Milano’dan
dönüp, Aksaray tarafındaki Çakıl Gazinosu’nda sahneye çıkan
Muazzez Abacı, daha ilk gecesinde giriştiği savaşta ilk
muharebeyi kazandı... Alt kadrosundaki ağır toplarla birlikte
savaşa giren Abacı’nın saçının telinden tırnağının ucuna,
repertuvarından, seyirci diyaloğuna kadar
herşeyini ve en önemlisi kafasını değiştirmiş olduğu görüldü.
Çok
değil, bir ay öncesi gazino piyasası devlerin savaşına
hazırlanıyor, organizatörler, menajerler de kendi çıkarları
doğrultusunda bu savaşı körükledikçe körüklüyorlardı...
Bebek
Park Gazinosu’nu yeni bitirmiş olan Muazzez Abacı, kendisine oyun
oynandığını söyleyerek, prensiplerini bozuyor ve bu çalışmasının
hemen ardından yeni bir çalışmaya başlayacağını ilan edip,
Çakıl Gazinosu ile anlaşıyordu... Savaşacağı kişiler ise
Bebek Park’a başlayacak olan Emel Sayın’la, Büyük Maksim’de
çalışan Gönül Yazar’dı...
Nihayet
beklenen gün geldi... Emel Sayın Bebek’te gala yaparken, Gönül
Yazar da Büyük Maksim’de göründü. Abacı ise onların savaşı
başlattığı gün soluğu Milano’da almıştı... Çünkü
kendini yenilemiş, kafasını değiştirmiş olarak büyük bir
moralle girmek istiyordu bu savaşa. Büyüklüğünü kanıtlamak
için üstelik de uzun yıllardan beri girmediği Aksaray tarafında
savaşacaktı...
İşte
bu amaçla gitti Milano’ya... O gelene kadar Çakıl baştan aşağı
yenilenecekti. Ayrıca Emel Sayın ve Gönül Yazar da programlarının
dörtte bir turunu tamamlamış olacaklardı, Muazzez Abacı’nın
taktiği buydu...
Ve
Abacı döndü... Alt kadrosundaki İbrahim Tatlıses ve ilk kez
sahneye çıkan Oya Aydoğan gibi ağır toplarla, silahını
ateşledi... Hem de ne ateşleme... Daha gala gecesinde o kocaman
Çakıl Gazinosu’nu büyük bir kalite müşteri ile ağzına kadar
dolduran Muazzez Abacı, gerçekten de saçının telinden,
tırnağının ucuna, seyirci ile diyalogundan, repertuvarına kadar
kalabalık bir saz topluluğu ile değişmiş olarak patladı...
Ve
Abacı önümüzdeki günler içinde de "tek olmak" uğruna,
ağırlığını önemli ölçüde hissettırmeye kararlıydı...(diğer haberler için aşağıdaki linke tklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder