Ana içeriğe atla

Suzan Avcı İkinci Kez Anne Oldu

Geçen yıl «Evlilik» yılıydı, «nikah» yılıydı ya, bu yıl da «doğum» yılı olacağa pek benzer. Biliyorsunuz, Murat Soydan' la Öztürk Serengil baba oldu. Yılmaz Güney'le İzzet Günay da bir vakit sonra Yeşilçam'ın «babaları» arasına karışacaklar. Onlar baba olmaya hazırlanadursunlar, Yeşilçam'ın Marko Paşası Suzan Avcı da ikinci defa «anne» oldu, eşi senaryo yazan Erdoğan Tünaş’a nur topu gibi bir kız evlat hediye etti.
Doğum günü Tamer Yiğit, Erdoğan Tünaş'Ia görüşmek için Suzi’lere uğramıştı. Erdoğan Tünaş ise bir senaryo hakkında konuşmak için Yeşilçam'a inmişti. O sırada Suzan Avcı sancılanınca Tamer Yiğit «Suzan ablasını» bir arabaya attığı gibi Güzelbahçe'ye götürdü. Eve dönüp doğru hastaneye koşan Erdoğan Tünaş’a doktorlar mutlu haberi verdiler, «Bugün bekliyoruz Erdoğan bey,» dediler. Nihayet gece 03'te Suzan Avcı doğum odasına alındı ve tam iki saat süren, sonunda sezaryan ameliyesine ihtiyaç gösteren bir doğum yaptı. Doktorlar doğumun çok güç olduğunu söylüyorlar ve «Çocuğun bir eli yanağındaydı. Bu, işimizi çok güçleştirdi,» diyorlardı. Doğumhane kapısmda bir paket sigara bitiren Erdoğan Tünaş heyecanlıydı. Suzan Avcı kendine gelir gelmez kız evladı olduğunu öğrenince sevinç gözyaşları dökmeye başlamış, «Allahtan istediğim oldu. Bir oğlum vardı, (Suzan Avcı ilk evliliğini Alp Akşiray ile yapmış, bu evlilikten Mete adında bir oğlu olmuştu.) Şimdi de bir kızım var,» diyordu.

O günden sonra Güzelbahçe Yeşilçamlıların uğrak yeri oldu. Türkan Şoray, Sevda Ferdağ ve diğer bütün ünlü yıldızlar izin alıp Suzan Ablalarına koştular. Cüneyt Arkın, «Ablacığım istersen gelip başında bekleyeyim, sana ben bakayım,» diye teklif yaptı; Türkan Şoray arabasını Suzan ablasına verdi. Haberi, çalışmakta olduğu Gemlik’te duyan Murat Soydan telefon başında, «Nasılsın ablacığım,» diye hatır soruyor ve «Yapabileceğim birşey varsa hemen geleyim,» diyordu. Suzan Avcı’yı çocuğunun kız olması kadar etrafından, bunca yıldır yardımlarına koştuğu meslektaşlarından gördüğü bu sıcak ve samimi ilgi de memnun etmişti. «Suzi» yi memnun eden bir şey daha vardı: 51 cm. boyunda, 3.600 kg. ağırlığında doğan ve göbek adı «Fatma» konan çocuğu her görenin «Yahu bu ne güzellik... Biz hayatımızda bu kadar güzel çocuk görmedik,» demeleri...(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Turgut Özatay Evlendi

1964 yılını 1965'e bağlayan günlerdeyiz... İstanbul rıhtımına güzel bir Italyan gemisi yanaştı: «San Marco»... Gemiden çıkan turistler Istanbul'ın tarihi anıtlarını, tabiat güzellikleri görmek istiyorlar. Geminin merdivenlerinden iki İtalyan kızı iniyor. Tam o sırada Türk sinema dünyasının ünlü karakter oyuncusu Turgut Özatay da orada bir arkadaşını ziyarete gelmiş. Kızlardan İngilizce bileni Turgut'a, «Ayasofya'ya ne taraftan gidebiliriz?» dîye sordu. Turgut da bu iki turist kıza, «İsterseniz otomobilimle sizi oraya götürebilirim,» cevabını verdi. Biraz sonra üç kişi Ayasofya'nın 1500 yıllık kubbesi altında geziyordu. Genç kızlardan Cinzia Morigi adında olanı Fransızca biliyordu ve Urbino üniversitesinde felsefe doktorası yapıyordu. Cinzia, İtalya'ya gittikten sonra, pek beğendiği Turgut Özatay'a bir teşekkür mektubu yazdı. Turgut bu mektubu arkadaşı Vladimir Krasovsky'ye tercüme ettirdi. Mektuplaşma aylarca, hatta yıllarca devam etti. 1965 geçmi...

Ceyhan Cem'den Büyük İddia

Selçuk Ural'la beraberliğimiz 1966 Aralık ayında başladı. Daha önce de arkadaştık ama, sadece gezip tozuyorduk. Ne o bana, ne ben ona karışırdık. Bir gün bana Bütün erkek arkadaşlarla ilgini keseceksin. Filmleri bırakacaksın... Gazetecilere, artistlere selam vermiyeceksin dedi. Beni apayrı bir insan yapmak istiyordu. "Bunu zaman gösterir" diye teklifini kabul ettim. Bir arkadaşın evinde kalıyorduk. O Batı Kulüp'te çalışıyordu. Maddi vaziyetimiz iyi değildi. Arabasını satması o sıraya rastlar. Sonradan benim yüzümden sattığını söylemiştir ki, bu doğru değildir. Borcunu ödiyemediği ve şıklığa fazla düşkün olduğu için satmıştır. Bir süre sonra çalışmağa Ankara'ya gitti. Para yollıyacağını söylediği halde sözünü tutmadı... Kavgalarımız bir türlü bitmedi. Günün birinde bana evlenme teklif etti. "Birbirimizi tanımıyoruz... Daha ileride" dedim. Kurtuluş’ta bir ev tuttuk.Bütün istediklerimi almağa başladı. Israrla benden çocuk istiyordu."Gözü, duda...

Ahu Tuğba'nın Erkeği Kenan Kalav Olacak

Yazın son günlerini yaşadığımız Eylül ayının en büyük sansasyon yaratacak filmini çekmeye hazırlanıyor Ahu Tuğba . Türk - İran ortak yapımı olarak gerçekleşilecek bu filmde Tuğba’nın erkeği Kenan Kalav olacak... Gün artık büyük söz söyleme günü değil... Yoksa ademoğluna öyle yuttururlar ki zamanı ve yeri gelince... Nasıl mı? Alın size en canlı en güzel örneği. Daha bir hafta öncesine kadar Kenan Kalav’la film çevirmeyeceğini, hiç bir şekilde görüşmediğini önüne gelene söyleyen Ahu Tuğba üç gün önce Türk - İran yapımı bir filmde genç aktörle oynamayı kabul etti. Peki söylediği o kadar lafı nasıl yuttu dersiniz? Nasıl olacak 8 milyon Türk Lirası’na. Evet bugün Türk sinemasının zirvedeki yıldızları Türkan Şoray ’ın, Hülya Koçyigit ’in, Müjde Ar ’ın alamadığı ücreti bir film başına alarak yine ol vay kadın oluverdi Ahu Tuğba. Geçtiğimiz haftabaşı yaptığı anlaşmadan sonra nakit 8 milyon lira aldığının çabası, bir de hakaret ettiği, hor gördüğü Kenan Kalav’la kamera karşısına geçmeyi...

Meral Zeren Savaşa Böyle Girecek

14 yıldır sinema dünyasında şöhret kavgası veren Meral Zeren iki yıllık aradan sonra yeniden kamera karşısına döndü. Başrolünü oynadığı “Çiçek” filminde bile yarıçıplak sevişmeyi, öpüşmeyi kabul etmeyen yıldız ilk kez yeni şöhret politikasını ŞEY’e anlattı ve yine 14 yıldır gizlediği seksapelini ŞEY objektifine sergiledi. Ve sonunda 14 yıldır süren bir namus davası daha bitti. Ama bu dava iki kişi arasında değil bir kişinin ruhundaki iki ayrı kişiliğiyle sürdürdüğü anamus davasıydı ve bu kişi de sinemanın güzel yıldızı gazino sahnelerinin aranılan şarkıcısı Meral Zeren’di. Evet, şimdi bir hafta öncesine göre ruhen büyük değişime uğramış bir Meral Zeren var artık. İki yıllık aradan sonra tekrar Yeşilçam'a dönen ve başrolünü oynadığı “Çiçek” adlı filmde bile yarıçıplak yatağa girip sevişme sahnesine “Hayır” diyen Meral Zeren yok artık. Günün şartlarına, günün sinema anlayışına göre sanat kumarını kurallarıyla oynamayı kabul eden bir Meral Zeren var. Ve bu Meral Zeren eski Mera...

Filiz Ersürer Sevgisini İçine Attı

Gazino patronu Oğuz İslamoğlu ile yaşadığı büyük aşkın bitimine üzülüp, sevgisini kalbinde kurutmaya çalışan Filiz Ersürer son günlerde büyük bir olgunluk örneği gösteriyor. Turizmci sevgilisinden ayrılıp manken sevgilisi Mine ile sık sık görülmeye başlayan eski gazinocu sevgilisini kıskanmak bir yana, rakibesine koltuk çıkarak yakışmışlar bile diyebiliyor, mutluluk dileyebiliyor... A şk bambaşka bir duygu. Zor başa gelir, kalpten de zor atılır, insan sevdiği ile dünyayı unutur, unutur da kaybettiği zaman tüm dünya onu unutturmayı başaramaz. Böylesine yüce bir duygu, o sevenin kalbinde yücelen insanla güzeldir işte ve o insan yok olunca tüm güzellikler çirkine dönüşür, kahkaha atılan anılar gözyaşlarıyla beslenir. İşte böylesine bir aşk ve bu aşkın bitişiyle, sonrasından bahsedeceğiz şimdi. Genç ama başarılı bir gazinocu olan Oğuz İslamoğlu ile Filiz Ersürer'in beraberlikleri gerçekten de parmak ısırtacak kadar güzeldi. Filiz Ersürer'e manevi desteğinin yanısıra ev tut...