Her
şey şimşek gibi olup bitti... Birbirini sıkıca kavrayan iki el,
sevgiyle bakan iki çift göz Yeşilköy Hava Limanı’ndaki bir
anonsla çözülüverdi. Az önce havalanan uçakta bulunan Füsun Önal’la, pistin kenarında hüzünle el sallayan Tunç Başaran'ın
bu ilk ayrılıklarıydı...
26
Ocak 1980 tarihinde Tunç Başaran ile dünyaevine giren Füsun Önal,
İsviçre’nin Zürih kentinde, Atatürk'ün doğumunun 100. yılı
nedeniyle düzenlenen kutlama törenlerine katılacak. Zürih ve
çevresinde verilecek olan üç konserin ardından önce Almanya,
sonra da Londra'ya gideceğini söyleyen sanatçı ile bu konularla
ilgili olarak İsviçre’ye hareketinden bir gün önce evinde
konuştuk. Önal, yol hazırlıklarını sürdürürken, bir yandan
şunları söylüyordu:
«1980
Ağustosu'ndan bu yana sahneye çıkmadım. O zaman 'Merhaba Müzik'le
sahnedeydim ve böylesine güzel bir olay hazırlanana kadar sahneye
çıkmadan beklemeye karar verdim. Bu arada yirminin üzerinde sahne,
konser ve turne tekde aldım. Ancak hepsine verdiğim cevap olumsuz
oldu. Son olarak Zürih’ten, Atatürk’ün doğumunun 100. yüı
nedeniyle düzenlenen kutlama törenleri için teklif aklım. İnanın
sevinçten havalara uçtum ve düşünmeden kabul ettim. Öyle ki,
heyecandan Tunç'a bile söylemeden verdim kararımı... Ama o büyük
anlayış gösterdi.»
Bir
gün önce bunları konuşmuştu Füsun Önal... Hülya Sözer,
Selçuk Ural, Yüksel Melih, Hüsamettin Subaşı, Cihan Ünal, Osman
Gidişoğlu ve Tuğrul Şan'la birlikte Zürih’e doğru uçarken,
hala eli havada sallanan Tunç Başaran şöyle diyordu:
«Onunla haziran ayına
kadar görüşemeyeceğiz...»...(diğer haber için aşağıdaki
linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder