Ana içeriğe atla

İbrahim Tatlıses'le Perihan Savaş Birbirine Girdi

Kemal Sunal’la birlikte “Sosyete Şaban” adlı yeni bir filme başlayan Perihan Savaş’ın Tatlıses’in muhtemel nikahlısı için diktirdiği gelinliğini filmde giymesi İbo’yu küplere bindirdi. Bunu kendisine yapılmış bir hakaret olarak kabul eden Tatlıses’le, Savaş arasında tartışma çıktı...
Karakollara düştükleri o dayak olayından sonra Perihan Savaş ile İbrahim Tatlıses’in arasındaki buzlar ilk kez yaklaşık iki ay önce kızları Melek Zübeyde’nin doğum gününde çözülmeye başlamıştı. O gün gösterdiği davranışlarla Perihan Savaş’ın gözüne girmeye çalışan Tatlıses sonunda bir nebze de olsa amacına ulaşmış ve kızının annesi kendisine nihayet yeşil ışık yakmıştı. Hatta öyle ki, evleneceklerini bile yakın çevrelerine ilan etmişler ve Tatlıses Perihan Savaş’ın gelinliğini hazırlatmıştı. Öte yandan İbrahim Tatlıses sinemada da Perihan Savaş’la filmler çevirmeyi umuyor ve bu konuyla ilgili planlar kuruyordu. Ne var ki, Perihan Savaş’ın Kemal Sunal’la birlikte geçtiğimiz günlerde “Sosyete Şaban adlı yeni bir filme başlaması Tatlıses’in ilkin iş konusundaki hayallerini suya düşürdü. Kızgınlığını belli etmemeye çalışan İbrahim Tatlıses buna karşılık eski sevgilisi Derya Tuna ile yarı istekli yarı isteksiz yeni bir filme başladı. Ancak Tatlıses’i asıl küplere bindiren olay şu sıralarda Cem Film adına çekimi devam eden Sosyete Şaban’da rol gereği Kemal Sunal’la evlenen Perihan Savaş’ın nikahı için giyeceği ve Tatlıses’in diktirdiği gelinliğini filmde giymesiydi. Bu davranışı bir hakaret olarak kabul eden İbrahim Tatlıses görgü tanıklarının belirttiğine göre olayı haber alır almaz derhal Savaşın evine giderek apartmanın girişinde uzunca bir ağız kavgasına girdi...
- “Sen ne hakla nikahımız için diktirdiğimiz gelinliği filmde giyersin. Kime sordun, bana danıştın mı? Nasıl böyle sorumsuzca davranabilirsin, bak Perihan kızımın anasısın, sevdiğim kadınsın ama davranışlarına dikkat et, ayağını denk al. Durduk yerde işler kötüleşmesin şeklinde Perihan Savaşa tehditkâr sözler sarfedince Savaş da alttan almadı ve kapılarını aralayan komşularının da duyduğu bir şekilde İbrahim Tatlısese ağzına geleni söyledi...
- “Sen ne benim film çevirdiğime, ne kimle, nasıl oynadığıma, ne de giyeceğime hiç mi hiç kanşamazsın. Madem ki, o gelinlik benim için dikilmiş istediğimi yaparım. İster filmde giyerim, ister sadaka veririm. Asıl ayağını denk alması gereken biri varsa o da sensin, ben değil sen benim peşimden koşuyorsun.”...(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mualla Omay Ümidi Kesmiyor

MUALLA Omay... Sinemanın genç yıldızlarından... Türkan Şoray'a benzerliği ile tanınan sanatçı, kısa zamanda gerek fiziğiyle, gerek yeteneğiyle kendini kanıtlamayı başarmıştı. Bugüne kadar tam 15 filmde rol alan sanatçı, bu arada pek çok reklam filmiyle de ekranlarımızda karşımıza gelmişti... Bugünkü başarısının çok çalışmasına bağlı olduğunu söyleyen sanatçı, «Önceleri herkes benim Türkan Şoray 'a benzediğimden dolayı sinemada tutunduğumu söylüyordu. Ancak ben bu görüşe katılmıyorum. Ben bugünkü başarımı çok çalışmama ve azmime borçluyum. Ben öyle küçük rol diye ayırt etmeden her filmde oynuyordum. Ve sanatın gerektirdiği her türlü role çıkıyordum. Böylelikle kısa zamanda kendimi kanıtlamayı başardım. Ve birçok filmde de başrol oynadım. Bence her sanatçının ilk yıllarında böyle dönemleri olmuştur» diyor. Bu arada birçok video filminde de rol aldığını belirtirken, ayrıca önünde pek çok film teklifi olduğunu da söylüyor. Bu konuda şöyle konuşuyor sanatçı: «Ben son za...

Ceyhan Cem'den Büyük İddia

Selçuk Ural'la beraberliğimiz 1966 Aralık ayında başladı. Daha önce de arkadaştık ama, sadece gezip tozuyorduk. Ne o bana, ne ben ona karışırdık. Bir gün bana Bütün erkek arkadaşlarla ilgini keseceksin. Filmleri bırakacaksın... Gazetecilere, artistlere selam vermiyeceksin dedi. Beni apayrı bir insan yapmak istiyordu. "Bunu zaman gösterir" diye teklifini kabul ettim. Bir arkadaşın evinde kalıyorduk. O Batı Kulüp'te çalışıyordu. Maddi vaziyetimiz iyi değildi. Arabasını satması o sıraya rastlar. Sonradan benim yüzümden sattığını söylemiştir ki, bu doğru değildir. Borcunu ödiyemediği ve şıklığa fazla düşkün olduğu için satmıştır. Bir süre sonra çalışmağa Ankara'ya gitti. Para yollıyacağını söylediği halde sözünü tutmadı... Kavgalarımız bir türlü bitmedi. Günün birinde bana evlenme teklif etti. "Birbirimizi tanımıyoruz... Daha ileride" dedim. Kurtuluş’ta bir ev tuttuk.Bütün istediklerimi almağa başladı. Israrla benden çocuk istiyordu."Gözü, duda...

Fatma Girik'in Çıplaklıktaki Cömertliği

Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi sinemaya da muhtelif yollardan gelinir; gelenlerin çoğu şöhret olup bol paraya kavuşma hayalini içlerinde bir virüs olarak taşıyarak silinip kaybolurlar, bir kısmı daha ilk edimini attığında önündeki bütün kapıları ardına kadar açık bulup zahmetsizce merdivenleri tırmanır; kimi dert çeker, çile çeker ama, direnir, şansını bekar. Şans günün birinde ona gülünce her şey birden ışıldar, şan, şöhret, para, hayranlar onun olur... Fatma Girik’i hangi sınıfa sokabilirsiniz. Bize kalırsa bu klasik sınıflamanın dışındadır Yeşilçam’ın mavi gözlü, açık sözlü Fato’su... Dışındadır, çünkü o şöhret olmak için çile çekmemiştir. Evet, sinemaya figüranlıkla başlamış, «Günahkar Baba» da, «Beş Hasta Var» da figüranlık yapmıştır, ama birden başrole fırlamış ve bir daha oradan aşağıya inmemiştir. Ama ne var, biliyor musunuz? Fatma Girik 'in asıl çilesi o zaman başlamıştır. Yeşilçam'da kadın yıldız öpüşmez, soyunmaz, makyajsız kamera karşısına geçmez, İstanb...

Sekse Düşkün Mine Soley Ramazanda Oruç Tuttu

Türk sinemasının en çok soyunan kadını Mine Soley , bu günlerde sahneyle, set arasında mekik dokuyordu. Bir aylık mecburi Ramazan istirahatından sonra tekrar ortaya çıkmış, kendini jet hızıyla sahneye ve film setine atmıştı. Mine Soley'i "Ölüm Emri" adlı filmin setinde bulduk. "Ölüm Emri"ni Yücel Uçanoğlu-Metin Film-Işık Toraman adına yönetiyordu. Filmin başrollerini Murat Soydan ve Esen Püsküllü oynuyordu. Ve Mine Soley'İn yanısıra oynıyan öteki oyuncular da Behçet Nacar, Ali Poyrazoğlu , Erden Alkan'dı. Son ikisi tiyatro oyuncularıydı. Mine Soley kamera karşısına çıkmak için sırasını bekliyor bu arada da makiyajını yapıyordu. Sahneyle film setleri arasında mekik dokuyan genç kadın: - ''Bir bilseniz ses alanında neler dönüyor. Bazı ses sanatçıları, sahneye geçen sinema oyuncularım nedense çekemiyorlar. Hanımefendiler bütün yeni şarkıları amborgoya almışlar,bize okutmak istemiyorlar, Eskimiş unutulmuş şarkılar da bize kalıyor. Ama ne ...

Aydın Birsel Kimin Oğlu

Dünya sahnesinden 13 yıl önce ayrılan, Türk sinemasının sadece bakışıyla bile izleyeni gönüllü bir tutsaklığa tabi kılmayı başarmış efsane ismi Belgin Doruk 'u bugüne kadar hep başkaları anlattı! "Küçük Hanımefendi"nin vefatına kadar bir an bile yanından ayrılmayan oğlu Aydın Birsel ise suskunluğunu ilk kez bozdu! "Hayata gözlerimi açıp etrafımı kavramaya başladığımda gözlerimin içine sevgiyle bakan güzel bir kadın hatırlıyorum Dünya güzeli bir kadın..." Konuşurken sesi titriyor. Heyecanlı Kısa aralıklarla yutkunuyor Sarf edeceği sözü özenle seçiyor. İlk kez bir gazeteciye, hayatının en kıymetli varlığını, annesini anlatıyor olmanın verdiği hüzünle sarmaş dolaş bir heyecan bu Sol yanağında annesinden miras belirgin bir "ben" var. Bu aynı zamanda bir "kader ortaklığının" nişanı! Bugüne kadar çok insan anlatmış annesini. Çok insan hayatı üzerine kalem oynatmış O hep durup izlemiş, dinlemiş, ölümsüzlük diyarına uğurlayana dek yanında...