İlk
kez ŞEY Gazetesi aracılığıyla yıllardır sakladığı oğlu
Hakan Ural'ı resmen açıklayan Selçuk Ural, oğlunun geleceğinden
kesinlikle korkmuyor artık. Çünkü şu sıralar bir manken
ajansında çalışan Hakan Ural podyumların aranan mankenleri
arasına karıştığı gibi Yeşilçam'ın da paylaşılmayan jön
adayları arasına giriverdi. Ancak, video şirketinin işlerine
koşturmaktan oğluna yeterince zaman ayıramayan Selçuk Ural oğlu
yanlış adım atmasın diye alacağı kararlarda yardımcı
olabilecek en yakın dostu Ferdi Özbeğen'i görevlendirdi. Müzik
dünyasının dışında iki filmle sinemada da deneyimi olan Ferdi
Özbeğen ''Hakan yakışıklılığı ve rol kabiliyetiyle geleceğin
en büyük jönü olabilir. Ancak sağlam adım atması için ben
yardımcı olacağım. Çünkü Selçuk benim en yakın dostum oğlu
da oğlum sayılır" diyor. Üstelik bununla da kalmayıp yeni
gelen bir film teklifini değerlendirirken Hakan Ural ile birlikte
kamera karşısına geçmeyi de düşünüyor... (diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)
İstanbul'un Caddebostan, Suadiye ve Bostancı semtlerinin bu mevsimde sesiz, yalnız bir havası vardır. İnsana huzur, biraz da hüzün veren bir havadır bu... Hele hava yağmurluysa, hele yapraklar rüzgarın tesiriyle oradan oraya uçuşuyorsa... Biz de şubat ortasında, böyle bir akşam üstü, Caddebostan Plajyolu Mehtap Sokağında 33 numaralı evde oturan Önder Somer 'in evini arıyoruz. Etraf tenha. On dakikadır yürüdüğümüz halde yolda ya iki insan gördük, ya da üç... Sert lodos rüzgarı kulaklarımızı sağır edercesine uğulduyor... Kapıda bizi Önder Somer karşıladı. İki yaşındaki oğlu Öner de sırtında. Tıpkı babasına benziyor. Hani derler ya: «Hık demiş, burnundan düşmüş!» diye, öyle işte. - «Buralarda ne işin var?» dedik. «İki saattir yoldayız!» Bir süre yüzümüze bakarak güldü: - «Hele bir oturun bakalım,» dedi. «Bir yorgunluk kahvesi içelim, sonra konuşuruz.» Oturduk, kahvelerimizi içtik... Önder Somer anlatmaya başladı: - «İstanbul tarafını hiç sevmem. İnsan...

Yorumlar
Yorum Gönder