Ana içeriğe atla

20 Milyonluk Zevk

Gazino sahnelerinde ter döktü... Film setlerinde durmada çalıştı... Para kazandı ve kazandığı bu parayla birçok kişiyirahata kavuşturdu Ahu Tuğba. Sonunda biriktirebildiği yirmi milyonla düşlediği tekneyi ve son model Mercedes’i aldı. Şimdi bu tekneyle ve arabayla havasını atıyor ve hayatın tadını yalnız kendisi için çıkarıyor...
Zevkler vardır, ondan haz alabilen insan için en küçüğü bile dünyalar kadar büyüktür... Zevkler vardır gariptir... Zevkler vardır insanı mutlu kılar... Ve yine öylesine zevkler vardır ki, pahalıdır ama insana fazlasıyla ''hava" kazandırır...
İşte sinemanın ve sahnenin çok kazanan ismi Ahu Tuğba son saydığımız cinsten olan zevkleri tam tamına 20 milyon liraya tattı...
Ahu Tuğba, gençliği, güzelliği ve cömert davranışlarıyla kısa zamanda etrafına bir alay erkek hayran kitlesi toplayarak zirveye oturdu. Ve bu kitle Ahu Tuğba’nın çalıştığı gazinoya gelerek büyük paralar ödedi. Dolayısıyla hem Ahu Tuğba kazandı, hem de onun sırtından gazino patronu. Tabii Ahu Tuğba'da bu sayede zirvede oturdu.
Fakat bir çok sanatçnıın aksine Ahu Tuğba kazandığı büyük paraları kendinden ziyade etrafındaki ve grubunda çalıştırdığı kişilerin rahatlığı için harcadı. Böylesine cömertçe harcama karşısında da zaman zaman para sıkıntısı çeker duruma bile düştü.
Gazinolardan sonra film piyasasında da büyük atağa kalkan ve sezonun en çok gişe hasılatı toplayan filmlerini yapan Ahu Tuğba bu yıl sahne ve sinemanın kazancını har vurup harman savurmadan topladı ve tam yirmi milyon biriktirdi. Para biriktirmeyi hiç bir zaman huy edinmemiş olan sanatçının kenara 20 milyon lirayı koymasının bir amacı vardı ve bu amacına ulaştı...
Bu parayla Ahu Tuğba düşlediği lüks bir tekneyi ve son model lüks Mercedes’i alabilecekti. Ve bunların toplamı tam 20 milyondu. Önce kulüpçü Aldo’nun lüks teknesine on milyon saydı, arkasından da bir 10 milyon daha sayarak büyük tenzilatla son model 450 SLC ve full aksesuar Mercedese sahip oldu. Ve şimdi keyfinden yanına yaklaşılmıyor Ahu Tuğba’nın...

Bütün bunları kendi paramla aldım. Hiç bir erkeğin tek kuruş katkısı olmadı. Yaşamak zevk sürmek biraz benim de hakkım” diyen Ahu Tuğba saydığı paraları çoktan unutmuş bir şekilde atlıyor teknesine Boğaz'ı dolaşıyor, ondan inip Mercedes’ine binip İstanbul'un altını üstüne getiriyor... Görenleri imrendirerek.. 20 milyonluk zevkini yudum yudum tadarak...(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Turgut Özatay Evlendi

1964 yılını 1965'e bağlayan günlerdeyiz... İstanbul rıhtımına güzel bir Italyan gemisi yanaştı: «San Marco»... Gemiden çıkan turistler Istanbul'ın tarihi anıtlarını, tabiat güzellikleri görmek istiyorlar. Geminin merdivenlerinden iki İtalyan kızı iniyor. Tam o sırada Türk sinema dünyasının ünlü karakter oyuncusu Turgut Özatay da orada bir arkadaşını ziyarete gelmiş. Kızlardan İngilizce bileni Turgut'a, «Ayasofya'ya ne taraftan gidebiliriz?» dîye sordu. Turgut da bu iki turist kıza, «İsterseniz otomobilimle sizi oraya götürebilirim,» cevabını verdi. Biraz sonra üç kişi Ayasofya'nın 1500 yıllık kubbesi altında geziyordu. Genç kızlardan Cinzia Morigi adında olanı Fransızca biliyordu ve Urbino üniversitesinde felsefe doktorası yapıyordu. Cinzia, İtalya'ya gittikten sonra, pek beğendiği Turgut Özatay'a bir teşekkür mektubu yazdı. Turgut bu mektubu arkadaşı Vladimir Krasovsky'ye tercüme ettirdi. Mektuplaşma aylarca, hatta yıllarca devam etti. 1965 geçmi...

Ceyhan Cem'den Büyük İddia

Selçuk Ural'la beraberliğimiz 1966 Aralık ayında başladı. Daha önce de arkadaştık ama, sadece gezip tozuyorduk. Ne o bana, ne ben ona karışırdık. Bir gün bana Bütün erkek arkadaşlarla ilgini keseceksin. Filmleri bırakacaksın... Gazetecilere, artistlere selam vermiyeceksin dedi. Beni apayrı bir insan yapmak istiyordu. "Bunu zaman gösterir" diye teklifini kabul ettim. Bir arkadaşın evinde kalıyorduk. O Batı Kulüp'te çalışıyordu. Maddi vaziyetimiz iyi değildi. Arabasını satması o sıraya rastlar. Sonradan benim yüzümden sattığını söylemiştir ki, bu doğru değildir. Borcunu ödiyemediği ve şıklığa fazla düşkün olduğu için satmıştır. Bir süre sonra çalışmağa Ankara'ya gitti. Para yollıyacağını söylediği halde sözünü tutmadı... Kavgalarımız bir türlü bitmedi. Günün birinde bana evlenme teklif etti. "Birbirimizi tanımıyoruz... Daha ileride" dedim. Kurtuluş’ta bir ev tuttuk.Bütün istediklerimi almağa başladı. Israrla benden çocuk istiyordu."Gözü, duda...

Nükhet Duru'nun Çıplaklığı Başına Dert Oldu

ARTIK Nükhet Duru gecede 3-4 yerde sahneye çıkan bir uvertürdür. Repertuvarına daha bir dikkat eder; saçına, giyimine, hareketlerine daha bir özen göstermeye gayret eder. Bu arada Yeşilçam'dan da film teklifleri gelmektedir. Ve yıl 1970'tir. Ayhan Işık, Bahar Erdeniz ve Yusuf Sezgin 'in başrolleri paylaşacakları bir filmin hazırlıkları yapılmakta ve bu filme bir kadın oyuncu aranmaktadır. Ve Nükhet Duru adında karar verir yapımcılar. O günleri de şöyle anlatır Duru: «Bir gün çalıştığım gazinonun kulisine bir prodüksiyon amiri geldi. 'Nükhet Hanım hikaye tam size göre, Ayhan Işık'la oynayacaksınız' dedi. «Ben 'Oynayamam, imkanı yok' dedim. Adam 'Neden?' diye sordu. «'Zaten gecede üç dört yerde sahneye çıkıyorum. Gündüzleri de uyuyorum filmi ne zaman çekeceğiz. Film çekmeye zamanım mı var?' dedim. «'Biz çekim saatlerini sizin boş saatlerinize göre ayarlarız' dedi adam. «Sonra çekimler başladı. Ben ne filmin adını b...

Meral Zeren Savaşa Böyle Girecek

14 yıldır sinema dünyasında şöhret kavgası veren Meral Zeren iki yıllık aradan sonra yeniden kamera karşısına döndü. Başrolünü oynadığı “Çiçek” filminde bile yarıçıplak sevişmeyi, öpüşmeyi kabul etmeyen yıldız ilk kez yeni şöhret politikasını ŞEY’e anlattı ve yine 14 yıldır gizlediği seksapelini ŞEY objektifine sergiledi. Ve sonunda 14 yıldır süren bir namus davası daha bitti. Ama bu dava iki kişi arasında değil bir kişinin ruhundaki iki ayrı kişiliğiyle sürdürdüğü anamus davasıydı ve bu kişi de sinemanın güzel yıldızı gazino sahnelerinin aranılan şarkıcısı Meral Zeren’di. Evet, şimdi bir hafta öncesine göre ruhen büyük değişime uğramış bir Meral Zeren var artık. İki yıllık aradan sonra tekrar Yeşilçam'a dönen ve başrolünü oynadığı “Çiçek” adlı filmde bile yarıçıplak yatağa girip sevişme sahnesine “Hayır” diyen Meral Zeren yok artık. Günün şartlarına, günün sinema anlayışına göre sanat kumarını kurallarıyla oynamayı kabul eden bir Meral Zeren var. Ve bu Meral Zeren eski Mera...

Sekse Düşkün Mine Soley Ramazanda Oruç Tuttu

Türk sinemasının en çok soyunan kadını Mine Soley , bu günlerde sahneyle, set arasında mekik dokuyordu. Bir aylık mecburi Ramazan istirahatından sonra tekrar ortaya çıkmış, kendini jet hızıyla sahneye ve film setine atmıştı. Mine Soley'i "Ölüm Emri" adlı filmin setinde bulduk. "Ölüm Emri"ni Yücel Uçanoğlu-Metin Film-Işık Toraman adına yönetiyordu. Filmin başrollerini Murat Soydan ve Esen Püsküllü oynuyordu. Ve Mine Soley'İn yanısıra oynıyan öteki oyuncular da Behçet Nacar, Ali Poyrazoğlu , Erden Alkan'dı. Son ikisi tiyatro oyuncularıydı. Mine Soley kamera karşısına çıkmak için sırasını bekliyor bu arada da makiyajını yapıyordu. Sahneyle film setleri arasında mekik dokuyan genç kadın: - ''Bir bilseniz ses alanında neler dönüyor. Bazı ses sanatçıları, sahneye geçen sinema oyuncularım nedense çekemiyorlar. Hanımefendiler bütün yeni şarkıları amborgoya almışlar,bize okutmak istemiyorlar, Eskimiş unutulmuş şarkılar da bize kalıyor. Ama ne ...