Ana içeriğe atla

Erol Evgin'in Planları Altüst Oldu

Kabakulak salgını hep ilkokullarda olacak değil ya. Bu kez, Türk Hafif Müziği'nde kabakulak salgını var.
Türk Hafif Müziği'nin sevilen sesi Erol Evgin’in kızı Elvan ve Hafif Müziği'mizin yurt dışındaki temsilcisi Ömür Göksel’in kızı Serenad ve oğlu Sonat, aynı anda kabakulak oldular. Hem de tam babaları Almanya'ya gitme hazırlığı içersinde iken ortaya çıkan hastalık, bir anda her şeyi altüst ediverdi.
Erol Evgin bir turne için Almanya'ya gidecek, turne sonrasında da uzun zamandır birlikte tatile hasret kalan eşi Emel’le Hollanda ve Fransa'da bir haftalık tatil yapacaktı. Ömür Göksel ise, 1.5 yıldır Almanya'da sürdürdüğü müzik çalışmasına bu kez yanına çocuklarını da alarak devam edecekti. Ancak, çocuklarının yatağa düşmesi yüzünden iki sanatçı ve eşleri üzüntülü günler yaşadılar.
Erol Evgin’in kızı Elvan hemen hemen iyileşme durumunda. Emel ve Erol Evgin çifti bu kez de ablasından mikrop almış olacağını tahmin ettikleri oğulları Murat’ın kabakulak olmasını bekliyorlar... Neyse ki, kabakulak mikrop alındıktan üç hafta sonra ortaya çıktığı için, bu arada sanatçı ve eşi, Almanya turnesi ve tatil işini aradan çıkarabilecekler.
Bir turneden bir diğer turneye giden Erol Evgin, Anadolu'da, 40 günde 40 ayrı il ve ilçeyi dolaştı, 10 bin kilometre yol katetti ve tam 80 kez sahneye çıkıp toplam 1000 şarkı söyledi. Önümüzdeki günlerde başlayacağı Almanya ve Hollanda turnesinde, beraberinde Bülent Ersoy, Sezen Aksu, İbrahim Tatlıses, Tarık Akan, Gülşen Bubikoğlu, Müjdat Gezen, Perran Kutman ve Halit Kıvanç olmak üzere Almanya'da Frankfurt, Köln, Münih ve Berlin’de, Hollanda’da Rotterdam’da 6 konser verecek. Konserlerin hepsi de en az 10.000 kişi alan büyük salonlarda düzenlenmiş durumda. Turne sonrası eşi ile birlikte Hollanda ve Fransa’da bir haftalık bir tatil yapacak olan sanatçı, Türkiye'ye döner dönmez bu kez Adana’ya gidecek ve 10 Haziran’dan itibaren «Hisseli Harikalar Kumpanyasının Adana turnesine katılacak.

Erol Evgin, cephesinde böylesi yoğun bir çalışma programı göze çarparken, Türkiye'de müzik yaşamını kendi isteği ile sona erdirip 1.5 yıldır Almanya'da Düsseldorf ve Mönchengladbach’da iki gece kulübünde müzik çalışmalarını sürdüren Ömür Göksel de oğlu ve kızı sağlıklarına kavuşur kavuşmaz, ailesi ile birlikte Almanya'ya dönecek. Ömür Göksel piyano ve bas eşliğinde caz parçaları söylemekte... Repertuarında tanınmış hafif Amerikan şarkılarına da yer veren sanatçı, yurt dışında üç yıl daha kalarak çocuklarını Amerikan ortaokulunda okutmak niyetinde. Bu arada eylül ayından itibaren İspanya’nın Barselona kentindeki bir kulüple 1.5 aylık kontrat yapan sanatçı, Türkiye’ye döndükten sonra müzik çalışmalarını, ancak TV programları ile sürdürmek niyetinde... Türkiye’de müzikseverlere dinletilen müziğin kalitesinde büyük düşme olduğunu söyleyen sanatçı, «Burada hem yaptığım müzikten tatmin oluyorum, hem de Türkiye'de kazanacağımın çok üstünde bir ücret alıyorum» diyor...(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Turgut Özatay Evlendi

1964 yılını 1965'e bağlayan günlerdeyiz... İstanbul rıhtımına güzel bir Italyan gemisi yanaştı: «San Marco»... Gemiden çıkan turistler Istanbul'ın tarihi anıtlarını, tabiat güzellikleri görmek istiyorlar. Geminin merdivenlerinden iki İtalyan kızı iniyor. Tam o sırada Türk sinema dünyasının ünlü karakter oyuncusu Turgut Özatay da orada bir arkadaşını ziyarete gelmiş. Kızlardan İngilizce bileni Turgut'a, «Ayasofya'ya ne taraftan gidebiliriz?» dîye sordu. Turgut da bu iki turist kıza, «İsterseniz otomobilimle sizi oraya götürebilirim,» cevabını verdi. Biraz sonra üç kişi Ayasofya'nın 1500 yıllık kubbesi altında geziyordu. Genç kızlardan Cinzia Morigi adında olanı Fransızca biliyordu ve Urbino üniversitesinde felsefe doktorası yapıyordu. Cinzia, İtalya'ya gittikten sonra, pek beğendiği Turgut Özatay'a bir teşekkür mektubu yazdı. Turgut bu mektubu arkadaşı Vladimir Krasovsky'ye tercüme ettirdi. Mektuplaşma aylarca, hatta yıllarca devam etti. 1965 geçmi...

Ceyhan Cem'den Büyük İddia

Selçuk Ural'la beraberliğimiz 1966 Aralık ayında başladı. Daha önce de arkadaştık ama, sadece gezip tozuyorduk. Ne o bana, ne ben ona karışırdık. Bir gün bana Bütün erkek arkadaşlarla ilgini keseceksin. Filmleri bırakacaksın... Gazetecilere, artistlere selam vermiyeceksin dedi. Beni apayrı bir insan yapmak istiyordu. "Bunu zaman gösterir" diye teklifini kabul ettim. Bir arkadaşın evinde kalıyorduk. O Batı Kulüp'te çalışıyordu. Maddi vaziyetimiz iyi değildi. Arabasını satması o sıraya rastlar. Sonradan benim yüzümden sattığını söylemiştir ki, bu doğru değildir. Borcunu ödiyemediği ve şıklığa fazla düşkün olduğu için satmıştır. Bir süre sonra çalışmağa Ankara'ya gitti. Para yollıyacağını söylediği halde sözünü tutmadı... Kavgalarımız bir türlü bitmedi. Günün birinde bana evlenme teklif etti. "Birbirimizi tanımıyoruz... Daha ileride" dedim. Kurtuluş’ta bir ev tuttuk.Bütün istediklerimi almağa başladı. Israrla benden çocuk istiyordu."Gözü, duda...

Nükhet Duru'nun Çıplaklığı Başına Dert Oldu

ARTIK Nükhet Duru gecede 3-4 yerde sahneye çıkan bir uvertürdür. Repertuvarına daha bir dikkat eder; saçına, giyimine, hareketlerine daha bir özen göstermeye gayret eder. Bu arada Yeşilçam'dan da film teklifleri gelmektedir. Ve yıl 1970'tir. Ayhan Işık, Bahar Erdeniz ve Yusuf Sezgin 'in başrolleri paylaşacakları bir filmin hazırlıkları yapılmakta ve bu filme bir kadın oyuncu aranmaktadır. Ve Nükhet Duru adında karar verir yapımcılar. O günleri de şöyle anlatır Duru: «Bir gün çalıştığım gazinonun kulisine bir prodüksiyon amiri geldi. 'Nükhet Hanım hikaye tam size göre, Ayhan Işık'la oynayacaksınız' dedi. «Ben 'Oynayamam, imkanı yok' dedim. Adam 'Neden?' diye sordu. «'Zaten gecede üç dört yerde sahneye çıkıyorum. Gündüzleri de uyuyorum filmi ne zaman çekeceğiz. Film çekmeye zamanım mı var?' dedim. «'Biz çekim saatlerini sizin boş saatlerinize göre ayarlarız' dedi adam. «Sonra çekimler başladı. Ben ne filmin adını b...

Meral Zeren Savaşa Böyle Girecek

14 yıldır sinema dünyasında şöhret kavgası veren Meral Zeren iki yıllık aradan sonra yeniden kamera karşısına döndü. Başrolünü oynadığı “Çiçek” filminde bile yarıçıplak sevişmeyi, öpüşmeyi kabul etmeyen yıldız ilk kez yeni şöhret politikasını ŞEY’e anlattı ve yine 14 yıldır gizlediği seksapelini ŞEY objektifine sergiledi. Ve sonunda 14 yıldır süren bir namus davası daha bitti. Ama bu dava iki kişi arasında değil bir kişinin ruhundaki iki ayrı kişiliğiyle sürdürdüğü anamus davasıydı ve bu kişi de sinemanın güzel yıldızı gazino sahnelerinin aranılan şarkıcısı Meral Zeren’di. Evet, şimdi bir hafta öncesine göre ruhen büyük değişime uğramış bir Meral Zeren var artık. İki yıllık aradan sonra tekrar Yeşilçam'a dönen ve başrolünü oynadığı “Çiçek” adlı filmde bile yarıçıplak yatağa girip sevişme sahnesine “Hayır” diyen Meral Zeren yok artık. Günün şartlarına, günün sinema anlayışına göre sanat kumarını kurallarıyla oynamayı kabul eden bir Meral Zeren var. Ve bu Meral Zeren eski Mera...

Sekse Düşkün Mine Soley Ramazanda Oruç Tuttu

Türk sinemasının en çok soyunan kadını Mine Soley , bu günlerde sahneyle, set arasında mekik dokuyordu. Bir aylık mecburi Ramazan istirahatından sonra tekrar ortaya çıkmış, kendini jet hızıyla sahneye ve film setine atmıştı. Mine Soley'i "Ölüm Emri" adlı filmin setinde bulduk. "Ölüm Emri"ni Yücel Uçanoğlu-Metin Film-Işık Toraman adına yönetiyordu. Filmin başrollerini Murat Soydan ve Esen Püsküllü oynuyordu. Ve Mine Soley'İn yanısıra oynıyan öteki oyuncular da Behçet Nacar, Ali Poyrazoğlu , Erden Alkan'dı. Son ikisi tiyatro oyuncularıydı. Mine Soley kamera karşısına çıkmak için sırasını bekliyor bu arada da makiyajını yapıyordu. Sahneyle film setleri arasında mekik dokuyan genç kadın: - ''Bir bilseniz ses alanında neler dönüyor. Bazı ses sanatçıları, sahneye geçen sinema oyuncularım nedense çekemiyorlar. Hanımefendiler bütün yeni şarkıları amborgoya almışlar,bize okutmak istemiyorlar, Eskimiş unutulmuş şarkılar da bize kalıyor. Ama ne ...