Yılın
olay filmi olarak nitelendirilen ve sinema seyircisinin kafasına
adeta şırıngalanan Türkan Şoray’ın evlilik öncesi kocası
Cihan Ünal’la birlikte çevirdiği “Seni Seviyorum” adlı film
nihayet vizyona girdi... Vizyona girmeden bir gece önce de Türkiye
Çocuk Köyleri Vakfı yararına Emek Sinemasında düzenlenen galada
Türkan Şoray evlendikten sonra ilk kez Cihan Ünal’la birlikte
gözüktü ve büyük ilgi topladı... Ve bir yerde Türkan Şoray bu
galaya gelmekle kendini affettirdi. Bilindiği gibi “Seni
Seviyorum” filminin çekimleri sırasında Şoray’ın çok önem
verdiği Türkiye Çocuk Köyleri Vakfı Etap Marmara Oteli’nde bir
gece düzenlemiş, Türkan Şoray da bu geceye ne pahasına olursa
olsun “geleceğim” demişti... Aynı tarihte İskenderun’da
filmin çekimi için bulunan Türkan Şoray, o gün çalışmadığı
halde İstanbul’a gelmemiş, 1500 davetli de söz vermesine rağmen
Türkan Şoray'ı boşuna beklemişti... Gece sona erdiği zaman
bütün konuklarla birlikte Vakfın yöneticileri Türkan Şoray’a
kırılmışlardı..."Seni Seviyorum” filminin galasında
Türkan Şoray’ın, Cihan Ünal’la birlikte bulunacağını iki
hafta önceden gazete ilanlarıyla açıklandı. Gala "Çocuk
Köyleri Vakfı” yararına yapılıyordu ve teberrulu satılan
biletlerden sağlanan gelirle de kimsesiz çocukların yüzleri
birazcık da olsa gülecekti...Nitekim gala gecesi Türkan Şoray
gayet şık bir şekilde ve kocası Cihan Ünal’la birlikte geldi.
Konukların film öncesi tek tek hatırlarını sordu, onlarla sohbet
etti, tebrikleri kabul etti, alkışlara selam, verdi ve bütün
bunların sonucu söz verip gelişiyle kendini affettirdi...(diğer
haberler iin aşağıdaki linke tıklayın)
1964 yılını 1965'e bağlayan günlerdeyiz... İstanbul rıhtımına güzel bir Italyan gemisi yanaştı: «San Marco»... Gemiden çıkan turistler Istanbul'ın tarihi anıtlarını, tabiat güzellikleri görmek istiyorlar. Geminin merdivenlerinden iki İtalyan kızı iniyor. Tam o sırada Türk sinema dünyasının ünlü karakter oyuncusu Turgut Özatay da orada bir arkadaşını ziyarete gelmiş. Kızlardan İngilizce bileni Turgut'a, «Ayasofya'ya ne taraftan gidebiliriz?» dîye sordu. Turgut da bu iki turist kıza, «İsterseniz otomobilimle sizi oraya götürebilirim,» cevabını verdi. Biraz sonra üç kişi Ayasofya'nın 1500 yıllık kubbesi altında geziyordu. Genç kızlardan Cinzia Morigi adında olanı Fransızca biliyordu ve Urbino üniversitesinde felsefe doktorası yapıyordu. Cinzia, İtalya'ya gittikten sonra, pek beğendiği Turgut Özatay'a bir teşekkür mektubu yazdı. Turgut bu mektubu arkadaşı Vladimir Krasovsky'ye tercüme ettirdi. Mektuplaşma aylarca, hatta yıllarca devam etti. 1965 geçmi...

Yorumlar
Yorum Gönder