Onu hiç bu halde
görmemiştik... Bir elinde fırçası, öteki elinde boya kutusu ile
odanın içinde dört dönüyordu. Arada bir de boyalara bulanmış
pantolonlarını elleriyle yukarıya doğru çekerken konuşuyordu:
«Tam 7 yıldır bu
evde oturuyorum... Bugüne kadar sahneydi; plaktı, filmdi derken, bu
eve bakacak zamanı bulamadım. Ancak duvarlar öyle kirlenmişti ki,
baktıkça içim kararıyordu. Zaten bu nedenle de duvarları beyaza
boyamaya karar verdim.»
Bir yandan konuşurken,
bir yandan da pencere pervazlarını, duvarları ve tavanı
boyuyordu. Değme usta boyacılara taş çıkartırcasına fırça
kullanan kişi, Nazan Şoray'dı...
«işim yalnız bu
değil ki» dedikten sonra da yaptıklarını ve yapacaklarını
şöyle sıraIıyor Nazan Şoray:
«İstanbul’da 20 gün
sahneye çıkacağım, Bunun için yeni ve değişik giysiler gereki.
yor. Her gün terzime de uğramam gerekiyor. Bu arada yeni LP’im
için çalışmalarımı da sürdürüyorum. Ayrıca, repertuarıma
aldığım yeni şarkıları da ezberlemem gerekiyor. Vallahi yemek
yiyecek, uyuyacak zamanı bile zor buluyorum,»
Elindeki fırçayı,
boya kutusuna daldırırken, İzmir Fuarı'na gidip gitmeyeceğini
soruyoruz. «Kararsızım» dedikten sonra; sürdürüyor
konuşmasını:
«Çok yoruluyorum...
Önce dinlenmem gerekiyor. İstanbul’daki sahne çalışmam
bittikten sonra İzmir Fuarı'na kadar bir ya da bir buçuk haftalık
bir zaman kalıyor. Bu arada bol bol denize girmek, güneşlenmek ve
dinlenmek istiyorum. Fuar’dan iki teklif birden aldım. 'İki
gazinoda birden çalış' diyorlar. Bu olursa, çok yorulacağım.
Onun için önce dinlenmem gerekiyor.»
Fırçayı ve boya
kutusunu yere bıraktıktan sonra, alnında biriken terleri siliyor.
Ünlü bir ressam edasıyla, «Güzel oldu... Güzei oldu... Yoruldum
ama, değdi...» diyor ve ekliyor:
«İşte benim beyaz
duvarlarım... Artık bu evde hiç canım sıkılmayacak...»...(diğer
haberler için aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder