Ana içeriğe atla

Altan Erbulak Yaşlanıyor

GEÇEN akşam, Dormen Tiyatrosunda oynanan «Alamanyadan Bir Yar Gelir Biz'ere» komedisinin ilk gecesi, oyundan sonra sanatkarlar Altan Erbulak’ın Harbiye'deki evinde toplandılar. Füsun Erbulak çok tatlı bir ev sahibesiydi, davetlileri kapıdan karşılıyor, onları içeri alıyordu. Davetlilerin çoğunluğunu Dormen Tiyatrosu ve Genar Tiyatrosunun sanatçıları teşkil ediyordu. Malum ya Altan, Dormen Tiyatrosundadır, Füsun da Genar Tiyatrosunda... Genar'ın sevimli sahibi Muhtar Kocataş, davete en erken gelenlerdendi. Genar'dan Nurhan Nur, çok şık bir elbise giymişti. Bu yıl Istanbula gelen, «Aşk Zinciri»ndeki oyunundan sonra sinemacıların dikkatini çeken Salih Güney, her halde bu işe çok önem vermiş olacak ki, toplantı boyunca İzzet Günay'ın yanından ayrılmadı. İzzet, filmleri arasında, eski sahne arkadaşı Altan'ın doğum gününe gelmeye vakit bulabilmişti. Eşi Semine Günay'la beraber, partinin en neşeli simaları idiler. Yılmaz Köksal ile sarışın ve güzel eşi, bir köşede sadece içtiler ve ahbaplarıyle sohbet ettiler. Turgut Boralı, uzun bir ayrılıktan sonra, ilk defa olarak o gece sahneye çıkmıştı, eşi Maritza Boralı ile birlikte bu güzel geceyi kutluyordu.
Haldun Dormen gecenin en şık erkeklerindendi. «Alamanyadan Bir Yar Gelir Bizlere», ilk gecenin alkışlarından tutacağı belli olduğu için, Haldun hayatından çok memnundu. Sevimli eşi Betül Dormen de onun bu fikrine iştirak ediyordu şüphesiz...
Haldun'un kızkardeşi Güler Erenyol, gecenin en şık kadını. Metin Serezli ise en spritüel insanı olarak dikkati çektiler. Eşi Nisa Serezli'nin de gözlerinden mutluluk akıyordu. Gecenin en iştahlı misafiri Yüksel Gözen'di. Hadi Çaman'ın ikazına rağmen, büfeden ayrılmadı ve kim bilir kaç tavuk yedi. Erol Keskin ile Suna Keskin çok tatlı bir çift teşkil ediyorlardı. Zeynep Tedü, ilk rolünün başarısını, yakın arkadaşları Tolga Aşkıner, Sezai Yalçınkaya ve Genar'ın tatlı aktrisi Bilge Şen ile birlikte şampanyayla kutluyordu. Son anda toplantıyı filmciler istila etti. «Keşanlı Ali Destanı» nı çeviren rejisör Atıf Yılmaz, Dormen Tiyatrosunun genç oyuncularından Yusuf Sezgin'le ilgilendi. Bugünlerde tiyatroyu büsbütün bırakan ve sinemanın cazibesine kapılan Tijen Par ise, tiyatroyu bıraktığını yazdığı için bir gazeteciye sitem ediyordu.
Füsun Erbulak, kırmızı, siyah beyaz zarif elbisesi içinde, misafirlerini memnun etmek için oradan oraya koştu durdu, onlara şampanya yetiştirdi. Gecenin ve piyesin sürprizi Erol Günaydın yorgunluğunu içki ile gideriyordu. Tiyatro ve sinema yıldızı Gülbin Eray, gecenin en hoş, aynı zamanda — kulağınıza fısıldıyayım — en çok yemek yiyen kadını idi. Tavuğun birini bırakıp ötekini alıyordu. Tülin Oral, o gece de, her zamanki gibi tatlı ve sempatikti... Toplantıda bir de yabancı vardı; «Alamanyadan Bir Yar Gelir Bizlere» komedisinin sevimli Alman'ı Fritz Graf... Sarışın delikanlı, Türkleri o kadar seviyor ki, bu yüzden sünnet bile oldu. «Münih'i artık unuttum» diyor. «İstanbul o kadar güzel, buradaki arkadaşlar o kadar tatlı ki...»

Gecenin geç saatlerinde, Altan, arkadaşlarına geçen sene Haldun Dormen'in doğum günü çekilen bir filmi gösterdi. Film çok beğenildi ve herkes kendini perdede gördükçe prodüktörlere «Bak... Filmde nasıl da güzel çıkıyorum» diye takıldı durdu. Genar'dan Tuncel Kurtiz ve eşi ile Orhan Çağman çok eğlendiler. Ayfer Feray, gecenin neşeli kadınıydı. Bu oyunda rolü olmadığı için biraz istirahat edecek, biraz film çevirecek, biraz da Ankara'ya gidip tiyatro seyredecekti. Toplantı geç saatlere kadar devam etti ve Altan'cık bir yaş daha aldi...(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Turgut Özatay Evlendi

1964 yılını 1965'e bağlayan günlerdeyiz... İstanbul rıhtımına güzel bir Italyan gemisi yanaştı: «San Marco»... Gemiden çıkan turistler Istanbul'ın tarihi anıtlarını, tabiat güzellikleri görmek istiyorlar. Geminin merdivenlerinden iki İtalyan kızı iniyor. Tam o sırada Türk sinema dünyasının ünlü karakter oyuncusu Turgut Özatay da orada bir arkadaşını ziyarete gelmiş. Kızlardan İngilizce bileni Turgut'a, «Ayasofya'ya ne taraftan gidebiliriz?» dîye sordu. Turgut da bu iki turist kıza, «İsterseniz otomobilimle sizi oraya götürebilirim,» cevabını verdi. Biraz sonra üç kişi Ayasofya'nın 1500 yıllık kubbesi altında geziyordu. Genç kızlardan Cinzia Morigi adında olanı Fransızca biliyordu ve Urbino üniversitesinde felsefe doktorası yapıyordu. Cinzia, İtalya'ya gittikten sonra, pek beğendiği Turgut Özatay'a bir teşekkür mektubu yazdı. Turgut bu mektubu arkadaşı Vladimir Krasovsky'ye tercüme ettirdi. Mektuplaşma aylarca, hatta yıllarca devam etti. 1965 geçmi...

Ceyhan Cem'den Büyük İddia

Selçuk Ural'la beraberliğimiz 1966 Aralık ayında başladı. Daha önce de arkadaştık ama, sadece gezip tozuyorduk. Ne o bana, ne ben ona karışırdık. Bir gün bana Bütün erkek arkadaşlarla ilgini keseceksin. Filmleri bırakacaksın... Gazetecilere, artistlere selam vermiyeceksin dedi. Beni apayrı bir insan yapmak istiyordu. "Bunu zaman gösterir" diye teklifini kabul ettim. Bir arkadaşın evinde kalıyorduk. O Batı Kulüp'te çalışıyordu. Maddi vaziyetimiz iyi değildi. Arabasını satması o sıraya rastlar. Sonradan benim yüzümden sattığını söylemiştir ki, bu doğru değildir. Borcunu ödiyemediği ve şıklığa fazla düşkün olduğu için satmıştır. Bir süre sonra çalışmağa Ankara'ya gitti. Para yollıyacağını söylediği halde sözünü tutmadı... Kavgalarımız bir türlü bitmedi. Günün birinde bana evlenme teklif etti. "Birbirimizi tanımıyoruz... Daha ileride" dedim. Kurtuluş’ta bir ev tuttuk.Bütün istediklerimi almağa başladı. Israrla benden çocuk istiyordu."Gözü, duda...

Nükhet Duru'nun Çıplaklığı Başına Dert Oldu

ARTIK Nükhet Duru gecede 3-4 yerde sahneye çıkan bir uvertürdür. Repertuvarına daha bir dikkat eder; saçına, giyimine, hareketlerine daha bir özen göstermeye gayret eder. Bu arada Yeşilçam'dan da film teklifleri gelmektedir. Ve yıl 1970'tir. Ayhan Işık, Bahar Erdeniz ve Yusuf Sezgin 'in başrolleri paylaşacakları bir filmin hazırlıkları yapılmakta ve bu filme bir kadın oyuncu aranmaktadır. Ve Nükhet Duru adında karar verir yapımcılar. O günleri de şöyle anlatır Duru: «Bir gün çalıştığım gazinonun kulisine bir prodüksiyon amiri geldi. 'Nükhet Hanım hikaye tam size göre, Ayhan Işık'la oynayacaksınız' dedi. «Ben 'Oynayamam, imkanı yok' dedim. Adam 'Neden?' diye sordu. «'Zaten gecede üç dört yerde sahneye çıkıyorum. Gündüzleri de uyuyorum filmi ne zaman çekeceğiz. Film çekmeye zamanım mı var?' dedim. «'Biz çekim saatlerini sizin boş saatlerinize göre ayarlarız' dedi adam. «Sonra çekimler başladı. Ben ne filmin adını b...

Meral Zeren Savaşa Böyle Girecek

14 yıldır sinema dünyasında şöhret kavgası veren Meral Zeren iki yıllık aradan sonra yeniden kamera karşısına döndü. Başrolünü oynadığı “Çiçek” filminde bile yarıçıplak sevişmeyi, öpüşmeyi kabul etmeyen yıldız ilk kez yeni şöhret politikasını ŞEY’e anlattı ve yine 14 yıldır gizlediği seksapelini ŞEY objektifine sergiledi. Ve sonunda 14 yıldır süren bir namus davası daha bitti. Ama bu dava iki kişi arasında değil bir kişinin ruhundaki iki ayrı kişiliğiyle sürdürdüğü anamus davasıydı ve bu kişi de sinemanın güzel yıldızı gazino sahnelerinin aranılan şarkıcısı Meral Zeren’di. Evet, şimdi bir hafta öncesine göre ruhen büyük değişime uğramış bir Meral Zeren var artık. İki yıllık aradan sonra tekrar Yeşilçam'a dönen ve başrolünü oynadığı “Çiçek” adlı filmde bile yarıçıplak yatağa girip sevişme sahnesine “Hayır” diyen Meral Zeren yok artık. Günün şartlarına, günün sinema anlayışına göre sanat kumarını kurallarıyla oynamayı kabul eden bir Meral Zeren var. Ve bu Meral Zeren eski Mera...

Sekse Düşkün Mine Soley Ramazanda Oruç Tuttu

Türk sinemasının en çok soyunan kadını Mine Soley , bu günlerde sahneyle, set arasında mekik dokuyordu. Bir aylık mecburi Ramazan istirahatından sonra tekrar ortaya çıkmış, kendini jet hızıyla sahneye ve film setine atmıştı. Mine Soley'i "Ölüm Emri" adlı filmin setinde bulduk. "Ölüm Emri"ni Yücel Uçanoğlu-Metin Film-Işık Toraman adına yönetiyordu. Filmin başrollerini Murat Soydan ve Esen Püsküllü oynuyordu. Ve Mine Soley'İn yanısıra oynıyan öteki oyuncular da Behçet Nacar, Ali Poyrazoğlu , Erden Alkan'dı. Son ikisi tiyatro oyuncularıydı. Mine Soley kamera karşısına çıkmak için sırasını bekliyor bu arada da makiyajını yapıyordu. Sahneyle film setleri arasında mekik dokuyan genç kadın: - ''Bir bilseniz ses alanında neler dönüyor. Bazı ses sanatçıları, sahneye geçen sinema oyuncularım nedense çekemiyorlar. Hanımefendiler bütün yeni şarkıları amborgoya almışlar,bize okutmak istemiyorlar, Eskimiş unutulmuş şarkılar da bize kalıyor. Ama ne ...