Türkan Şoray - Cihan Ünal evliliğinde kararın kanun yararına Yargıtayca
bozulmasından sonra Yargıtay yetkilileri ile konuştuk. Ancak seçim
yasakları nedeniyle isminin açıklanmasını istemeyen Yargıtay’ın
üst düzeydeki bir yetkilisi aynen şunları söyledi: “Bu çok
boyutlu bir konudur. Türkan Şoray ve Cihan Ünal yasalarla alay
etmişlerdir. Ünlü olduğundan dolayı etrafında binbir kadın
olsun. Ondan sonra da sen git seksüel nevroz diye rapor al ve
yıldırım nikâhı yap. Olmaz böyle şey. Kimi kandırıyorlar?
Biz olayın göstermelik olduğunu ve basından gizli nikâh yapmak
için böyle bir yola başvurduklarını biliyoruz. Bundan daha iyi
bir örnek olamaz. Neymiş seksüel nevroz ? Kanunlarla alay
edercesine böyle davranmalarının tabii ki hesabı sorulacak...
Sorulacak ki bundan sonra böyle nedenlerle yıldırım nikâhı
yaptırmak isteyenlere örnek olacak... Ayrıca şimdi rapor
verenlerin üstüne gidiyoruz... Cihan Ünal’a bu rapor nasıl
verilmiştir. Verenlerden de hesap sorulacaktır..”
30
Kasım 1983 Çarşamba akşamı Ankara-İstanbul arası yapılan
telefon görüşmesinden sonra ahizeler kapanırken Türkan Şoray ve
Cihan Ünal’ın yaşamında yeni bir sayfa açılıyordu...
Aylardan
beri haklarında çıkan beraberlik söylentileri, onların dirençle
sürdürdükleri yalanlamalara karşın aynı dirençle evlilik
olayından sözediyordu bütün basın. Ve kamuoyu da bu konuda
şartlanmış olarak onlar istedikleri kadar yalanlaya dursunlar iki
sanatçının her an nikâh masasına oturacağına inanıyorlardı.
Sonuçta haklı çıkan Türkan Şoray’ın Cihan Ünal'la
evleneceğini iddia eden bazı basın organları ile kamuoyu oldu.
Çünkü Kastamonu’nun Araç ilçesinde cinsel bunalımı neden
göstererek, tıbbi terimle "Seksüel Nevroz''a tutulmuş Cihan
Ünal yıldırım nikâhı için rapor alıyor ve iki şahitle
birlikte gizlice nikâhı gerçekleştiriyordu.
Yani
her şeyi Cihan Ünal planlamış, Türkan Şoray sadece evinden
taksi ile çıkıp Ankara’ya yakın yerde müstakbel koca adayıyla
buluşmuştu... Bu olaylar iki sanatçıyı manşetlerden
indirmezken, evlilikleri de söylentileriyle birlikte bugünlere
geldi. Yani yaklaşık dört aydır Türkan Şoray ve Cihan Ünal
kanun önünde karı-koca sayılıyorlardı. Sayılıyorlardı
diyoruz zira Yargıtay’ın iki hafta önce verdiği karar
Şoray-Ünal çiftinin evliliğine gölge düşürdü. 863988-552
numaralı evlenme cüzdanlarının keyfini sürerlerken ağızlarının
tadı kaçtı. Şimdi gelelim evlilik biçimine ve bağlantılı
Yargıtay olayına... Bilindiği gibi Cihan Ünal o ana kadar normal
bir erkekken cinsel bunalıma girdiğini göstererek rapor aldı ve
bu raporla Araç ilçesi Belediyesi’nde nikâh kıyıldı. Yani
Türkan Şoray ve Cihan Ünal yıldırım nikahıyla ilansız
evlendiler.
Bu
evliliğin üzerinden üç ayı aşkın zaman geçtikten sonra,
Adalet Bakanlığı’nın yazısı üzerine Cumhuriyet Savcısı
yasaları konuşturarak, Medeni Kanun'un 107. maddesi gereğince
Cihan Ünal’ın seksüel nevroz geçirmesinin ilân süresinin
kaldırılmasını gerektiren sebep olmadığı gerekçesi ile
evliliğin feshini istedi ve ortada kanuni şartlar yok iken evlenme
aktinin ilansız yapılmasına izin verilmesini usul ve kanuna aykırı
buldu. Cumhuriyet Savcısı’nın bu istemini görüşen Yargıtay
İkinci Hukuk Dairesi de temyiz edilmemek şartıyla kesinleşmiş,
bulunan 2.12.1983 tarih ve 983/224 sayılı Araç Sulh Hukuk
Mahkemesi’nin kararını kanun yararına oybirliği ile bozdu.
Cihan Ünal her ne kadar Yargıtay'ın verdiği karar sonucu
değiştirmez diyorsa da, yasalar iki ünlü karı kocadan hesap
soruyor şimdi. Hukuk adamları ise Anayasa hükümleri gereğince
evliliğin feshedilmesi gerektiği görüşünde birleşiyorlar.
Ve
bize söyleyecek söz kalmıyor yasaların yanında...
BURHAN
APAYDIN
“Savcılığın
derhal harekete geçmesi görevidir”
ÇETİN
YILDIRIMAKIN
“Evlilik
yasaldır endişeye gerek yok”
İLHAN
GÜNDÜZ
“İlgililer
evliliğin feshini isteyebilir, ancak...”...(diğer haberler için
aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder