Son
yılların en çok konuşulan aşkı, bildiğiniz gibi film yıldızı
Hülya Avşar ile Galatasaray’ın golcü futbolcusu Tanju Çolak
arasında sürüyor... Her ne kadar “bitti” gibi laflar
ediliyorsa da Tanju’nun son zamanlardaki form grafiği aksini
söylüyor...
Ancak,
çapkın golcünün işi bundan böyle zor olacak, çünkü
karşısında çifte tabancalı ve de milyarlara sahip bir rakip var.
Adı, Hasan Kızıler... Nereden mi çıktı? Postadan... Yok yok
şaka etmiyoruz, Hasan Bey, Hülya Avşar’a olan aşkını daha
fazla bastıramamış ye arkadaşlarımızdan birine mektup yollayıp
içine de “Hülya Avşar benimle evlensin, ona bir milyarlık
arsamı armağan edeceğim” diye yazmış... Ve ilave etmiş: “Bu
işi yaparsan 150 milyon da sana” diye... Bizim arkadaşın o
taraklarda bezi yok ama böylesine bonkör bir “Avşar kızı”
hayranı karşısında Tanju’nun işinin hayli zor olacağı da
gerçek... Bakarsınız Hülya Avşar’da Amerikalı aktör Charlie
Sheen gibi “Para güçtür” felsefesine inananlardır...(diğer
haberler için aşağıdaki linke tıklayın)
1964 yılını 1965'e bağlayan günlerdeyiz... İstanbul rıhtımına güzel bir Italyan gemisi yanaştı: «San Marco»... Gemiden çıkan turistler Istanbul'ın tarihi anıtlarını, tabiat güzellikleri görmek istiyorlar. Geminin merdivenlerinden iki İtalyan kızı iniyor. Tam o sırada Türk sinema dünyasının ünlü karakter oyuncusu Turgut Özatay da orada bir arkadaşını ziyarete gelmiş. Kızlardan İngilizce bileni Turgut'a, «Ayasofya'ya ne taraftan gidebiliriz?» dîye sordu. Turgut da bu iki turist kıza, «İsterseniz otomobilimle sizi oraya götürebilirim,» cevabını verdi. Biraz sonra üç kişi Ayasofya'nın 1500 yıllık kubbesi altında geziyordu. Genç kızlardan Cinzia Morigi adında olanı Fransızca biliyordu ve Urbino üniversitesinde felsefe doktorası yapıyordu. Cinzia, İtalya'ya gittikten sonra, pek beğendiği Turgut Özatay'a bir teşekkür mektubu yazdı. Turgut bu mektubu arkadaşı Vladimir Krasovsky'ye tercüme ettirdi. Mektuplaşma aylarca, hatta yıllarca devam etti. 1965 geçmi...

Yorumlar
Yorum Gönder