türlü bulunmaz?
Sonra
şu da var tabii: Bugüne kadar Kuzey, hakkında çıkan haberler
üzerine bir cümlelik laf bile etmedi. Bakalım o, kendisi hakkında
çıkarılan haberlere ne diyor?
Ankara'da kendisiyle
konuştuğumuz Kuzey Vargın çıkan haberler için, «Bunlar tamamen
asılsızdır» dedikten sonra şunları anlatıyor:
- «Her şey
İstanbul’da başladı... Bir gün Taksim’den Harbiye'ye
yürüyordum. Birden önüme ayakkabıcı Yücel çıktı, yanında
da «ünlü iranlı» Bican Efendiyle karısı vardı. Onlarla orada
tanıştık. Bican çok üzgündü. Paralarını çaldırmışlar,
karısıyla beş parasız kalakalmışlar. 'Merhametten maraz çıkar'
derler ya, doğru. Aldım onları eve götürdüm. Uzun süre bende
kaldılar. Sonra beni Almanya'ya davet ettiler. Onların arabasıyla
gittik. Almanya’da onlar hakkında kötü şeyler duyunca ilişkimi
kestim. Bican hikayesi böyle... Gelelim dükkan işine. Türkiye'den
arkadaşım olan boksör Ayhan’la Münih’te karşılaştık. Bir
arkadaşıyla dükkân açıyorlarmış. Bana ortaklık teklif
ettiler, düşünmeden kabul ettim. Dükkan için üçümüz
çalıştık, gece yarılarına kadar tanzim ettik ve faaliyete
geçirdik. Dükkan işlemeye başladı, ama bu arada ben de ticaretin
benim işim olmadığını anladım. Sonra kalktım Türkiye'ye
geldim. Geldiğim zaman ortaklığım devam ediyordu. Ankara'dan bir
mektup yazarak ortaklıktan ayrıldığımı bildirdim. Ama
diyeceksiniz ki bu haberler ne böyle? Bu. benim şansım. Nedense
bütün asılsız haberler sanki boy hedefiymişim gibi beni
seçerler. Ne diyeyim, Allah herkesin içini dışını
biliyor.»...(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder