Tuzla'da
bir oteldeyiz. Deniz sakin. Tepemizde de yakıcı bir güneş var.
Adalar karşıda, sislerin arasında hayal meyal belli oluyor.
Yanımızda Mine Mutlu var, konuşuyoruz. Neler mi soruyoruz Mine
Mutlu’ya? Her şeyi. Ortaya çıkardığı kanunnamelerinden tutun
da, gelecek yıl neler yapacağına, sinemada nasıl bir politika
izleyeceğine kadar her şeyi..
Mine
Mutlu çok çalışmaktan yorulduğu, sürmenaj olmaktan korktuğu
İçin, «Artık yeter. Hep para için mi çalışacağız. Biraz da
sıhhatimiz için yaşayalım,» demiş ve annesi Halide Özatmaca'yı
yanına aldığı gibi Tuzla'daki bu otele gelmiş. Tam beş gündür
dış dünya ile irtibatı yok. Yiyor, içiyor, istirahat ediyor ve
bol bol da düşünüyormuş «İnanmazsınız,» diyor, «Gazete,
mecmua bile okumuyorum. Çünkü hakkımda hergün saçma saçma
şeyler yazıp beni sinirlendiriyorlar, kızdırıyorlar.
Yazılanların, çizilenlerin yarısı doğru olsa yüreğim gam
yemeyecek.»
-
«Acaba?.»
-
«Evet. İsterseniz örnek vereyim. Sözde benim kanunum varmış
da, prodüktörlerin karşısına kanunla çıkıp onlara baskı
yapıyormuşum. Kuyruklu bir yalan. Kargalar bile güler bu
iddialara. Kanunum yok, ama elbette menfaatlerimi korumam için
ileri sürdüğüm bazı şartlarım var. Bu şartları diğer bütün
artist arkadaşlar da mukavelelerine yazdırıyorlar sanıyorum.
Sorarım size; haklarımı korumam, bu yolda bazı çabalar
göstermem suç mu?»
-
«Fakat sizin setlerde kaprisli davrandığınız söyleniyor. Galiba
işinize geç geliyor, diğer artistleri bekletiyormuş, sette
saatlerce makyaj tazeliyormuşsunuz.»
-
«İşte alın size kocaman, aslı esası olmayan bir iftira daha.
Bugüne kadar hiç bir sette kapris yaptığımı zannetmiyorum. Bir
tek prodüktör benim bu şekilde davrandığımı yüzüme karşı
söyleyemez, işime daima erken gelirim. Sette makyaj tazelememe
gelince: Elbette bir artist bozuk makyajla kamera karşısına
çıkamaz. Eğer sette makyajıma geniş yer ayırıyorsam bu, benim
işimi sevdiğimi, itina gösterdiğimi ortaya koyar. Daha ne
istiyorlar bilmem ki...»
- «Bir soru daha
soralım Mine Hanım. Kendinizi Türkan Şoray ile mukayese edip,
ondan üstün olduğunuzu İddia ettiğiniz söyleniyor?»
- «Bu iddianın da
aslı astarı yok. Ben kendimi değil Türkan Şoray'la, bir
figüranla dahi kıyaslamam. Bu sözleri, Türkan Şoray'a kızgın
olan bir, iki kişi çıkarıyor. Akıllarınca beni ona karşı koz
olarak kullanacaklar. Ben her halde Türkan Şoray’ın yerinin
ayrı, benim yerimin ayrı olduğunu bilebilecek seviyedeyim. Şu
anda Türkan Şoray zirvede. Ben ise daha bir yıllık şöhretim.
Ama iddialıyım. Hem de çok. Hiç bir zaman yarışı benden
öndekileri kötüleyerek, onlara karşı cephe alarak sürdürmek
istemem.»
-
«Bundan sonraki politikanızı nasıl tespit ettiniz?»
-
«Böyle bir soru sormanızı bekliyordum zaten. Bundan böyle
«kadın» filimlerinde, yani Türkan hanım, Hülya hanım gibi
sadece benim üzerime yazılmış konularda oynayacağım. Fiyatımı
da 30 bin lira olarak tespit ettim.»
-
«Annenizle de barışmışsınız galiba...»
-
«Evet. Malum ya, et tırnaktan ayrılmaz, derler. Annemle aramızda
öyle önemli bir anlaşmazlık yoktu zaten. Fikir ayrılıkları...
Galiba suç da bende.»
Tuzla'dan ayrılıyoruz
artık. Marmara'ya hüzünlü bir karanlık çöküyor. Mine Mutlu,
soyadı gibi mesut. İçini dökmüş, rahatlamış insanların
mutluluğu okunuyor gözlerinde...(diğer haberler için aşağıdaki
linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder