YIL
1967... Beşiktaş Türkiye Ligi Şampiyonluğu'nu kutluyordu.
1966’nın Eylül'ünde başlayan 1966-67 maratonunda siyah -
beyazlı takım hep önde koşmuş ve mutlu sonu yakalamıştı.
Aslında Beşiktaş'ın şanlı tarihinde bu gibi mutluluklara
alışılmıştı.
Ya
sonrası? Beşiktaş idi bu... Bir sezon olmasa bile, mutlaka bir
sonrakinde zirveye otururdu.
1967-68'de
kaçan şampiyonluğun ardından hu düşünceyle pek üzülünmemişti.
1968-69, 1969-70, 1970- 71 sezonlarında da Beşiktaş şampiyonluğun
çok uzağına düşmüştü. Bir huzursuzluk başlamıştı, siyah -
beyazlı camiada ve taraftarlar arasında. Bir şeyler yapılmalıydı.
4 sezon hasret kalamazdı, Beşiktaş şampiyonluğa...
Evet, bir şeyler
yapılmalıydı. Ezeli rakipler Fenerbahçe ve Galatasaray «Bir
sana, bir bana» diye şampiyonluğa geliyorlardı. Bir şeyler
yapılmalıydı ama, bilinçli davranılmak, hiç olmazsa bir - iki
sezon sonrasında yeniden zirveye gelinmeliydi...
Beşiktaş
1971-72 futbol sezonuna girmeden, futbolumuzun ünlü teknik adamı
Gündüz Kılıç’ı teknik sorumluluğa getiriyordu. Bir gürültü
kopmuştu, her yandan... Yıllardır üç ezeli rakip arasında
görülmemiş bir olay meydana gelmişti. Bir GalatasaraylI
Beşiktaş'ın başına oturmuştu. İsim çok büyüktü.
Beşiktaşlılar hemen Baba Gündüz’ün etrafında toplanmışlardı.
Kılıç, yeniden zirve
takımı olmazım ancak yeni bir takımla mümkün olabileceğini
söylüyordu. Ve Beşiktaş takımı yaz-boz yaparak 12 oyuncu
transfer ediyordu. Bütçe bir anda alabora oluyordu. Galatasaray'dan
Ergün, Samsun’dan İhsan, Mustafa, Anadolu'dan Aydın, Manisa'dan
Muzaffer, Bandırma'dan Tuğrul, Uşak'dan Asil, Taçspor'dan
Kahraman, Antalya'dan Bülent, Anadolu'dan Ömer, Uşak'dan Boskoviç,
transfer edilmişlerdi.
Operasyon sempati ile
karşılanırken, bir yandan da Güray, Güvenç. Erdoğan gibi
futbolcuların satılması tepkiyle karşılanıyordu.
Beşiktaş
çok tehlikeli bir oyun oynamıştı. Aslında bu bir kumardı..
Günün şartlarına göre 3 milyon harcanmış, birbirini
tanımayanlardan kurulu bir takım yaratılmıştı... Dünyada
benzeri olaylar hep hüsranla son bulmuştu.
SONUÇ
KAÇINILMAZDI
Beşiktaş
yeni hocası ve yepyeni takımıyla lige gürültülü giriyor,
soyunma odaları yaphrıyor, yeni formalar diktiriyordu. Ama, sonuç
kaçınılmazdı. Lig ilk üç sıranın dışında bitiriliyor,
üstelik takım türlü hadiselerin içine düşerek teşkilat
nezdinde de antipatik oluyordu.
Kılıç, Beşiktaş’ı
borçları ve yeni takımıyla bırakmıştı. İşin başına Gegiç
geliyordu. Bu defa da isimsiz futbolcular kadroya ilave ediliyordu.
Beyoğlusporlu Ferruh, Bakırköylü Kadir, Mardinli Kaan,
İstanbulsporlu Tayfun ve Abdülgaffar, Beylerbeyli Atakan... Yine
bir sürü para veriliyor, Beşiktaş'ın borcu büyüyordu.
Artık ok yaydan
çıkmıştı. 1971 Temmuz’unda başlayan devşirme harekatının
önüne geçilemeyecekti. Sonuç ise yine hüsrandı. Beşiktaş
galibiyet sevincine hasret kalmıştı.
1973-74'TE
10 YENİ ADAM
Beşiktaş
artık her yıl antrenör değiştirmeye de başlamıştı. Pek tabii
gelen her yeni teknik adam, yeni bir takım ister olmuştu.
Beşiktaş'taki büyük isimlerin adeta dili tutulmuştu. Uçuruma
giden Beşiktaş'ı durduramıyorlardı. Herkes seyrediyor, yeni
maceranın sonunu endişe ile bekliyordu.
Bu
sezonda Metin Türel göreve getiriliyordu... Ve 1971'de başlayan
yanlışlık sürdürülüyor, 10 yeni futbolcu, toplam 6 milyona
maledilerek rekor kırılıyordu.
Borç
gırtlağı aşmıştı. Beşiktaş'ın maç hasılatlarına
temlikler konmuştu... Mesut, Miliç, Haluk, Niko, Lütfü, Ahmet,
Necmi, Suat, Mete Beşiktaş'ın yeni futbolcularıydılar... Bir yıl
önceki takım atılmış, yerine yenisi kurulmuştu... Hemen
şampiyonluk bekleniyordu. Ama bu mümkün olamazdı. Uyum sağlamak
çok güçtü 11 yeni oyuncu arasında.
Beşiktaş
bu sezonda, daha önceki krizli dönemlerine oranla biraz kıpırdanır
gibi olmuştu. Lig ikinciliği ve Başkent'te sezon sonu kupaları
kazanılmıştı. Aynı kadroyla devam etme, belki de Beşiktaş'ı
eski günlerine döndürecekti.
Ama, hata seline,
kapılış devam ediyordu. Bandırmak Turgut, Vefalı Ünal,
Giresunlu Muzaffer, Bolulu Sinan, BursalI Tezcan ve Altınordulu
Mustafa transfer ediliyordu. Bir yıl önceki 10 yeni adama 6 adam
daha ekleniyor, Beşiktaş'ın borcu rekor düzeye ulaşıyordu.
Sonuç sıfıra - sıfır elde sıfırdı.
BEŞİKTAŞ
SABİT FİKİRLİ OLUYOR
Beşiktaş
artık sabit fikirli bir kulüp oluyordu. 1971'de başlatılan «Sil
baştan» devam ediyordu. Yönetime her gelen 8-10 yeni futbolcu adam
almadan yapmıyor, kulüp acı sona doğru hem maddi yönden, hem de
manevi yönden sürükleniyordu.
1975
- 76 sezonunda da Samsunlu Hayri, Adem, Ankaragüçlü Melih,
Gaziantepsporlu Ceyhun, Tekirdağlı Muharrem, Bursalı Gürol ve
Göztepeli Ali transfer ediliyorlardı.
İşte
yeni bir Beşiktaş takımı daha kurulmuştu. Kimse çıkıp,
devşirme ile futbolda başarıya ulaşılamaz demiyordu. Üstelik
söz sahibi kişiler, sezon başında şampiyonluk garantisi
veriyorlardı... Ama son aynı sondu Beşiktaş şampiyonluk
yarışının dışında kalıyordu. Bu, Beşiktaş'ın büyüklüğünün
yavaş yavaş yok olması, büyüklük esprisini kaybetmesi idi. Buna
kimse dikkat etmiyor, aldıkça alıyor, harcadıkça harcıyor,
değiştirdikçe değiştiriyordu.
Beşiktaş çoktan
raydan çıkmıştı. Bursalı Rasim, Adanasporlu Mehmet ve Reşit,
Zonguldaksporlu Selçuk, Şaban, Ali ve Kemal, Balıkesirsporlu
Mustafa, Trabzonlu Tuncay, Altaylı Mithat ve Akhan olmak üzere yeni
bir takım kuruluyordu...
Yine milyonlar
dökülmüş, Beşiktaş'ın bütçesi artık tamir edilmesi imkansız
hal almıştı... Maç hasılatları alınamıyor, futbolculara para
verilemiyordu. Kısacası Beşiktaş battıkça batıyordu.
Ama,
yine de Beşiktaş'ın o muhteşem taraftarı tribünlerden eksik
olmuyordu. İşte, maddi - manevi krizin içinde Beşiktaş'ın yok
olmasını vefakar taraftarı önlemiş oluyordu.
1977’DEKİ
ANLAYIŞ YIKILIYOR
Beşiktaş
1977 Temmuz’unda son 10 yıldaki çalkantıyı durdurabilecek bir
politika izliyordu. Takımı bozmuyor, Yugoslavya'dan Paunoviç,
Süleyman ve Erdem'le yetiniyordu transferde. Borç selinin önüne
biraz olsun set atılmış, aynı takım az takviye ile sahaya
sürülmüştü. Ama şampiyonluk gelmemişti.
Yönetici
kendi reklamı ve telaşla yeni bir operasyon yapacaktı... Oysa
Beşiktaş’ın büyük seyircisi hiç de telaşlı değildi. Büyük
kayıplara rağmen stada koşuyor, sabırla bekliyordu.
1978'DE
YENİDEN 9 OYUNCU ALINIYOR
Artık
alışmıştır Beşiktaş «Sil baştansa... Borç 50-60 milyona
ulaşmıştır. Olsun varsın, yeni bir takım kurulur, belki de bu
takım şampiyon olurdu. Ama Beşiktaş gidecekmiş, kimin umurunda
idi.
Samsunlu ve Bursalı
Kemal'ler, Bursalı Kasım, Ordulu Mustafa, ZonguldaklI Atakan,
Edirneli Arda, Samet, Yaşar ve İsmail Atik yeni oyuncuları
olmuşlardı Beşiktaş'ın... Ama, talimsiz ordunun dağılacağı
kanunu bir kere daha Beşiktaş’da geçerli olacaktı... Sonuç
yine hüsrandı.
Antrenörlerin
biri geliyor, birisi gidiyor, takımların biri atılıyor, biri
kuruluyordu. Beşiktaş ricad eden dağılan bir ordu olmuştu.
Futboldaki büyük silah parasını da kaybetmiş, perişan bir halde
tarihinde hiç yaşamadığı düşme korkuları ile burun buruna
kalmıştı.
1979'DA
YENİ OPERASYON
1979
Temmuz'unda son bir gayretle Beşiktaş yenileniyordu... Borç 90
milyona ulaşmıştı... Trabzon’dan Mehmet Ekşi, Necdet,
Elazığ'dan Ulvi, Altay'dan Bora ve Akif, Adana Demirspor'dan Ömer
ve amatör Fikret alınıyorlardı.
Kumarda
son restini çeken adamı andırıyordu Beşiktaş. Parası tükenmiş,
para kaynakları ortadan yok olmuştu. Bu takım da olmazsa, Beşiktaş
belki de kaybolup gidecekti.
Ama
şampiyonluk yine gelmemişti. Şimdi ne yapılmalıydı? Para yok,
yönetici yoktu. Peki, Beşiktaş tutunduğu son dalı da elinden
kaçıracak ve futbol tarihimize mi gömülecekti? Beşiktaş
büyüklü. Taraftarı dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş
şekilde vefakardı. Birileri gelip 1979'un Temmuz'unda kurulan
takımı akıllı biçimde devam ettirmeli, biraz da ekonomik durumu
düzeltmeli, Beşiktaş'ın içini kemiren borç meselesini
halletmeliydi.
Ve Beşiktaş 1980
Temmuz'una da büyük ümitlerle girdi... Teknik direktör olarak
Metin Türel göreve getirilmiş, yardımcılığını Enver Katip
üstlenmişti. Transfer ayında Siyah - Beyazlı ekip alışılanın
dışında sessiz ve derinden gidiyordu. Ancak 1 Temmuz'da bomba
patlayıverdi. Trabzonspor ve Milli Takım'ın as futbolcusu Serdar
Beşiktaş'daydı...
Metin
Türel, olağanüstü derecede keyiflendi... Bu orta saha yıldızı
Karakartal’a büyük güç katacak, Beşiktaş arzulanan hedefe
doğru yürüyebilecekti Ama hesaplar yine tutmadı..
4 maçta 3 puan, hele
hele Bursaspor karşısında alınan 5-0'lık tarihi bozgun
Beşiktaş'ı allak bullak ediverdi... Metin Türel, istifa etmiş
takımın sorumluluğu Enver Katip'in omuzlarına yüklenmişti...
Yöneticiler harıl harıl teknik adam peşinde, koşuyordu... Yerli
antrenör bulunamayınca yurt dışına gidildi. Ve Beşiktaş'ın
son şampiyonluğuna imzasını atmış olan ünlü Yugoslav
çalıştırıcı Spayiç'le prensip anlaşması yapıldı..
Türkiye'de bir hafta kalan Yugoslav hoca Beşiktaş'ı
beğenmediğinden mi, yoksa geçirdiği kalp spazmından mı bilinmez
aniden ülkesine dönünce Beşiktaş yenilgiler içersinde birkaç
hafta daha geçirdi...
Beşiktaş’ın
Türkiye Ligi’ndeki 8. maçında yine bir Yugoslav, Miliç göreve
getiriliyordu... Eski futbolcusuydu Beşiktaş’ın... Takımı
tanıyana kadar ligin ilk yarısı bitmişti.. Ama Siyah - Beyazlı
ekipte gözle görülür bir düzelme vardı... Eskiden olduğu gibi
kadro sık sık değişmiyor, istikrarlı bir onbir üzerinde
Yugoslav'ın ısrarlı ve kararlı olduğu görülüyordu...
Beşiktaş,
ikinci yarıya fırtına gibi girdi.. Arka arkaya alınan
galibiyetler, tribünlere o eski günleri getirirken taraftar bayram
yapıyordu... Şampiyonluk uzaklaşmıştı ama bir ikincilik, bir
kupa şampiyonluğu da yeterdi... Bu umutlarla İnönü ve Ali Sami
Yen Stadı tribünleri dolup taşıyordu.. 19 puan toplamasına
rağmen lig ikinciliğine ulaşamamıştı Beşiktaş... Çünkü ilk
yarıdaki kayıplar kapatılacak gibi değildi... Spor kamuoyundan
«Geçer not» alan Beşiktaş, bu arada ummadığı bir kupa
felaketi yaşıyordu... 2 - 0'lık avantajla gittiği Ankara’da
kupayı Ankaragücü'ne bırakarak elenmesi üzücü olmuştu... Ama
taraftar kadronun bozulmadığı takdirde bir yıl sonra çok büyük
işler yapabileceği inancındaydı...
1981
YILINDAKİ HEDEF: ŞAMPİYONLUK
Beşiktaş 1967
yılından bu yana ilk defa transferi gürültüsüz kapatmıştı...
Siyah - Beyazlı takımla yeniden anlaşma yapan Miliç, yönetimden
«Belirli yerlere adam istiyorum. Eldeki kadro yeterlidir» biçiminde
rapor veriyordu... 1 Temmuz'da Fenerbahçe kalecisi Adem ve Ali Kemal
kendilerini Beşiktaşlı yapan sözleşmeye imzayı basıyor ve
Karakartallar transferi ilk gün kapatıyordu... İç transfer
ahenkli şekilde yürütülmüş, amatör oyunculardan bir kısmı
profesyonelliğe davet edilmişti...
Miliç'e
göre özlenen Beşiktaş doğmuştu artık... Taraftarın 1967'den
beri beklediği hedefe emin adımlarla koşabilecek, ligdeki bütün
rakiplerini alt edebilecek bir takımı vardı Beşiktaş’ın...
Uludağ kampındaki hırs Siyah - Beyazlı futbolcuların 1981 - 82
ligindeki hedefini açıkça söylüyordu: ŞAMPİYONLUK.
Miliç'in
en çok sevindiği olay da kendisi Türkiye'ye gelmeden önce
Adanaspor'a kiralanan «Gol Kralı» Bora'nın yuvaya dönmüş
olmasıydı... Uludağ kampında bu futbolcusuyla özel olarak
ilgileniyor «Beşiktaş’ın şampiyonluğu senin ayaklarından
geçecek» diyordu... Bora’ya.
BEŞİKTAŞ
ALMANYA'DA
Ve Beşiktaş Uludağ
kampının yarısında özel maçlar için Almanya'ya uçtu. . Daha
dinlenmeden ayağının tozuyla çıktığı Fenerbahçe maçını 1
- 0 yenik kapatmıştı ama gelen haberler «Eksik Beşiktaş»ın
başarılı olduğu yolunda idi... Asker ve sakat futbolculardan
yoksun bu kadronun transfer rekortmeni Fenerbahçe karşısında,
aldığı sonuç, bazılarına göre «Başarı» olarak
nitelendirildi...
Beşiktaş
Almanya’daki diğer özel maçlarda da «Güvenilir bir takım»
havasını vermişti...
YA
ŞAMPİYONLUK?
Evet
15 yıllık şampiyonluk hasreti bitecek miydi?
Taraftar,
sabırsızlıkla 1981 - 82 ligini bekliyor, Beşiktaş’ın şanlı
tarihine bir altın sayfa daha açmasını istiyordu...
Şampiyonluk bu yıl
her zaman kinden daha zor görünüyordu. Tüm ekipler güçlü bir
kadro oluşturma çabasındaydılar. Nitekim birçok takım milyonlar
harcayarak, şampiyonluk amacıyla ligin başarılı futbolcularını
kadrolarına almaya çalıştılar. Ligde Fenerbahçe, Galatasaray ve
Trabzonspor’un yanı sıra diğer Anadolu takımları da etkilerini
duyuracak güce kavuşmuşlardı. Acaba bu durumda Beşiktaş'ın
başarısı ne olacaktı? Tum bu guçlu rakiplerinden sıyrılıp 15
yıldır özlediği şampiyonlukla kucaklaşabilecek miydi? Vefakar
Beşiktaş taraftarının yüzü, bu sezon sonunda gülecek
miydi?..(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder