Ana içeriğe atla

100 Milyonluk Anı Yok Oldu

Türkan Şoray - Cihan Ünal artık kabuklarından çıkıp yeni kurdukları dünyanın atmosferine alışmaya başladılar. Ve kapılannı açtığı gün ağızlarından ilk çıkan sözler günler boyunca kapalı kaldıktan Oran Sitesi’ndeki evlerinde verdikleri yeni kararlardı, üstelik milyonlarca liralık serveti yok edecek cinsten kararlar...
Geçtiğimiz yılın en büyük sansasyon, yaratan aşkı olan Türkan Şoray - Cihan Ünal beraberliği büyük gizlilikle yapılan bir nikahla mutlu sona ulaştıktan sonra şimdi şimdi gün ışığına çıkmaya başladı. 18 Ocak'ta İstanbul'da gösterilmeye başlanacak olan son filmleri ''Seni Seviyorum"un galasına katılmak üzere Ankara’daki evlerinden ilk kez beraber çıkacak olan Türkan Şoray ile Cihan Ünal bir ayı aşkın süredir oturdukları Oran Sitesindeki evlerinde aldıkları yeni kararları açıkladılar.
Şüphesiz bu kararlar arasında en önemlisi bundan sonra nerede oturacaklarını belirlemeleriydi. Evlenmeden kısa bir süre önce istifa ettiği Devlet Tiyatrosu'na yeniden dönüp dönmeme kararsızlığı içinde olan Cihan Ünal öncelikle kendi açısından yeni mesleki kararlarını aldıktan sonra yeni oturacakları evi nerede kuracaklarına dair ortak bir karar aldılar.
Evet, Cihan Ünal Devlet Tiyatrosundan bir yıllık süre için ayrılmayı planladı ve Türkan Şoray’la birlikte İstanbul'a yerleşmeye karar verdi. Ama nerede oturacaklardı? Herşeyden önce Türkan Şoray’ın “Bu eve çocuğumla gireceğim” dediği, yıllardır mesleğinden kazandığını yatırdığı Etiler semtindeki villasına yerleşip yerleşmeyeceği sorusu vardı zihinlerde. Çünkü bu yeni yapılan evi Türkan Şoray 21 yıldır beraber oturduğu Rüçhan Adlı ile birlikte hazırlamıştı. Bir başka deyişle Türkan Şoray ile Rüçhan Adlı’nın ortak olduğu gayri menkullerden en sonuncusuydu bu ev. Yıllardır yapımı için milyonlarca lira harcadığı ve içini kendi zevkine göre dekore ettirdiği kartal yuvasını anımsattıran bu eve kocası Cihan Ünal’ın arzusuna saygı duyarak yerleşmeme kararı aldı Türkan Şoray...
Bundan sonraki yaşamlarında geçmişi anımsattıracak hiçbir olayı yaşamak istemeyen Türkan Şoray harcadığı milyonları bir anda unutarak kendine yepyeni bir dünya yaratmaya karar verdi Cihan Ünal’la birlikte. Henüz oturacakları semti saptamayan Türkan Şoray - Cihan Ünal çifti ilk kez el yüzüne çıkacakları "Seni Seviyorum" filminin galasında bu konuyla ilgili yönelecek sorulara karşı sağlıklı cevaplar verebilmek için en geç Ocak ayının 18’ine kadar İstanbul’da nerede ev tutacaklarını da belirleyecekler...
1983 yılının son ayında yaptıkları yıldırım nikahın telaşını yeni yeni üstlerinden atan Türkan ile Cihan Ünal anlaşılacağı gibi henüz yaşadıkları mutluluğu doyasıya hissedip derin bir "Oh" çekemediler. Bu gidişle de rahat yüzü görmeleri biraz zor. Çünkü ev telaşı bitse ardından film şirketlerinin birbirinden cazip tekliflerini düşünmeye başlayacaklar. Zaten yaşamın bütün tadı tuzu da yaratılan telaş değil mi?..(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Turgut Özatay Evlendi

1964 yılını 1965'e bağlayan günlerdeyiz... İstanbul rıhtımına güzel bir Italyan gemisi yanaştı: «San Marco»... Gemiden çıkan turistler Istanbul'ın tarihi anıtlarını, tabiat güzellikleri görmek istiyorlar. Geminin merdivenlerinden iki İtalyan kızı iniyor. Tam o sırada Türk sinema dünyasının ünlü karakter oyuncusu Turgut Özatay da orada bir arkadaşını ziyarete gelmiş. Kızlardan İngilizce bileni Turgut'a, «Ayasofya'ya ne taraftan gidebiliriz?» dîye sordu. Turgut da bu iki turist kıza, «İsterseniz otomobilimle sizi oraya götürebilirim,» cevabını verdi. Biraz sonra üç kişi Ayasofya'nın 1500 yıllık kubbesi altında geziyordu. Genç kızlardan Cinzia Morigi adında olanı Fransızca biliyordu ve Urbino üniversitesinde felsefe doktorası yapıyordu. Cinzia, İtalya'ya gittikten sonra, pek beğendiği Turgut Özatay'a bir teşekkür mektubu yazdı. Turgut bu mektubu arkadaşı Vladimir Krasovsky'ye tercüme ettirdi. Mektuplaşma aylarca, hatta yıllarca devam etti. 1965 geçmi...

Ceyhan Cem'den Büyük İddia

Selçuk Ural'la beraberliğimiz 1966 Aralık ayında başladı. Daha önce de arkadaştık ama, sadece gezip tozuyorduk. Ne o bana, ne ben ona karışırdık. Bir gün bana Bütün erkek arkadaşlarla ilgini keseceksin. Filmleri bırakacaksın... Gazetecilere, artistlere selam vermiyeceksin dedi. Beni apayrı bir insan yapmak istiyordu. "Bunu zaman gösterir" diye teklifini kabul ettim. Bir arkadaşın evinde kalıyorduk. O Batı Kulüp'te çalışıyordu. Maddi vaziyetimiz iyi değildi. Arabasını satması o sıraya rastlar. Sonradan benim yüzümden sattığını söylemiştir ki, bu doğru değildir. Borcunu ödiyemediği ve şıklığa fazla düşkün olduğu için satmıştır. Bir süre sonra çalışmağa Ankara'ya gitti. Para yollıyacağını söylediği halde sözünü tutmadı... Kavgalarımız bir türlü bitmedi. Günün birinde bana evlenme teklif etti. "Birbirimizi tanımıyoruz... Daha ileride" dedim. Kurtuluş’ta bir ev tuttuk.Bütün istediklerimi almağa başladı. Israrla benden çocuk istiyordu."Gözü, duda...

Ahu Tuğba'nın Erkeği Kenan Kalav Olacak

Yazın son günlerini yaşadığımız Eylül ayının en büyük sansasyon yaratacak filmini çekmeye hazırlanıyor Ahu Tuğba . Türk - İran ortak yapımı olarak gerçekleşilecek bu filmde Tuğba’nın erkeği Kenan Kalav olacak... Gün artık büyük söz söyleme günü değil... Yoksa ademoğluna öyle yuttururlar ki zamanı ve yeri gelince... Nasıl mı? Alın size en canlı en güzel örneği. Daha bir hafta öncesine kadar Kenan Kalav’la film çevirmeyeceğini, hiç bir şekilde görüşmediğini önüne gelene söyleyen Ahu Tuğba üç gün önce Türk - İran yapımı bir filmde genç aktörle oynamayı kabul etti. Peki söylediği o kadar lafı nasıl yuttu dersiniz? Nasıl olacak 8 milyon Türk Lirası’na. Evet bugün Türk sinemasının zirvedeki yıldızları Türkan Şoray ’ın, Hülya Koçyigit ’in, Müjde Ar ’ın alamadığı ücreti bir film başına alarak yine ol vay kadın oluverdi Ahu Tuğba. Geçtiğimiz haftabaşı yaptığı anlaşmadan sonra nakit 8 milyon lira aldığının çabası, bir de hakaret ettiği, hor gördüğü Kenan Kalav’la kamera karşısına geçmeyi...

Meral Zeren Savaşa Böyle Girecek

14 yıldır sinema dünyasında şöhret kavgası veren Meral Zeren iki yıllık aradan sonra yeniden kamera karşısına döndü. Başrolünü oynadığı “Çiçek” filminde bile yarıçıplak sevişmeyi, öpüşmeyi kabul etmeyen yıldız ilk kez yeni şöhret politikasını ŞEY’e anlattı ve yine 14 yıldır gizlediği seksapelini ŞEY objektifine sergiledi. Ve sonunda 14 yıldır süren bir namus davası daha bitti. Ama bu dava iki kişi arasında değil bir kişinin ruhundaki iki ayrı kişiliğiyle sürdürdüğü anamus davasıydı ve bu kişi de sinemanın güzel yıldızı gazino sahnelerinin aranılan şarkıcısı Meral Zeren’di. Evet, şimdi bir hafta öncesine göre ruhen büyük değişime uğramış bir Meral Zeren var artık. İki yıllık aradan sonra tekrar Yeşilçam'a dönen ve başrolünü oynadığı “Çiçek” adlı filmde bile yarıçıplak yatağa girip sevişme sahnesine “Hayır” diyen Meral Zeren yok artık. Günün şartlarına, günün sinema anlayışına göre sanat kumarını kurallarıyla oynamayı kabul eden bir Meral Zeren var. Ve bu Meral Zeren eski Mera...

Önder Somer'in Şansı Açıldı

İstanbul'un Caddebostan, Suadiye ve Bostancı semtlerinin bu mevsimde sesiz, yalnız bir havası vardır. İnsana huzur, biraz da hüzün veren bir havadır bu... Hele hava yağmurluysa, hele yapraklar rüzgarın tesiriyle oradan oraya uçuşuyorsa... Biz de şubat ortasında, böyle bir akşam üstü, Caddebostan Plajyolu Mehtap Sokağında 33 numaralı evde oturan Önder Somer 'in evini arıyoruz. Etraf tenha. On dakikadır yürüdüğümüz halde yolda ya iki insan gördük, ya da üç... Sert lodos rüzgarı kulaklarımızı sağır edercesine uğulduyor... Kapıda bizi Önder Somer karşıladı. İki yaşındaki oğlu Öner de sırtında. Tıpkı babasına benziyor. Hani derler ya: «Hık demiş, burnundan düşmüş!» diye, öyle işte. - «Buralarda ne işin var?» dedik. «İki saattir yoldayız!» Bir süre yüzümüze bakarak güldü: - «Hele bir oturun bakalım,» dedi. «Bir yorgunluk kahvesi içelim, sonra konuşuruz.» Oturduk, kahvelerimizi içtik... Önder Somer anlatmaya başladı: - «İstanbul tarafını hiç sevmem. İnsan...