«Şöhret,
hafızası kıt bir zavallıdır» derler ama kanmayın. Şöhretin
hafızası kıttır ama insanların öyle değil. Hele bir şöhret
olmaya görün. Ne sokakta salına salına gezebilirsiniz, ne
meşrubat içebilirsiniz, ne hamama girebilirsiniz. Allah’tan
tebdil gezme deyu bir icat var yeryüzünde. Geçenlerde Erol
Büyükburç’da tebdil gezdi, kimse tarafından tanınmadan
gönlünce gezip eğlendi.
HİL’E-İ
ŞER’İYE — «Evet, şike var dostlar, hile’i şer’iye
var! Baksanıza tebdil gezen Erol, kendi filmine bilet alıyor, sonra
locaya kuruluyor. Eh, bunda şike nerede?» demeyin. Böylece seyirci
sayısı bir loca miktarı daha arttı. «Film iş yaptı»
diyecekler, sonra ne yapacaklar? Onu ilerde göreceğiz.
SANDVİÇ
YİYECEKLER — «Film iş yaptı» diyecekler dedik. İşin
«mabadini» görüyorsunuz işte. Sonra da sandviç yiyecekler. Eh,
bonolu filmlerden sonra da müsaadenizle baklava, börek yiyecek
değiller ya. Yeseler yeseler içine mikroskobik miktarda kaşar
peyniri konan sandviç yerler. Belki bir de ayran içebilirler.
«BACAK
BACAK ÜSTÜNE ATARIM, NARGİLEMİ YAKARIM» — Azıcık sivil
polis, azıcık Doğu ülkelerinden mal almaya gelmiş genç bir
tüccar, biraz da gecikmiş bir Douglas Fairbanks hayranı. Ama
haline bakarsanız keyfine diyecek yok. Dünya’yı boşlamış,
malihülyaya dalmış. Eh, mart sonunda da malihülyaya dalınır
tabii.
AYNAYA
DEĞİL, AFİŞE BAKIYOR — Artık «Erol Büyükburç
kendini beğenmiyor» derlerse inanmıyacağız. Afişteki kendi
resmine bakarken siz de onun haline bir nazar atfedin lütfen. «Yahu
amma fiyakalı çıkmışım» der gibi bir hali yok mu?
BİLARDO
— Erol Büyükburç tanınmadan dolaşmanın keyfini
çıkarıyor. işte şimdi de bilardo oynamakta. Sonunda bilardo
parası ve oyun sırasında içilen meşrubatın parasını Erol
veriyor ve dahi adı o kahvede «Semaver Erol!» kalıyor...(diğer
haberler için aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder