Ajda Pekkan’ın gazino sahnelerine dönüşü birkaç kez ertelendi.
Nedende süperstarın altında ezilmeyeceği bir assolisti bulamamış
olmasıydı. Önce Yüksel Uzel’e ardından Gönül Yazar’a
teklif yapıldı. Evet, yanlış anlamadınız, yıllardır birbirine
dargın olan Gönül Yazar ile Ajda Pekkan para uğruna dargınlığı
unutup birlikte çalışmayı kabul ettiler. Hatta İstanbul’un
lüks lokantası Park Şamdan’da başbaşa yemek yiyerek ön
görüşmeleri yaptılar. Ancak Ajda Pekkan daha önceden Yüksel
Uzel’e de ısrar ettiği gibi Gönül Yazar'la da kolkola fotoğraf
çektirerek gazino ilanlarının hazırlanmasını isteyince
sahnelerin kurt solisti bu şartla birlikte çalışamayacağını
söyledi. Ve Gönül Yazar evine gider gitmez gazinodan aldığı
avansı nazik bir teşekkürle aynen geri yolladı, üç gün süren
barışmadan sonra Ajda Pekkan ile Gönül Yazar birbirlerine yine
dargın ve yine sitemkar... Çünkü artık ortak menfaatleri
yok...(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)
1964 yılını 1965'e bağlayan günlerdeyiz... İstanbul rıhtımına güzel bir Italyan gemisi yanaştı: «San Marco»... Gemiden çıkan turistler Istanbul'ın tarihi anıtlarını, tabiat güzellikleri görmek istiyorlar. Geminin merdivenlerinden iki İtalyan kızı iniyor. Tam o sırada Türk sinema dünyasının ünlü karakter oyuncusu Turgut Özatay da orada bir arkadaşını ziyarete gelmiş. Kızlardan İngilizce bileni Turgut'a, «Ayasofya'ya ne taraftan gidebiliriz?» dîye sordu. Turgut da bu iki turist kıza, «İsterseniz otomobilimle sizi oraya götürebilirim,» cevabını verdi. Biraz sonra üç kişi Ayasofya'nın 1500 yıllık kubbesi altında geziyordu. Genç kızlardan Cinzia Morigi adında olanı Fransızca biliyordu ve Urbino üniversitesinde felsefe doktorası yapıyordu. Cinzia, İtalya'ya gittikten sonra, pek beğendiği Turgut Özatay'a bir teşekkür mektubu yazdı. Turgut bu mektubu arkadaşı Vladimir Krasovsky'ye tercüme ettirdi. Mektuplaşma aylarca, hatta yıllarca devam etti. 1965 geçmi...

Yorumlar
Yorum Gönder