Ana içeriğe atla

Perihan Savaş Çark Etti

İbrahim Tatlıses cephesinde hiç bir zaman olaysız bir gün geçmiyor. Derya Tuna’yla beraberliği, ayrılması, barışması derken şimdi de ortaya bir evlilik olayı çıktı... Özellikle magazin çevresinin yakından ilgilendiği bu olay gündemdeyken, Perihan Savaş’ın yorumu, bakalım başkaları tarafından nasıl yorumlanacak?..
''İbrahim Tatlıses evlendi... Yok canım evlenmedi. Urfa’da uydurulan bir masal bu... Aman nasıl olur, aynı otelde kalabilmek için evlilik cüzdanlarını göstermişler... Aaa son olayı biliyor musunuz? İbo Tuna’yla kavga etmiş Derya Tuna da çekip gitmiş. Derya’yı nasıl geri çağırmışlar biliyor musunuz? İbrahim Tatlıses bıçaklandı diye kandırarak geri getirmişler... Ne aşk yahu?..."
Son günlerin en sansasyonel, en ilgi çekici konularının başında İbrahim Tatlıses’in Derya Tuna’yla evlilik olayı geliyor hiç kuşkusuz. Özellikle de magazin olaylarıyla yakından ilgilenenler bu konuyla ilgili söylenen hiç bir lafı kaçırmıyorlar... Gerçekten de ünlü türkücünün evlilik olayı tam bir muamma olup çıktı. Herkes olayı bir başka yönüyle alıyordu. Bir de işin Perihan Savaş yönü var tabii... Yıllar süren bir beraberlik ayrılmalar, barışmalar ve son olarak resmi olmayan bir ilişki olmasına karşın yılların biriktirdiği sevgiye karşılık olarak verilen bir çocuk. Çocukla birlikte gelen kesin ayrılık... Önce bir sessizlik ardından magazin basınında günlerce yer alan bir haber ''İbo Perihan Savaş’ı hastanelik etti...'' Ve daha neler neler...
Evet, bunca olaya, Perihan Savaş’ın onunla ilgili olarak konuşmamaya yemin etmesine rağmen İbrahim Tatlıses’le Derya Tuna’nın evlilik olayı gündeme gelince bir gariplikler olmaya başladı Perihan Savaş’a... ''Adını bile anmak istemiyorum'' dediği adam hakkında şimdi neler söylüyor biliyor musunuz? Çok şeyler, ama içlerinden bir tanesi herkese ister istemez aynı şeyi söyletecek ''Perihan Savaş sarhoş mu ne?..." Çünkü ne diyor İbrahim Tatlıses hakkında biliyor musunuz? ''Hayatımda bir tek erkek sevdim, o da İbrahim Tatlıses’tir..." Evet, bunları söyleyen Perihan Savaş’ın ta kendisi. Ve şöyle devam ediyor ''Bir tek kez aşık oldum, sevdim, sevildim. Hatta öylesine sevdim ki, kendisine büyük bir nimet bir çocuk verdim..."
Şaşırtıcı değil mi? Ama gerçek işte. Noktasına, virgülüne dokunmadık. Aynen Perihan Savaş’ın ağzından çıktığı gibi yazdık. Bunca olaydan sonra ''kesinlikle istemiyorum" demelerden sonra, hatta ''asla" demesine rağmen dayak olayını affetmesinden sonra aslında Perihan Savaş’ın bu sözleri söylemesi pek o kadar da şaşırtıcı gelmiyor insana... Vardır bir bildiği elbet... Durup durup da tam evlilik olayının üstüne bunları söylediğine göre...(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Turgut Özatay Evlendi

1964 yılını 1965'e bağlayan günlerdeyiz... İstanbul rıhtımına güzel bir Italyan gemisi yanaştı: «San Marco»... Gemiden çıkan turistler Istanbul'ın tarihi anıtlarını, tabiat güzellikleri görmek istiyorlar. Geminin merdivenlerinden iki İtalyan kızı iniyor. Tam o sırada Türk sinema dünyasının ünlü karakter oyuncusu Turgut Özatay da orada bir arkadaşını ziyarete gelmiş. Kızlardan İngilizce bileni Turgut'a, «Ayasofya'ya ne taraftan gidebiliriz?» dîye sordu. Turgut da bu iki turist kıza, «İsterseniz otomobilimle sizi oraya götürebilirim,» cevabını verdi. Biraz sonra üç kişi Ayasofya'nın 1500 yıllık kubbesi altında geziyordu. Genç kızlardan Cinzia Morigi adında olanı Fransızca biliyordu ve Urbino üniversitesinde felsefe doktorası yapıyordu. Cinzia, İtalya'ya gittikten sonra, pek beğendiği Turgut Özatay'a bir teşekkür mektubu yazdı. Turgut bu mektubu arkadaşı Vladimir Krasovsky'ye tercüme ettirdi. Mektuplaşma aylarca, hatta yıllarca devam etti. 1965 geçmi...

Ceyhan Cem'den Büyük İddia

Selçuk Ural'la beraberliğimiz 1966 Aralık ayında başladı. Daha önce de arkadaştık ama, sadece gezip tozuyorduk. Ne o bana, ne ben ona karışırdık. Bir gün bana Bütün erkek arkadaşlarla ilgini keseceksin. Filmleri bırakacaksın... Gazetecilere, artistlere selam vermiyeceksin dedi. Beni apayrı bir insan yapmak istiyordu. "Bunu zaman gösterir" diye teklifini kabul ettim. Bir arkadaşın evinde kalıyorduk. O Batı Kulüp'te çalışıyordu. Maddi vaziyetimiz iyi değildi. Arabasını satması o sıraya rastlar. Sonradan benim yüzümden sattığını söylemiştir ki, bu doğru değildir. Borcunu ödiyemediği ve şıklığa fazla düşkün olduğu için satmıştır. Bir süre sonra çalışmağa Ankara'ya gitti. Para yollıyacağını söylediği halde sözünü tutmadı... Kavgalarımız bir türlü bitmedi. Günün birinde bana evlenme teklif etti. "Birbirimizi tanımıyoruz... Daha ileride" dedim. Kurtuluş’ta bir ev tuttuk.Bütün istediklerimi almağa başladı. Israrla benden çocuk istiyordu."Gözü, duda...

Ahu Tuğba'nın Erkeği Kenan Kalav Olacak

Yazın son günlerini yaşadığımız Eylül ayının en büyük sansasyon yaratacak filmini çekmeye hazırlanıyor Ahu Tuğba . Türk - İran ortak yapımı olarak gerçekleşilecek bu filmde Tuğba’nın erkeği Kenan Kalav olacak... Gün artık büyük söz söyleme günü değil... Yoksa ademoğluna öyle yuttururlar ki zamanı ve yeri gelince... Nasıl mı? Alın size en canlı en güzel örneği. Daha bir hafta öncesine kadar Kenan Kalav’la film çevirmeyeceğini, hiç bir şekilde görüşmediğini önüne gelene söyleyen Ahu Tuğba üç gün önce Türk - İran yapımı bir filmde genç aktörle oynamayı kabul etti. Peki söylediği o kadar lafı nasıl yuttu dersiniz? Nasıl olacak 8 milyon Türk Lirası’na. Evet bugün Türk sinemasının zirvedeki yıldızları Türkan Şoray ’ın, Hülya Koçyigit ’in, Müjde Ar ’ın alamadığı ücreti bir film başına alarak yine ol vay kadın oluverdi Ahu Tuğba. Geçtiğimiz haftabaşı yaptığı anlaşmadan sonra nakit 8 milyon lira aldığının çabası, bir de hakaret ettiği, hor gördüğü Kenan Kalav’la kamera karşısına geçmeyi...

Meral Zeren Savaşa Böyle Girecek

14 yıldır sinema dünyasında şöhret kavgası veren Meral Zeren iki yıllık aradan sonra yeniden kamera karşısına döndü. Başrolünü oynadığı “Çiçek” filminde bile yarıçıplak sevişmeyi, öpüşmeyi kabul etmeyen yıldız ilk kez yeni şöhret politikasını ŞEY’e anlattı ve yine 14 yıldır gizlediği seksapelini ŞEY objektifine sergiledi. Ve sonunda 14 yıldır süren bir namus davası daha bitti. Ama bu dava iki kişi arasında değil bir kişinin ruhundaki iki ayrı kişiliğiyle sürdürdüğü anamus davasıydı ve bu kişi de sinemanın güzel yıldızı gazino sahnelerinin aranılan şarkıcısı Meral Zeren’di. Evet, şimdi bir hafta öncesine göre ruhen büyük değişime uğramış bir Meral Zeren var artık. İki yıllık aradan sonra tekrar Yeşilçam'a dönen ve başrolünü oynadığı “Çiçek” adlı filmde bile yarıçıplak yatağa girip sevişme sahnesine “Hayır” diyen Meral Zeren yok artık. Günün şartlarına, günün sinema anlayışına göre sanat kumarını kurallarıyla oynamayı kabul eden bir Meral Zeren var. Ve bu Meral Zeren eski Mera...

Önder Somer'in Şansı Açıldı

İstanbul'un Caddebostan, Suadiye ve Bostancı semtlerinin bu mevsimde sesiz, yalnız bir havası vardır. İnsana huzur, biraz da hüzün veren bir havadır bu... Hele hava yağmurluysa, hele yapraklar rüzgarın tesiriyle oradan oraya uçuşuyorsa... Biz de şubat ortasında, böyle bir akşam üstü, Caddebostan Plajyolu Mehtap Sokağında 33 numaralı evde oturan Önder Somer 'in evini arıyoruz. Etraf tenha. On dakikadır yürüdüğümüz halde yolda ya iki insan gördük, ya da üç... Sert lodos rüzgarı kulaklarımızı sağır edercesine uğulduyor... Kapıda bizi Önder Somer karşıladı. İki yaşındaki oğlu Öner de sırtında. Tıpkı babasına benziyor. Hani derler ya: «Hık demiş, burnundan düşmüş!» diye, öyle işte. - «Buralarda ne işin var?» dedik. «İki saattir yoldayız!» Bir süre yüzümüze bakarak güldü: - «Hele bir oturun bakalım,» dedi. «Bir yorgunluk kahvesi içelim, sonra konuşuruz.» Oturduk, kahvelerimizi içtik... Önder Somer anlatmaya başladı: - «İstanbul tarafını hiç sevmem. İnsan...