Yıllarca
büyük gizlilik içinde süren bu aşkın son bir kaç yıldan beri
ne denli komuoyunu meşgul ettiğini artık söylemek gereksiz
sanırız. Evet Orhan Gencebay ile Sevim Emre aşkı bu. Biten bir
evliliğin ardından filizlenen, şarkılara filmlere konu olan bu
aşktaki gelişmeler şimdi yine çiftin adından söz edilmesine yol
açtı... Besteciliğiyle, şarkıcılığıyla ve sanatının ürünü
olan şarkılarıyla haklı olarak arabesk dünyasında "Taçsız
Kıral” olan Orhan Gencebay’ın gizli dünyası şimdi oldukça
renklendi. Ve sürekli büyük aşkıyla ilgili haberlerin çıkması
yedi yıllık nikahsız aşkın noktalanmasına yol açtı. Daha
doğrusu nikahsız beraberliğin bitmesini hızlandırdı. Şimdi
Orhan Gencebay’ı görenler yedi yıldır süren nikahsız aşkın
bitmesine asılsız haberlerin yol açtığını anlıyor ve de
sanatçının gün geçtikçe neden içine kapanık olduğunu
hissediyorlar. Sevim Emre cephesinde ise büyük suskunluk var. Çok
yakın arkadaşlarının ve de ailesinin dışında kimseyle
görüşmüyor, konuşmuyor... Orhan Gencebay’ın kendini film ve
plak çalışmalarına verdiği konuşulurken, onun bugünlerde her
işini bırakıp sadece Boğaz’ın Rumelihisarı'nda aldığı yalı
dairesinin dekorasyonuyla uğraştığı ve biran önce bitmesi için
de büyük çaba sarfettiği görülüyor. Gencebay’ın yakın
çevreleri yedi yıllık nikahsız aşkın biteceğine pek inanmak
istemiyorlarsa da Gencebay sözleri ve hareketleriyle çok kararlı
olduğunu kuvvetlice hissettiriyor. Bu kararının kendisine mutluluk
mu yoksa mutsuzluk mu getireceği konusu ise yine sevenlerinin
hararetle tartıştıkları bir konu.Ve bütün bu yeni gelişmeleri
zaman değerlendirecek herhalde...Bu mutlu tablolara sık sık
rastlanıyor Orhan Gencebay’ın dünyasında. Son günlerde sık
görüldüğü çevrelerden kopmalarının nedeni ise başlayan nikah
hazırlıkları. Yedi yıllık nikahsız aşkın nikahla bitmesindeki
en büyük neden ise çevrelerinde çıkan ve basına yansıyan
çoğunluk asılsız haberler “Ayrıldılar” “Evlenemezler”
“Bu aşk kangrenleşti” gibi sık sık çıkan söylentilerin
nikahlanmayı hızlandırdığı söyleniyor. Özellikle Orhan
Gencebay’ın özel yaşantısıyla adından söz ettirmek istemeyen
bir karaktere sahip oluşuna karşılık bu tür söylentiler
yüzünden büyük sıkıntılara düştüğü sevdiği insana karşı
saygı ve sevgisinden bir şeyler kaybetmemek için de hayli çaba
sarfettiği yakınları arasında hep konuşuluyor. Ancak gün
geçtikçe ruhsal çöküntünün artmasından çekinen Orhan
Gencebay bu yaz içinde evlenerek dedikodulara hedef olamktan
kurtularak huzur ve mutlu bir yaşantı sürmeyi çabuk tarafından planlıyor...(diğer
haberler için aşağıdaki linke tıklayın)
1964 yılını 1965'e bağlayan günlerdeyiz... İstanbul rıhtımına güzel bir Italyan gemisi yanaştı: «San Marco»... Gemiden çıkan turistler Istanbul'ın tarihi anıtlarını, tabiat güzellikleri görmek istiyorlar. Geminin merdivenlerinden iki İtalyan kızı iniyor. Tam o sırada Türk sinema dünyasının ünlü karakter oyuncusu Turgut Özatay da orada bir arkadaşını ziyarete gelmiş. Kızlardan İngilizce bileni Turgut'a, «Ayasofya'ya ne taraftan gidebiliriz?» dîye sordu. Turgut da bu iki turist kıza, «İsterseniz otomobilimle sizi oraya götürebilirim,» cevabını verdi. Biraz sonra üç kişi Ayasofya'nın 1500 yıllık kubbesi altında geziyordu. Genç kızlardan Cinzia Morigi adında olanı Fransızca biliyordu ve Urbino üniversitesinde felsefe doktorası yapıyordu. Cinzia, İtalya'ya gittikten sonra, pek beğendiği Turgut Özatay'a bir teşekkür mektubu yazdı. Turgut bu mektubu arkadaşı Vladimir Krasovsky'ye tercüme ettirdi. Mektuplaşma aylarca, hatta yıllarca devam etti. 1965 geçmi...

Yorumlar
Yorum Gönder