Annesini koluna takıp,
bundan birbuçuk ay önce Yeşilköy Havaalanından Fransa’ya, daha
sonra Amerika’ya uçan Hümeyra geçtiğimiz hafta içinde yurda
döndü. Hümeyra’nın bir kolunda yine annesi vardı' Giderken boş
olan diğer kolunda ise koskocaman iki mukavele..
Hümeyra ile, yurda
dönüşünün ertesi günü sizler için evinde konuştuk, işte
SES’e anlattıkları:
- «Buradan hareket
eder etmez Paris'te buldum kendimi. Paris’te üç gün kaldık.
Birkaç piyes, opera seyrettikten sonra New York uçağına binip,
dokuz saatlik bir yolculuktan sonra Amerika'ya ayak bastık. Bizim
orada bulunduğumuz zaman New York feci derecede soğuktu. Kat, kat
elbiselerle sokağa çıkmak zorunda kaldık.»
Hümeyra Amerika'da
önce Arif Mardin'i ziyaret etmiş. Arif Mardin genç şarkıcının
«Kördüğüm» adlı plağını Atlantic plak şirketinin sahibi
Ahmet Ertegün'e dinletmiş. Ahmet Ertegün şarkıyı çok beğenmiş
ve bu plak için Hümeyra'yla bir anlaşma imzalamış. Koltuğunun
altına mukavelesini alan Hümeyra da doğru Amerika'dan uçağa
binip tekrar Paris’e gelmiş. Genç şarkıcının niyeti Paris'te
gezip, tozmak, eğlenmekmiş. Fakat bunların hiç birini yapamamış.
- «Göz açıp,
kapayıncaya kadar kendimi sahnede buluverdim,» diyor Hümeyra,
«Unesco’nun tertiplediği Türk gecesine çıkmam istendiği zaman
emin olun, her zaman olduğu gibi sahneye çıkmayı bu sefer de
reddetmiştim. Fakat insan gurbette olunca, vatandaşlarının
isteklerini nedense kıramıyor. Birde baktım ki elimde gitarım,
tek başıma sahnedeyim. Heyecandan kalbim küt küt atarak çıktığım
sahnede, alkışlandıkça söylediğimi, sekiz şarkıdan sonra
sahneyi terkettiğimi ancak konserim bittikten sonra anlayabildim.»
Hümeyra Paris'te
verdiği konserden sonra bir de plak anlaşması yapmış. Fransa'nın
büyük plak şirketlerinden Philips'e bundan sonra Fransa’da
dolduracağı plakların bütün hakkını vermiş. Ancak Türkiye'de
çıkaracağı plakların hepsi şimdi ortağı bulunduğu kendi
yerli plak şirketine aitmiş.
Bütün bu
okuduklarınız Hümeyra'nın iki buçuk ay içinde Fransa ve
Amerika’da yaptığı iş anlaşmalarıyla ilgili. Bir de
Hümeyra’nın kendi tabiriyle «Yarım Dünya Gezisinden» arta
kalan acı tatlı, hatıraları, bu ülkelerde gördükleri var..
Hümeyra Paris'e
gittiği ilk gece ünlü «Hair» operasını seyretmeye gitmiş.
Sonra habersiz o gece üniversiteli öğrenciler operayı protesto
için salonu doldurmazlar mı? Oyun oynanırken sahneye çıkan
gençler operanın fazla açık, saçık olduğu gerekçesiyle
bağırıp, çağırmışlar. Hümeyra'yı en çok şaşırtan da bu
gürültü arasında oyuncuların oyunu kesmemeleri, oyuna hiç ara
vermeden devam etmeleri olmuş..
Hümeyra'nın
anlattıklarına göre son yıllarda New York'u Porto Riko'lu gençler
kaplamışlar. Geceleri saat dokuzdan sonra bir kadın eskisi gibi
tek başına sokağa çıkamıyormuş...(diğer haberler için
aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder