Kanlıca otobüs
durağından iki yüz metre ilerde, deniz kıyısınıdaki 20
numaralı villada bizi karşılayan Gülsen Bubikoğlu, öfkeyle
konuşuyordu:
«Hakkımda pek çok
söylenti dolaşıyor. Beni 'Dallas'ın Sue Ellen'ına benzetenler
var... Güya çok mutsuz bir yaşamım varmış. Evimden dışarıya
tek başıma adım atamazmışım. Eşim Türker İnanoğlu ile
kavgalı gürültülü bir ilişkimiz varmış... Ve ben düştüğüm
bu bunalımdan biraz olsun kurtulabilmek için, tüm sevgimi 3.5
yaşındaki kızım Zeynep'e veriyormuşum.»
Villanın bahçesinden
uzun uzun denizi seyreden Gülşen Bubikoğlu, daha sonra gülerek
konuştu: «Hadi, birlikte alışverişe çıkalım...»
Villadan dışarı adım
attıktan sonra Gülşen Bubikoğlu da içimizden biri oluvermişti...
Manavın, «Abla gözünü seveyim bunlar da seçilir mi!» dediği
sebze ve meyveleri, bu sözlere kulağını tıkayarak, büyük bir
dikkatle filesine dolduruyordu.
Yorulmuştu
Bubikoğlu... Kanlıca vapur iskelesinin yanı başındaki çay
bahçesinde oturdu ve yoğurt yedi... Önündeki yoğurdu
kaşıklarken, bir yandan da konuşuyordu:
«İşte mutluluk bu...
Çarşıya çıkıp alışveriş yapmak, sonra yorgun argın eve
dönmek ne güzel... Benim yaşadığım sessiz ve mutlu dünyayı
kıskananlar, hakkımda asılsız dedikodular çıkartıyorlar.»
Gülşen Bubikoğlu,
mayıs ayı içinde, eşi Türker İnanoğlu ve kızı Zeynep’le
birlikte önce Roma’ya, ardından da Londra'ya gidecek. Bubikoğlu
şunları anlatıyor:
«Son olarak Erol Evgin
ile 'Renkli Dünya'yı çevirdim. Şimdi de İtalyanlar'la bir ortak
yapımda oynayacağım. Roma'ya bu ortak yapımın hazırlıkları
için gideceğiz. Türker, bir video şirketinin yönetimini
üstlendi. Şirketin Londra'daki çalışmalarını denetleyecek. Ben
de bol bol gezip, alışveriş yapacağım.»
«Kafesteki kuş»
olarak adlandırılan Gülşen Bubikoğlu daha sonra sözü sinemaya
getiriyor:
«Ben yıllarımı
sinemaya verdim. Tabii evlilik öncesi olan çalışmalarımdan söz
ediyorum. Ancak Türker’le evlendikten sonra benim için ilk plenda
yuvam geldi. Gerçek şu ki sinemadan da tam anlamıyla kopamadım.
Yılda bir ya da iki filmle kamera önüne geçiyorum. Ayrıca ben
sinemayı zevkimi tatmin etmek için yapıyorum. Son olarak Erol
Evgin'le birlikte çevirdiğimiz «Renkli Dünya» adlı filmde
gerçekten severek oynadım. Müzikal filmlere karşı bir başka
ilgi bir başka sevgi duyuyorum. Bu ilgimi bilenler, «Sahneye
çıksana» diyorlar. Ben de onlara sahneye çıkmak kolay değil,
diyorum. Gerçi her önüne gelen sahneye çıkıyor ama, sanata
saygı duymak gerekir.»
Gülşen Bubikoğlu
evine dönerken de şöyle sesleniyordu:
«Kafesteki kuş,
pırrrrrr diye uçuverdi!...»...(diğer haberler için aşağıdaki
linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder