Sue
Ellen'ın pazar akşamları öyle mahzun, alkolik ve anlaşılmamış
pozlarına aldanmayın sakın. Doğrusu Sue Ellen, «Dallas»
dizisindeki rolünü son derece inandırıcı oynamayı başardığı
ipin bizi de kandırıyor. Artık milyonlarca kişinin Sue Ellen diye
çağırdığı Linda Gray, gerçekte son derece şen, şakrak hayatı
sonuna kadar yaşamayı seven, ille de kocası ve çocuklarıyla uyum
içinde, mutlu bir aile yaratmayı becerebilen bir kadın. Gerçi
beyazperdede Ceyar ile yıldızı bir türlü barışmayan kadını
çok iyi canlandırıyor... Ama Linda Gray hiç de kurtuluşu Barnes,
Dusty ya da diğer erkeklerin müşfik kollarında aramıyor. Onun
hayatta medet umduğu gerçek aşkı, kocası ve birlikte kendini çok
mutlu duyduğu çocukları... Sue Ellen'ın dizideki kendine güvensiz
melankolik bakışları Linda Gray söz konusu olunca birdenbire
nitelik değiştiriyor, canlanıyor, hayat fışkırmaya başlıyor.
Sue Ellen, kocası Ed Trasher'e hiç te Ceyar'a baktığı gibi
bakmıyor. Hani öyle öldürecekmiş gibi bir bakışı var ya. İşte
o tür duygular kocası için geçerli değil. Nasıl olsun, Sue
Ellen bu adamla tam 17 yıldır halayı coşkunluğu, mutluluğu
yaşıyor. Kocası ve 16 ile 14 yaşlarındaki iki çocuğuyla
sevecen bir dünya kotarabilmenin güvenini taşıyor bütün
davranışlarında. Bu arada binlerce evlenme mektubu taşıyor
postacılar ona... Linda Gray, mektupları açmıyor bile... Ya da
açıp ta evlenme teklifi olduğunu görünce çöp sepetine
devrediyor. Bu konuda ilginç bir yorumu var mahzun görünüşlü,
şen gönüllü Linda Gray'in: «Onlar 'Dallas'daki hastalıklı Sue
Ellen’e aşıklar... Gerçekte benimle karşılaşsalar, muhakkak
sükûtu hayale uğrarlar» diyor...(diğer haberler için aşağıdaki
linke tıklayın)
1964 yılını 1965'e bağlayan günlerdeyiz... İstanbul rıhtımına güzel bir Italyan gemisi yanaştı: «San Marco»... Gemiden çıkan turistler Istanbul'ın tarihi anıtlarını, tabiat güzellikleri görmek istiyorlar. Geminin merdivenlerinden iki İtalyan kızı iniyor. Tam o sırada Türk sinema dünyasının ünlü karakter oyuncusu Turgut Özatay da orada bir arkadaşını ziyarete gelmiş. Kızlardan İngilizce bileni Turgut'a, «Ayasofya'ya ne taraftan gidebiliriz?» dîye sordu. Turgut da bu iki turist kıza, «İsterseniz otomobilimle sizi oraya götürebilirim,» cevabını verdi. Biraz sonra üç kişi Ayasofya'nın 1500 yıllık kubbesi altında geziyordu. Genç kızlardan Cinzia Morigi adında olanı Fransızca biliyordu ve Urbino üniversitesinde felsefe doktorası yapıyordu. Cinzia, İtalya'ya gittikten sonra, pek beğendiği Turgut Özatay'a bir teşekkür mektubu yazdı. Turgut bu mektubu arkadaşı Vladimir Krasovsky'ye tercüme ettirdi. Mektuplaşma aylarca, hatta yıllarca devam etti. 1965 geçmi...

Yorumlar
Yorum Gönder