Ana içeriğe atla

Çıplaklar Savaşıyor

Geçen yılın en çok sansasyon yaratan film ve ses yıldızı Ahu Tuğba’nın kameralar önünde sergilediği rahat çıplaklık değil genç rakiplerini yılların film yıldızlarını bile örtülü sekse iterken farkında olmadan onun seks uçurumunun dibine gelmesine sebep oldu. Bir süre önce “Soyunmazsa para yok" diye Ahu Tuğba’nın her filminde mutlak seviştiğini, yatağa girip egzotik sahneleri tekrarladığını yazmış ve gelecekteki sanat politikasının ciddi bunalımlar doğuracağını belirtmiştik. Ancak birçok sanatçı gibi kendini bıktırmamak yüzünü yıpratmamak için bir süredir özletme taktiğini uygulayan Ahu Tuğba’nın Yeşilçam’daki yokluğunu bir başka seksi şarkıcı Seda Sayan dolduruverdi. Hem de Kadir İnanır, Tarık Akan gibi gerçek sinema sanatçılarının güdümlemesiyle... İki güzel gözlü kadının rekabeti son olarak Kadir İnanır'ın Ahu Tuğba yerine Seda Sayan’ı tercih etmesiyle daha da artarken haklarında şimdiden küçük düşürücü sözlerle atıp tutmaya başladılar bile... Ahu Tuğba ve Seda Sayan’ın soğuk harbi söz düellosuyla sıcak harbe dönüşedursun kullandıkları tek silah olan çıplaklıklarını en uç noktalara kadar getirmeleri daha çok film yapımcılarının işine yarıyor, örneğin Kadir İnanır’la çevirdiği "İmparator” adlı son filminde bile masum bir hemşireyi canlandırmasına rağmen ateşli sevişme sahnelerini senaryo içine bir buket çiçek gibi serpiştiren Seda Sayan peşisıra gelen tekliflerin çokluğu yüzünden film başına aldığı fiyatını bile artırıyor... Öte yanda ise Ankara'da gazino çalışmalarını sürdüren Ahu Tuğba her an patlamaya hazır bir mayın gibi avını bekliyor. Ve bu arada bugüne kadar gizlenen rekabeti Kadir İnanır'ın körüklemesiyle birbirlerine hakaret edebilecek kadar düşmanlıklarını sürdürüyorlar...
Üst üste çevirdikleri filmlerle büyük iş yapan Kadir İnanır-Ahu Tuğba ikilisinin son zamanlarda birbirlerine düşman kesilmeleri hem iki sanatçıyı gizliden gizliye kahrediyor hem de film yapımcılarını çileden çıkartıyor.
Tarık Akan’la film çevirmesini hazmedemeyen Ahu Tuğba hakkında sürekli konuşan Kadir İnanır'ın sözlerine güzel yıldızın da cevap vermesi aradaki bağları daha da kopardı. Film çevirdikleri sırada birbirleriyle aşk yaşayacak kadar bütünleşen ikilinin şimdi can düşmanı kesilmesi sinema çevresinde değişik değişik dedikoduların çıkmasına yol açarken son sözü Kadir İnanır sert bir şekilde söyledi: "Magazin gazetelerinde hakkımda atıp tuttuğu gibi özür dilemesini bilecek Ahu hanım. Özür dilediği takdirde eski dostluğumuzu tekrar diriltebiliriz.
Ancak böyle affederim..."
''Üstüme Gelmesin Onu Yokederim''
Ahu Tuğba’ya rakip olarak çıkartılan ve bugünlerde Yeşilçam'ın ünlü prodüktörleri tarafından el bebek gülbebek tutulduğu için havalara giren Seda Sayan kendisine öyle güveniyorki hakkında söylenenleri hiç umursamadan sadece bir cümle ile cevap vermekle yetiniyor:
"Üstüme gelmesin onu yok ederim."
Son günlerde artan film tekliflleri yüzünden fiyatını artıran Seda Sayan'ın Ahu Tuğba'yı film setlerinden silmek için bedava film bile çevirebileceğini söyleyen yakınları keçi gibi inatçı olduğunu, aynı zamanda hırsıyla çok şeyler yapabileceğini iddia ediyorlar. Seda Sayan’ın Ahu Tuğba’nın şöhretini söndürüp söndüremeyeceği ise şimdi iddia konusu film piyasasında...
Hemşire Değil Dişi Canavar
Sezer Film adına Kadir İnanır’la çevirdiği “İmparator" adlı filmde masum bir hemşireyi canlandıran Seda Sayan'ın göz kamaştırıcı sahneleri Kadir İnanır’ın hastane tedavisi sırasında filizlenen aşkıyla başlayacak. Ve o masum hemşire haliyle karşısındaki erkeğin başını fırıl fırıl döndüren, özellikle yatak sahnelerinde yürekleri hop hop oynatan Seda Sayan için Kadir İnanır şu sözleri kullanıyor; “Hemşire değil bu adeta bir dişi canavar...”
Güzel gözlü kadınlara olan hayranlığını her zaman ortaya çıkartan Kadi İnanır’ın Ahu Tuğba’dan sonra Seda Sayan’ı seçmesindeki en büyük faktörün yine bir çift güzel göz olduğu yeterince görülüyor.
"Önce benim gibi sevişmeyi öğrensin"
Seda Sayan'ın film piyasasındaki yokluğundan yararlanarak ön plana çıkmasına hiçbir tepki göstermeyen Ahu Tuğba hakkında söylenen lafları duyunca yara almış dişi kaplan gibi kükredi adeta.
''Daha dün ikinci sınıf gazinolarda solistlik yapıyordu. Ne çabuk adam oldu. Ben sekiz senedir film çeviriyorum. Ama gerçek yerimi ancak geçen yıl buldum. Onun filmini seyredenler benimle kıyas bile edemiyorlar. Çıplaklığını ön plana koyuyorsa önce sevişmeyi öğrensin. Zaten gelen gideni aratırmış derler ya. Herhalde Kadir beni şimdi mumla arıyordur...''...(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Turgut Özatay Evlendi

1964 yılını 1965'e bağlayan günlerdeyiz... İstanbul rıhtımına güzel bir Italyan gemisi yanaştı: «San Marco»... Gemiden çıkan turistler Istanbul'ın tarihi anıtlarını, tabiat güzellikleri görmek istiyorlar. Geminin merdivenlerinden iki İtalyan kızı iniyor. Tam o sırada Türk sinema dünyasının ünlü karakter oyuncusu Turgut Özatay da orada bir arkadaşını ziyarete gelmiş. Kızlardan İngilizce bileni Turgut'a, «Ayasofya'ya ne taraftan gidebiliriz?» dîye sordu. Turgut da bu iki turist kıza, «İsterseniz otomobilimle sizi oraya götürebilirim,» cevabını verdi. Biraz sonra üç kişi Ayasofya'nın 1500 yıllık kubbesi altında geziyordu. Genç kızlardan Cinzia Morigi adında olanı Fransızca biliyordu ve Urbino üniversitesinde felsefe doktorası yapıyordu. Cinzia, İtalya'ya gittikten sonra, pek beğendiği Turgut Özatay'a bir teşekkür mektubu yazdı. Turgut bu mektubu arkadaşı Vladimir Krasovsky'ye tercüme ettirdi. Mektuplaşma aylarca, hatta yıllarca devam etti. 1965 geçmi...

Ceyhan Cem'den Büyük İddia

Selçuk Ural'la beraberliğimiz 1966 Aralık ayında başladı. Daha önce de arkadaştık ama, sadece gezip tozuyorduk. Ne o bana, ne ben ona karışırdık. Bir gün bana Bütün erkek arkadaşlarla ilgini keseceksin. Filmleri bırakacaksın... Gazetecilere, artistlere selam vermiyeceksin dedi. Beni apayrı bir insan yapmak istiyordu. "Bunu zaman gösterir" diye teklifini kabul ettim. Bir arkadaşın evinde kalıyorduk. O Batı Kulüp'te çalışıyordu. Maddi vaziyetimiz iyi değildi. Arabasını satması o sıraya rastlar. Sonradan benim yüzümden sattığını söylemiştir ki, bu doğru değildir. Borcunu ödiyemediği ve şıklığa fazla düşkün olduğu için satmıştır. Bir süre sonra çalışmağa Ankara'ya gitti. Para yollıyacağını söylediği halde sözünü tutmadı... Kavgalarımız bir türlü bitmedi. Günün birinde bana evlenme teklif etti. "Birbirimizi tanımıyoruz... Daha ileride" dedim. Kurtuluş’ta bir ev tuttuk.Bütün istediklerimi almağa başladı. Israrla benden çocuk istiyordu."Gözü, duda...

Nükhet Duru'nun Çıplaklığı Başına Dert Oldu

ARTIK Nükhet Duru gecede 3-4 yerde sahneye çıkan bir uvertürdür. Repertuvarına daha bir dikkat eder; saçına, giyimine, hareketlerine daha bir özen göstermeye gayret eder. Bu arada Yeşilçam'dan da film teklifleri gelmektedir. Ve yıl 1970'tir. Ayhan Işık, Bahar Erdeniz ve Yusuf Sezgin 'in başrolleri paylaşacakları bir filmin hazırlıkları yapılmakta ve bu filme bir kadın oyuncu aranmaktadır. Ve Nükhet Duru adında karar verir yapımcılar. O günleri de şöyle anlatır Duru: «Bir gün çalıştığım gazinonun kulisine bir prodüksiyon amiri geldi. 'Nükhet Hanım hikaye tam size göre, Ayhan Işık'la oynayacaksınız' dedi. «Ben 'Oynayamam, imkanı yok' dedim. Adam 'Neden?' diye sordu. «'Zaten gecede üç dört yerde sahneye çıkıyorum. Gündüzleri de uyuyorum filmi ne zaman çekeceğiz. Film çekmeye zamanım mı var?' dedim. «'Biz çekim saatlerini sizin boş saatlerinize göre ayarlarız' dedi adam. «Sonra çekimler başladı. Ben ne filmin adını b...

Meral Zeren Savaşa Böyle Girecek

14 yıldır sinema dünyasında şöhret kavgası veren Meral Zeren iki yıllık aradan sonra yeniden kamera karşısına döndü. Başrolünü oynadığı “Çiçek” filminde bile yarıçıplak sevişmeyi, öpüşmeyi kabul etmeyen yıldız ilk kez yeni şöhret politikasını ŞEY’e anlattı ve yine 14 yıldır gizlediği seksapelini ŞEY objektifine sergiledi. Ve sonunda 14 yıldır süren bir namus davası daha bitti. Ama bu dava iki kişi arasında değil bir kişinin ruhundaki iki ayrı kişiliğiyle sürdürdüğü anamus davasıydı ve bu kişi de sinemanın güzel yıldızı gazino sahnelerinin aranılan şarkıcısı Meral Zeren’di. Evet, şimdi bir hafta öncesine göre ruhen büyük değişime uğramış bir Meral Zeren var artık. İki yıllık aradan sonra tekrar Yeşilçam'a dönen ve başrolünü oynadığı “Çiçek” adlı filmde bile yarıçıplak yatağa girip sevişme sahnesine “Hayır” diyen Meral Zeren yok artık. Günün şartlarına, günün sinema anlayışına göre sanat kumarını kurallarıyla oynamayı kabul eden bir Meral Zeren var. Ve bu Meral Zeren eski Mera...

Sekse Düşkün Mine Soley Ramazanda Oruç Tuttu

Türk sinemasının en çok soyunan kadını Mine Soley , bu günlerde sahneyle, set arasında mekik dokuyordu. Bir aylık mecburi Ramazan istirahatından sonra tekrar ortaya çıkmış, kendini jet hızıyla sahneye ve film setine atmıştı. Mine Soley'i "Ölüm Emri" adlı filmin setinde bulduk. "Ölüm Emri"ni Yücel Uçanoğlu-Metin Film-Işık Toraman adına yönetiyordu. Filmin başrollerini Murat Soydan ve Esen Püsküllü oynuyordu. Ve Mine Soley'İn yanısıra oynıyan öteki oyuncular da Behçet Nacar, Ali Poyrazoğlu , Erden Alkan'dı. Son ikisi tiyatro oyuncularıydı. Mine Soley kamera karşısına çıkmak için sırasını bekliyor bu arada da makiyajını yapıyordu. Sahneyle film setleri arasında mekik dokuyan genç kadın: - ''Bir bilseniz ses alanında neler dönüyor. Bazı ses sanatçıları, sahneye geçen sinema oyuncularım nedense çekemiyorlar. Hanımefendiler bütün yeni şarkıları amborgoya almışlar,bize okutmak istemiyorlar, Eskimiş unutulmuş şarkılar da bize kalıyor. Ama ne ...