Televizyonun
henüz varolmadığı ve etkinliğini bugünkü gibi sağlayamadığı
yıllarda gerek dünyada, gerekse ülkemizde şöhret olmak isteyen
yıldız adaylarının attığı adımlar şöyle sıralanırdı...
Yarışmalarla bu renkli dünyaya transfer olmak, bir tesadüf sonucu
girebilmek, figüranlıktan dikkat çekerek yükselmek, ya da
rejisörle veya organizatörle girilen aşk ilişkisi içinde ödünler
vermek... Bugün ise bu koşullara bir yenisi daha eklendi... O da
şöhrete giden yolun ekrandan geçtiği gerçeği... Artık şöhret
olmak isteyen yıldız adaylarının da, şöhrete ulaşmış
sanatçıların da en büyük ideallerinden biri, televizyonun o
sihirli gücünden yararlanarak, halkın karşısına ekranlarda
çıkmak...
Özellikle
de son yıllarda örneklerini gördüğümüz gibi hiçbir sanatsal
olayı olmayan veya sınırlı bir izleyici kitlesi olan yıldız
adayları ekranda görünerek kısa yoldan sinema ve sahnede şöhrete
ulaştı, para kazandı. Hatta bırakın yeni yıldız adaylarını
şöhretini sinema ve ya sahnede yapmış sanatçılarda televizyona
çıkarak şöhretine şöhret kattı, yeniden canlandı. İşte
sınırlı şöhretini önce sinemada yapan, sonra sahnelerde
sürdüren ''ama benim diğerlerinden ne eksiğim var'' diyerek
aradığı yeri bir türlü bulamayan Sezer Güvenirgil'e de, son
günler içinde en büyük destek yine TRT televizyonundan geldi,
önce Ramazan ayı içinde ''Dört Tarih Dört Ramazan" adlı
program içerisinde hem skeçlerde yer alan, hem de bir şarkı
söyleyen GüvenirgiI, ardından bayram arifesinde ekranlara gelen
“Katibim'' adlı yerli filmde İzleyicilerin karşısına Zeki Müren'le çıktı. Ama durun biraz... Çeşitli sanat olaylarını
gerçekleştiren sanatçılara anlaşılmaz gerekçelerle denetim
uygulayarak, ekran yasağı koyarak izleyicinin karşısına
çıkmasını engelleyen TRT'nin Sezer Güvenirgil'e yaptığı jest,
bu kadarla da bitmedi. Güvenirgil'i bayramdan sonra bir gece
ekranlarımızda bu defa da dört şarkılık solo programıyla
bulduk...
Evet, kısa aralıklarla
tam üç kez ve de uzun sürelerle Güvenirgil'i evlerimize konuk
eden TRT'nin üst üste yaptığı bu jestlere karşılık, şimdi
şöhrotini koruma savaşı veren sanatçıya "peki, senin
TRT'deki dayın kim" diye soruyor herkes. Çünkü TRT'nin
şöhretin doruğundaki sanatçılara bile bu denil şans tanımazken.
Sezer Güvenirgil'e fazlasıyla ''öz evlat" muamelesi yapması
dikkat çekiyorda...(diğer haberler için aşağıdaki linke
tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder