1
Ekim Pazartesi günü saatler 15.00'i gösterirken Cağaloğlu’nda
gazetemizin bulunduğu cadde üzerinde bir kaynaşma oldu. Trafik bir
anda durdu ve yüzlerce kişi caddeyi bir anda doldurdu. Çünkü
gazetemizin önünde duran taksiden inen uzun boylu, göz dolduran ve
alımla yürüyen kişi Bülent Ersoy'dan başkası değildi.
Hayranlarından gelecek olan telefonlara cevap vermek üzere tam
üçbuçuk saat boyunca oturduğu masadan kalkamayan ve yemeğini
bile bir yandan telefonlara cevap vererek yiyen Bülent Ersoy, bu
süre boyunca kaç kişinin sorularına cevap verdiğini
hatırlayamadı tabii. Çünkü daha kapatır kapatmaz ikinci bir
telefon geliyordu. Bülent Ersoy'a sorulan sorulardan çoğu sahneye
ne zaman çıkacağı üzerinde odaklanıyordu.Ancak 32 yaşındaki
tezgahtar Cem Örterin sorusu Bülent Ersoy'u şaşkına çevirdi. Ne
diyeceğini şaşırdı... Güldü... Duraladı... Bir türlü cevap
veremiyordu. Peki ne sormuştu Cem Örter... Dilerseniz saat 17.00
sıralarında gelen bu telefon konuşmasını öne alalım ve Bülent
Ersoy'la tezgahtar hayranı arasında geçen ilginç konuşmayı
aynen iletelim...
-Bülent
hanım, iyi günler. Tek bir soru hakkım olduğu için direkt olarak
sormak istiyorum. Benimle evlenmeyi düşünür müsünüz acaba?
-Hah,
hah, hah... ilk defa böyla bir soruyla karşılaşıyorum. Ne
diyeceğimi şaşırdım...
-Evet
haklısınız ama bir daha böyle fırsat geçer mi ele?
-Sizin
hislerinize saygı duyuyorum beyefendi. Ama bildiğiniz gibi evlilik
müessesesl hayat boyu devam etmesi gereken bir olay. Onun için
şimdilik size bir cevap veremeyeceğim özür dilerim...
Ve
şimdi de üçbuçuk saat içerisinde Bülent Ersoy'la konuşma
fırsatı bulabilen okuyucularımızın isimleri ile sanatçımıza
sordukları sualleri ve aldıkları yanıtları aynen yayınlıyoruz..
İstanbul'dan
Bülent Sultan:
-Bülent
ablacığım merhaba. Biz sizinle adaşız biliyor musunuz? Ama bazı
arkadaşlarım benimle dalga geçiyorlar. Acaba ismimi değiştirsem
mi?
-Ne
münasebet evladım. Sen kimsenin sözlerine aldırmayacaksın.
-Siz
değiştirecek misiniz ablacığım?
-Hayır
yavrum...
Ankara'dan
Ümit Köseci:
-Bülent
hanım,- tanımadığınız kişiler sizi kaçırsa ve bu kaçıranlar
çok yakışıklı olsa ne gibi bir tavır alırsınız?
-İlginç
bir soru. Ama hemen şunu belirteyim, kaçıranların yakışıklı
ya da çirkin olmaları hiç önemli değil. Bu çok çirkin bir
olay. Ayrıca ben evvelallah oradan sıyrılmasını bilirim, çeşitli
olaylardan sıyrıldığım gibi. Ben sahne hayatımda ne tabanca, ne
bıçaklarla tehdit edildim, nelerle karşılaştım. Onun için
dirayetli bir kadınım
İstanbul’dan
Şermin Vardar:
-Hiç
parasız kaldığınız oldu mu acaba?
-E,
muhakkak... Herkes gibi benim de parasız kaldığım günler
olmuştur tabii...
Nilgün
Şişmanoğlu:
-Çocukları
seviyor musunuz? -Ah yavrum... Senin gibi tatlı olurlarsa başımın
üstünde taşırım ben
-Hayatta
yapmak isteyip yapamadığınız bir şey var mı?
-Efendim,
hayatta istediğim her şeye Allah'ın izniyle kavuştum.
İstanbul'dan
Alp Kaymaklı:
-İlk
çıktığınız gazino ve ilk söylediğiniz şarkı?
-1974
18 Ekim tarihinde Bebek Maksim Gazinosu’nda Tuti Mucize Guyem
şarkısını okudum... İstanbul’dan Nejat Gülmez:
-Duyduğuma
göre falcılara çok inanıyormuşsunuz. Eğer bir falcı sizin
sanneye çıkacağınızı söylese ve bu gerçekleşse, o falcıya
ne bağışlardınız?
-Herhalde
milyonlar bağışlardım...
Agop
Uyanık:
-Sizin
Kıbrıs'ta muayene olduğunuz ve bunun sonucu olarak % 75 erkek
olduğunuz söylentisi var.:? Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
-Efendim,
ben hayatımda Kıbrıs'a hiç gitmedim. Ayrıca muayene olmak
isteseydim, muhakkak ki İstanbul’da muayene olurdum. Ne böyle bir
muayene ne de böyle bir karar yoktur. Şu anda karşınızda Bülent
Ersoy olarak konuşuyor isem, aslı astan olmayan uydurma haberlere
inanmayın...
İstanbul’dan
Belgin Tuncer, Naciye Kaplanoğlu:
-Hangi
parfümü kullanıyorsunuz, çok pahalı mı?
-10
yıldan beri Estee Lauder'in Private Collection’unu kullanıyorum.
Artık tenimin kokusu oldu bu. öyle ki, bu kokuyu duyduktan zaman
"Bülent geliyor” derler... Aynca ben kullanıyorum diye
pahalı olması da gerekmez...
İstanbul’dan
Gönül Kaya, Nil Özsoy:
-Hayatta
en çok sevdiğiniz şey ve en çok sevdiğiniz yemek..
-Hayatta
en çok sevdiğim önce Allah sonra annem. En sevdiğim yemek ise
mantı ama inanın ki, ne zamandan beri hasret kaldım çünkü
rejimdeyim. Bugünde Sultanahmet köftesine dayanamadığım için
yedim, yani rejim bozulmuş oldu...
İstanbul'dan
Funda Berber, Aysel Yüksel, Peride Bengi, Şermin Gezen, Galip
Sergen, Hüseyin Aslan, İzmit’ten Necip Bozyiğit:
-Bülent
hanım, acaba hangi takımı tutuyorsunuz?
-Kimse
darılmasın, gücenmesin. Bütün takımları seviyorum, hepsi
kardeşim, arkadaşım olurlar. Ama benim siyah ve beyaza karşı
aşırı bir zaafım olduğu için Beşiktaşlıyım efendim. Siyah
için de ayrılıktır derler ama ne yapalım, hah hah...
İstanbul’dan
Ümit Keleşoğlu, Adapazarı’ndan Asaf Maya, Ankara'dan Gülten
Koçyiğit, Arzu İletir, Kerem Çapa, Adana’dan Timur Yazıcı,
Edirne'den Behlül Vardar:
-Almanya'ya
yine dönecek misiniz Bülent hanım? Orada film çalışmalannız
sürüyor mu? Bu arada bir söylentiye göre orada çevirdiğiniz
filmde Oya Aydoğan kızınız rolünü oynamış, doğru mu?
-Efendim,
burada daha 15-20 gün kadar misafirim, sonra film çalışmalanmı
sürdürmek için Almanya'ya döneceğim. Oya Aydoğan hanımefendiyle
film çevirdim diye bir olay yok... Herhalde yanlış malumat
edinmişsiniz...
Manisa'dan
Nuran Özler ,Sevda Çerçi, Tarık Yediler, Kütahya'dan Orçun
Ayyıldız, İstanbul'dan Çiğdem Telli, Tayfun Baltacı:
-İki
cinsi birarada yaşadınız. Kadın olmakla erkek olmak arasındaki
farkı nasıl tanımlarsınız?
-Ben
iki cinsi birarada yaşadım diye bir şeyi kabul etmiyorum efendim.
Çünkü doğduğum günden beri, şu andaki yani ameliyattan sonraki
duygulanım taşıyorum. Duygularımda herhangi bir değişiklik söz
konusu değil. Onun İçin bu farkı açıklayamayacağım. Çünkü
ben hiçbir zaman erkek olmadım...
İstanbul’dan
Akif Bozoğlu, Mahmut Uyar, Teoman Saygılı, Necla Soyar,Mahmura
önal, Suat Gençoğlu, Ümran Tanır, Diyarbakır’dan Şeyhmuz
Kahveci, Antalya’dan Cemal Gazi, Sinop’tan Kamil Şensayar:
-Bülent
Hanım askerliğinizi nerede yaptınız?
-Çok
komik... Ben askerliğimi yapmadım efendim. Çünkü malumunuz
Türkiye’de yaşıyoruz İsrail’de değil. Ve Türkiye'de
kadınlar henüz askerlik yapmıyorlar. Ama böyle bir kanun çıkarsa
ben de vatanıma harhangi bir şekilde yararlı olmak isterim...
İstanbul'dan
Zeki Tandoğan, Yılmaz Güner, Selime Bayrak,Güldal Taze, Cemile
Sezgin, Ankara’dan Mustafa Uysal, Meral Yiğit, Çanakkale'den
Sevim Değer:
-Bülent
hanım, sinema için ilk ve son çevirdiğiniz film, en çok duyarak
oynadığınız rol ve Türk sinemasında en çok beğendiğiniz bay
ve bayan sanatçı... Bu arada Altın Portakal'ı kazanan Tarık Akan
hakkında görüşleriniz?
-İlk
çevirdiğim film Gülşen Bubikoğlu hanımefendiyle ‘Sıralardaki
Heyecan’ idi. Son filmim ise Almanya'da çekilen "Yaşamak
istiyorum". Ve bu filmimdeki rolümü çok duyarak, hissederek
oynadım. Türk sinemasında bütün arkadaşlarımı tek tek
beğeniyorum, herhangi bir ayırım yapamayacağım. Bu yıl Altın
Portakal’ı kazanan Tarık Akan ise çok değer verdiğim bir
sanatçı arkadaşımdır. Yakışıklılığı ile oyun gücünü
çok iyi bütünleştirdiği için bu ödül hakkıdır...
İstanbul’dan
Sibel Doğramacı, Haluk Ünüvar, Melike Yıldız, Macit Hak, Cumali
Kolcu, Mehmet Selimoğlu, İzmit’ten Korhan İnan:
Diğer
sanatçılara fark atacak dereceda güzel bir kadın oldunuz Bülent
hanım. Acaba vücut ölçülerinizi verebilir misiniz?
-Önce
değerli düşüncelerinize teşekkür ederim. Vücut ölçülerim
şöyle: 100-70-100, boyum 1.74, kilom 65...
İstanbul’dan
Ayşe Çakır, Bülent Keskin, Murat Çelik, Nevra Söyler, Nurcan
Boyacı, Sami Gambaz, Mehmet Kart, Fazıl Duran:
-Hanımlara
yaşı sorulmaz ama siz söyleyebilir misiniz?
-Hah,
hah, hah.. Aslında ben yaşımı saklayan bir insan değilimdir. 32
yaşındayım. 9.6.1952 doğumluyum. Ama bana göre insanların nüfus
kağıtlarında yazılı olan yaşlan değil de içlerinde
hissettikleri yaş önemlidir. Ben de şu anda kendimi resmen 21
yaşında genç bir kız olarak hissediyorum.
İstanbul'dan
Güllen Yusuf, Bora Sarper, Celal Turan, Kenan Cana, Selim İnce,
Ahmet Korkmaz, Suna Çerkez, Kemal Aktar, Hulusi Altürk, Cevher
Kınalı:
-Evlenmeyi
düşünüyor musunuz Bülent hanım? Çocuk sahibi olmak ister
miydiniz?
-Her
kadın gibi ben de evlenmeyi isterim elbette, yalnız benim yanıma
yakışabilecek, hislerimi açısından bütünlük sağlayabilecek
genel bulduğum takdirde evlenirim. Ama böyle birini 'aman bulayım’
diye bir çaba sarfetmiyorum. Çocuk konusuna gelince. Bu şimdilik
tıbben imkansız. Bu da beni çok üzüyor. Ama tek tesellim benim
zaten 50 milyon çocuğumun yani hayranlarımın olması.
İstanbul’dan
Bijen Özyazıcı, Nazlı Aydın, Mişon Yaratan, Ankara’dan
Mustafa Yalnız, Ayşe Gözcü, Mebrure Topuz, İzmir'den Nesim
Nahmiyas, Rüstem Çımacı, Ali Şakır, Şükran Lerzan,
İstanbul’dan Nuri Yıldızalp, Aynur Kartaş, İpek Aktar, Dilara
Saruhan, Mualla Gülden, Ankara’dan Mehmet Ozan, Gönül Yazıcı,
Baysan Özel, Meral Sözün:
-Sizi
sahnelerde ne zaman görebileceğiz, çünkü hepimiz sizi çok
özledik:
-Nazik
düşüncelerinize binlerce teşekkür ederim. Benim sahneye
çıkmayışımın nedeni malum. Bütün hayranlanmın sormuş olduğu
bu soruya ne diyeyim. İnşallah Allah’ın izniyle çok yakında
sahneye çıkabileceğim diyelim de öyle olsun. Netice İnşallah
iyi olsun. Dilerim en yakın zamanda sizlerle beraber oluruz...
Bülent
Ersoy'dan plak, kaset, resim gibi istekleri olan okuyucularımız ise
şunlardı:İstanbul’dan Figen Kanu, Bülent Uğuriuoğlu, İbrahim
Sürücü,Seyhan Akgün, Adnan Dağıstan, Songül Baş, Ahmet
Mermer, Gülay Sever, Fatma Güllü, Ahmet Karslı, Selami Güler.
Adana’dan Mehmet Yakar, Sevim Işık, Alev İnci, Sermet Topçu,
Kemli Sabit. İzmir’den Nurcan Yakamoz, Gül Taneci, Selim Kolay.
Ankara'dan ümit ışıldar, Yücel İleri, Suna Mantar, Zuhal Çetin.
İzmit'ten Sevgi Demir, Manisa'dan Abdullah Sevimli. Balıkesir'den
İbrahim Canyakan, Edirne'den Süleyman Çevik...
Evet,
Bülent Ersoy üç buçuk saat boyunca çakılı kaldığı masadan
yorgun bir biçimde kalkmıştı ama söylediğine göre bu
yorgunlukların en mutluluk vericisiydi...(diğer haberler için
aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder