Cüneyt Arkın'la Hülya Koçyiğit, 1965 yılında çevirdikleri ''Seni
Affedemem'' adlı filimden tam altı yıl sonra tekrar kamera
karşısında bir araya geldiler. Rejisör Orhan Elmas'ın yönettiği
ve henüz ismi belli olmayan filmin yan kadrosu da çok entersan.
Filimde Cüneyt Arkın'la Hülya Koçyiğit'ten başka Cihangir Gaffari, Fatma Karanfil ve küçük yıldız Sedef Ecer'in de rolü
var. Böylece filimcilerimiz, 1970-1971 sinema sezonunda, Yılmaz Güney – Hülya Koçyiğit; Türkan Şoray – Cüneyt Arkın'dan
sonra, Türk sinemasının zirvedeki iki yıldızını daha aynı
filimde oynatabildiler. T. Şoray'la Y. Güney'i ne zaman bir araya
getirebilecekler?..(DİĞE HABERLER İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKE TIKLAYIN)
1964 yılını 1965'e bağlayan günlerdeyiz... İstanbul rıhtımına güzel bir Italyan gemisi yanaştı: «San Marco»... Gemiden çıkan turistler Istanbul'ın tarihi anıtlarını, tabiat güzellikleri görmek istiyorlar. Geminin merdivenlerinden iki İtalyan kızı iniyor. Tam o sırada Türk sinema dünyasının ünlü karakter oyuncusu Turgut Özatay da orada bir arkadaşını ziyarete gelmiş. Kızlardan İngilizce bileni Turgut'a, «Ayasofya'ya ne taraftan gidebiliriz?» dîye sordu. Turgut da bu iki turist kıza, «İsterseniz otomobilimle sizi oraya götürebilirim,» cevabını verdi. Biraz sonra üç kişi Ayasofya'nın 1500 yıllık kubbesi altında geziyordu. Genç kızlardan Cinzia Morigi adında olanı Fransızca biliyordu ve Urbino üniversitesinde felsefe doktorası yapıyordu. Cinzia, İtalya'ya gittikten sonra, pek beğendiği Turgut Özatay'a bir teşekkür mektubu yazdı. Turgut bu mektubu arkadaşı Vladimir Krasovsky'ye tercüme ettirdi. Mektuplaşma aylarca, hatta yıllarca devam etti. 1965 geçmi...

Yorumlar
Yorum Gönder