Ana içeriğe atla

Böyle Soğuk Kadın Görmedim

''On yılı aşkın süredir film çeviriyoruz kardeşim. Ben bu kadar soğuk bir kadın görmedim. Sanki onu Divinia rolünde oynatıyoruz. Yüzünün soğukluğu meğer ruhunun yansımasıymış. Lanet olsun böyle çalışmaya..''
Bir yıla yakın süredir setlerden uzak kalan Kadir İnanır dönüş yaptığı Bedel filminin setinde hayli sinirli, kızgın ve de sitem doluydu. Bahar Öztan'la çekime başladığı yeni filminin seks öğesi olarak düşündüğü Fransız yıldız Chirstine Haydar'da umduğunu bulamayan inanır, onu büyük masraflar yaparak çağırdığına bin pişman olmuştu. Herşeyden önce seksi görüntüsünü filminde yeterince kullanamamanın verdiği bir gerilim vardı üstünde. Neredeyse sevişme sahnelerinde kazak giyecek kadar kapalı görünmeye kalkan Christine Haydar'la Fransızca ve İngilizçe bilmediği için anlaşamayan Kadir İnanır büyük bir kızgınlık içinde İsteklerini menajer Erkan Özerman'a anlatıyor ama karşılığında olumsuz yanıtlar alıyordu. İşte bu sinirli ortam içindede Kadir İnanır'ı sadece yakın dostu ve rol arkadaşı Ekrem Bora yatıştırıyordu.
Fransız yıldıza Türkiye'de çalışma izninin zarzor alındığını söyleyerek İnanır'ı sakinleştiren Ekrem Bora Christine Haydar'ın herhangi bir sansasyon yaratacak hareke yapmaktan kaçındığı için soğuk kaldığını sürekli hatırlattı.
Uzun süredir film çekememenin getirdiği sıkıntılar içinde sinirli yapısının daha da gerildiğini söyleyen Kadir İnanır'ın sert çıkışlarına filmin yönetmeni Melih Gölgen de katılınca film seti adeta bir buzhaneye döndü sık sık. Hele hele bu ortam içinde Christine Haydar'ın oldukça ilgisiz kalarak soğuk davranması İnanır'ı daha çok çileden çıkardı. Film setindeki gergin hava yüzünden basın mensuplannı genellikle sete almayan Melih Gülgen bu yapımdan hayli hoşnutsuz halde biran önce çekimi bitirmek için uğraştı geçtiğimiz hafta...
Bundan sonraki filmini Seda Sayan'la çevirmeye hazırlanan Kadir İnanır bir zamanlar çeşitli nedenlerden dolayı oynamak istemediği film yıldızlarımızı mumla ararken dillerde paslanmış eski bir halk deyimini söylüyordu sık sık: ''Gelen gideni aratırmış...''
TAKOZU KOYDU VE GEÇTİ
Kadir İnanır'ın daveti üzerine film çevirmeye gelen ama daha öncesine koyulan çalışma yasağının kaldırılması için çok uğraşan Christine Haydar'a daha önceki gelişinde Cüneyt Arkın'la çevirdiği filmden dolayı bir hayli umut bağlanmıştı. Özellikle filmin vurucu seks kokan sahnelerinde etkili olması beklenen, Christine Haydar istendiği gibi soyunmayınca ve de filmin başroldeki aktörleri Kadir İnanır ile Ekrem Bora'ya karşı soğuk kalınca hayal kırıklığı yarattı. Filmin bir sahnesinde Ekrem Bora'ya cilve yapması ve de etki altına alması gereken Christine Hayar yüksek topuk giyme alışkanlığından vazgeçmeyince dünün kurt aktörü yanında devanası gibi kaldı. Ortaya çıkan bu farklılık film ekibini güldürürken set görevlileri klasik çareye baş vurarak 10 santim yüksekliğinde bir takoz sayesinde Christine Haydar'dan birkaç santim uzun olabilen Ekrem Bora çevresinde gülenlere ''Ne yapalım kardeşim biz alışmışız minyon tipli ufak tefek Türk kadınlarına. Bu kadın, kadın değil safkan İngiliz tayı gibi mübarek'' demekten kendini alamadı...(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Turgut Özatay Evlendi

1964 yılını 1965'e bağlayan günlerdeyiz... İstanbul rıhtımına güzel bir Italyan gemisi yanaştı: «San Marco»... Gemiden çıkan turistler Istanbul'ın tarihi anıtlarını, tabiat güzellikleri görmek istiyorlar. Geminin merdivenlerinden iki İtalyan kızı iniyor. Tam o sırada Türk sinema dünyasının ünlü karakter oyuncusu Turgut Özatay da orada bir arkadaşını ziyarete gelmiş. Kızlardan İngilizce bileni Turgut'a, «Ayasofya'ya ne taraftan gidebiliriz?» dîye sordu. Turgut da bu iki turist kıza, «İsterseniz otomobilimle sizi oraya götürebilirim,» cevabını verdi. Biraz sonra üç kişi Ayasofya'nın 1500 yıllık kubbesi altında geziyordu. Genç kızlardan Cinzia Morigi adında olanı Fransızca biliyordu ve Urbino üniversitesinde felsefe doktorası yapıyordu. Cinzia, İtalya'ya gittikten sonra, pek beğendiği Turgut Özatay'a bir teşekkür mektubu yazdı. Turgut bu mektubu arkadaşı Vladimir Krasovsky'ye tercüme ettirdi. Mektuplaşma aylarca, hatta yıllarca devam etti. 1965 geçmi...

Ceyhan Cem'den Büyük İddia

Selçuk Ural'la beraberliğimiz 1966 Aralık ayında başladı. Daha önce de arkadaştık ama, sadece gezip tozuyorduk. Ne o bana, ne ben ona karışırdık. Bir gün bana Bütün erkek arkadaşlarla ilgini keseceksin. Filmleri bırakacaksın... Gazetecilere, artistlere selam vermiyeceksin dedi. Beni apayrı bir insan yapmak istiyordu. "Bunu zaman gösterir" diye teklifini kabul ettim. Bir arkadaşın evinde kalıyorduk. O Batı Kulüp'te çalışıyordu. Maddi vaziyetimiz iyi değildi. Arabasını satması o sıraya rastlar. Sonradan benim yüzümden sattığını söylemiştir ki, bu doğru değildir. Borcunu ödiyemediği ve şıklığa fazla düşkün olduğu için satmıştır. Bir süre sonra çalışmağa Ankara'ya gitti. Para yollıyacağını söylediği halde sözünü tutmadı... Kavgalarımız bir türlü bitmedi. Günün birinde bana evlenme teklif etti. "Birbirimizi tanımıyoruz... Daha ileride" dedim. Kurtuluş’ta bir ev tuttuk.Bütün istediklerimi almağa başladı. Israrla benden çocuk istiyordu."Gözü, duda...

Nükhet Duru'nun Çıplaklığı Başına Dert Oldu

ARTIK Nükhet Duru gecede 3-4 yerde sahneye çıkan bir uvertürdür. Repertuvarına daha bir dikkat eder; saçına, giyimine, hareketlerine daha bir özen göstermeye gayret eder. Bu arada Yeşilçam'dan da film teklifleri gelmektedir. Ve yıl 1970'tir. Ayhan Işık, Bahar Erdeniz ve Yusuf Sezgin 'in başrolleri paylaşacakları bir filmin hazırlıkları yapılmakta ve bu filme bir kadın oyuncu aranmaktadır. Ve Nükhet Duru adında karar verir yapımcılar. O günleri de şöyle anlatır Duru: «Bir gün çalıştığım gazinonun kulisine bir prodüksiyon amiri geldi. 'Nükhet Hanım hikaye tam size göre, Ayhan Işık'la oynayacaksınız' dedi. «Ben 'Oynayamam, imkanı yok' dedim. Adam 'Neden?' diye sordu. «'Zaten gecede üç dört yerde sahneye çıkıyorum. Gündüzleri de uyuyorum filmi ne zaman çekeceğiz. Film çekmeye zamanım mı var?' dedim. «'Biz çekim saatlerini sizin boş saatlerinize göre ayarlarız' dedi adam. «Sonra çekimler başladı. Ben ne filmin adını b...

Meral Zeren Savaşa Böyle Girecek

14 yıldır sinema dünyasında şöhret kavgası veren Meral Zeren iki yıllık aradan sonra yeniden kamera karşısına döndü. Başrolünü oynadığı “Çiçek” filminde bile yarıçıplak sevişmeyi, öpüşmeyi kabul etmeyen yıldız ilk kez yeni şöhret politikasını ŞEY’e anlattı ve yine 14 yıldır gizlediği seksapelini ŞEY objektifine sergiledi. Ve sonunda 14 yıldır süren bir namus davası daha bitti. Ama bu dava iki kişi arasında değil bir kişinin ruhundaki iki ayrı kişiliğiyle sürdürdüğü anamus davasıydı ve bu kişi de sinemanın güzel yıldızı gazino sahnelerinin aranılan şarkıcısı Meral Zeren’di. Evet, şimdi bir hafta öncesine göre ruhen büyük değişime uğramış bir Meral Zeren var artık. İki yıllık aradan sonra tekrar Yeşilçam'a dönen ve başrolünü oynadığı “Çiçek” adlı filmde bile yarıçıplak yatağa girip sevişme sahnesine “Hayır” diyen Meral Zeren yok artık. Günün şartlarına, günün sinema anlayışına göre sanat kumarını kurallarıyla oynamayı kabul eden bir Meral Zeren var. Ve bu Meral Zeren eski Mera...

Sekse Düşkün Mine Soley Ramazanda Oruç Tuttu

Türk sinemasının en çok soyunan kadını Mine Soley , bu günlerde sahneyle, set arasında mekik dokuyordu. Bir aylık mecburi Ramazan istirahatından sonra tekrar ortaya çıkmış, kendini jet hızıyla sahneye ve film setine atmıştı. Mine Soley'i "Ölüm Emri" adlı filmin setinde bulduk. "Ölüm Emri"ni Yücel Uçanoğlu-Metin Film-Işık Toraman adına yönetiyordu. Filmin başrollerini Murat Soydan ve Esen Püsküllü oynuyordu. Ve Mine Soley'İn yanısıra oynıyan öteki oyuncular da Behçet Nacar, Ali Poyrazoğlu , Erden Alkan'dı. Son ikisi tiyatro oyuncularıydı. Mine Soley kamera karşısına çıkmak için sırasını bekliyor bu arada da makiyajını yapıyordu. Sahneyle film setleri arasında mekik dokuyan genç kadın: - ''Bir bilseniz ses alanında neler dönüyor. Bazı ses sanatçıları, sahneye geçen sinema oyuncularım nedense çekemiyorlar. Hanımefendiler bütün yeni şarkıları amborgoya almışlar,bize okutmak istemiyorlar, Eskimiş unutulmuş şarkılar da bize kalıyor. Ama ne ...