Eski
mevlidhan Semra Türel sahnelere çıktığından bu yana dur durak
bilmeden çalışıyor. Öyle ki, genç sanatçı sanki Anadolu
turnesine çıkmışçasına aşağı yukarı Türkiye’nin yarısını
dolaşarak uzun süreli programlar yapıp sahneye çıkıyor. Bu
sezon önce Adana Sürmeli Oteli’nde, Bursa Çelik Palas Oteli’nde,
sonra İzmir Efes Oteli’nde sahneye çıkan Semra Türel şu
sıralarda da Ankara Süreyya Gazinosu’nda çalışıyor. Yaklaşık
bir aydır Süreyya Gazinosu’ndaki programını başarıyla
götürüp, hem çalıştığı gazinonun sahibini, hem de
müşterileri memnun bırakan Semra Türel daha çalışması
bitmeden yine Ankara’daki bir gece kulübünden sahneye çıkması
için teklif aldı. Bu teklifi de değerlendireceğini belirten Semra
Türel hemen ardından da İstanbul’da sahneye çıkacak. Eh bu
yoğun sahne trafiğinin yanına birde plak, kaset televizyon ve
radyo programlarını da eklerseniz Semra Türel’in çalışmaktan
dinlenmeye hiç mi hiç fırsatının kalmadığı da apaçık ortaya
çıkar...(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)
1964 yılını 1965'e bağlayan günlerdeyiz... İstanbul rıhtımına güzel bir Italyan gemisi yanaştı: «San Marco»... Gemiden çıkan turistler Istanbul'ın tarihi anıtlarını, tabiat güzellikleri görmek istiyorlar. Geminin merdivenlerinden iki İtalyan kızı iniyor. Tam o sırada Türk sinema dünyasının ünlü karakter oyuncusu Turgut Özatay da orada bir arkadaşını ziyarete gelmiş. Kızlardan İngilizce bileni Turgut'a, «Ayasofya'ya ne taraftan gidebiliriz?» dîye sordu. Turgut da bu iki turist kıza, «İsterseniz otomobilimle sizi oraya götürebilirim,» cevabını verdi. Biraz sonra üç kişi Ayasofya'nın 1500 yıllık kubbesi altında geziyordu. Genç kızlardan Cinzia Morigi adında olanı Fransızca biliyordu ve Urbino üniversitesinde felsefe doktorası yapıyordu. Cinzia, İtalya'ya gittikten sonra, pek beğendiği Turgut Özatay'a bir teşekkür mektubu yazdı. Turgut bu mektubu arkadaşı Vladimir Krasovsky'ye tercüme ettirdi. Mektuplaşma aylarca, hatta yıllarca devam etti. 1965 geçmi...

Yorumlar
Yorum Gönder