Sanat
dünyasında birçok ünlü kardeş gördük. Yabancı ve yerli
kardeş ünlüler arasında Şoray kardeşlerin yeri ise bambaşkadır.
Birbirine tarifsiz kuvvetle bağlı olan iki kardeş en zor
günlerinde sıkıntıları, üzüntüleri birlikte göğüslerken en
mutlu günlerinde de yaşadıkları mutluluğa ortak olurlar. Ancak
bu güzel bağlılığın tek üzüntülü örneği Türkan Şoray
ile Cihan Ünal’ın herkesten gizli evlenirken tek bilen kişi
olarak Nazan Şoray’ın nikahta bulunamayışında yaşanmıştı.
Dikkat çekmemek ve nikahın gizliliğini bozmamak için gazinoda
programlarını her zamanki süksesiyle sürdüren Nazan Şoray nikah
günü gidemediği için içinin kan ağladığını daha sonradan
itiraf etmişti. Bu üzüntülü olayı unutturan mutluluk ise 5 Ocak
Perşembe günü yeni yaşına giren Nazan Şoray’a sürpriz baskın
yapan Türkan Şoray’ın İstanbul’a gelişiyle yaşandı.
Kızkardeşine elinde pastası ve çiçeğiyle gelen Türkan Şoray
dakikalarca sarılarak öpmeye doyamadan kutlarken Nazan Şoray
mutluluktan hastalığını bile unutuverdi. Birlikte yeni yaşının
mumunu söndüren Şoray kardeşler şampanya patlatarak içlerindeki
coşkunluğu taşırdı sonrası kardeşine dönerek “Canım
kardeşim, kim ne derse desin, hayatımıza kimler girerse girsin
bizi kimse ayıramayacak. En zor günlerimizde olduğu gibi en mutlu
günlerimizde de bundan sonra birarada olacağız. Biricik annemizin
üstüne yemin ediyorum.” Ve bu yemin şöyle karşılık buldu:
“Ben de...”...(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)
Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi sinemaya da muhtelif yollardan gelinir; gelenlerin çoğu şöhret olup bol paraya kavuşma hayalini içlerinde bir virüs olarak taşıyarak silinip kaybolurlar, bir kısmı daha ilk edimini attığında önündeki bütün kapıları ardına kadar açık bulup zahmetsizce merdivenleri tırmanır; kimi dert çeker, çile çeker ama, direnir, şansını bekar. Şans günün birinde ona gülünce her şey birden ışıldar, şan, şöhret, para, hayranlar onun olur... Fatma Girik’i hangi sınıfa sokabilirsiniz. Bize kalırsa bu klasik sınıflamanın dışındadır Yeşilçam’ın mavi gözlü, açık sözlü Fato’su... Dışındadır, çünkü o şöhret olmak için çile çekmemiştir. Evet, sinemaya figüranlıkla başlamış, «Günahkar Baba» da, «Beş Hasta Var» da figüranlık yapmıştır, ama birden başrole fırlamış ve bir daha oradan aşağıya inmemiştir. Ama ne var, biliyor musunuz? Fatma Girik 'in asıl çilesi o zaman başlamıştır. Yeşilçam'da kadın yıldız öpüşmez, soyunmaz, makyajsız kamera karşısına geçmez, İstanb...

Yorumlar
Yorum Gönder