Ana içeriğe atla

İşte Evleneceğim Erkek

Nükhet Duru’nun etekleri yine zil çalıyor. Neden çalmasın, ki yıldır boş kalan kalbini dolduran bir erkek var yanında. İki yıl önce bir turizmciye gönlünü kaptıran ancak erkek tarafının nikâha karşı çıkması yüzünden içindeki aşkı şarkılarında yaşamak zorunda kalan Nükhet Duru şimdi duygularının hâlâ ölmediğine çılgınlar gibi seviniyor. Peki, Nükhet Duru'nun gönlünü kaptırdığı hatta evlenmeye niyetlendiği yakışıklının kim olduğunu merak etmiyor musunuz? Tabii merak edersiniz.
Çünkü müzik dünyası bir güzel bekarını daha kaybediyor ciddi ciddi. İstanbul'da sosyete butikçisi olan genç işadamı Metin Arı’dan başkası değil güzel şarkıcının kalbini çalan erkek. Aylardır büyük çaba harcayarak gizlemesine rağmen hakkında “Evleniyor” dedikodularının çıkmasına engel olamayan Nükhet Duru ilk kez ŞEY objektifine müstakbel kocasıyla poz verdi. Antalya’da bayram öncesi yaşadığı bayram tatilinde adeta ön balayı geçiren Nükhet Duru’nun mutluluktan ayakları yere değmiyordu sanki. İki sevgili başbaşa ŞEY muhabirinden önce kaçmaya çabaladılarsa da sonunda bir akşamüstü nargile sefasında yakalandılar. Üstelik gördüğünüz gibi tatil rahatlığı içinde... Ve bakalım evleneceği erkeği ilk kez ŞEY’le tanıştıran Nükhet Duru bu kez muradına erecek mi?
Demek ki hazırlıkları boşuna değilmiş...
Bundan dört hafta önce Nükhet Duru’yu bir çehiz mağazasında yakalamış ve “Hayrola” diyerek basmıştık deklanşöre... Aldığı her havlunun çift oluşuna, özel yatak takımları ısmarladığına dikkat çektiğimizde aldığımız yanıt “Vallahi de billahi de yalan. Evlenmiyorum. Her yıl olduğu gibi bu yıl da çıkardılar aynı dedikoduyu” olmuştu, öte yandan evlenmeye hazırlanan bir genç kız gibi çehiz düzen Nükhet Duru, Antalya’ya Kuşadası’na tatile giderken yanında kim olduğunu sorduğumuzda yine ayaküstü pembe yalanlar söyleyerek son aşkını gizlemeye çalışmıştı. Taa ki Antalya’nın Kemer kasabasında Olimpos Motel’de ŞEY muhabirine yakalanana kadar. Şimdi artık yalan söylemediği gibi, müstakbel kocasını da iyi huylu, dindar ve ailesine düşkünlüğüyle tanıtmak için çaba harcıyor Nükhet Duru.
Damat bey'in cebi değil gönlü milyarder...
Günümüzde bir genç kız evleneceği erkekte eskiler gibi iyi huy, sağlam karakter, biraz yakışıklı fizik aramıyor, önce kendisine refah bir yaşam yaşatıp yaşatmayacağını araştırıyor. Hele hele evlenecek olan dişi biraz ünlüyse vay haline... Çünkü şöhretine göre kazandığı paradaki sıfırların sayısı da hayli artıyor, örneğin Nükhet Duru’nun evleneceği erkeğin milyoner olması vereceği maddi değerler açısından çok önemli değil. Çünkü güzel şarkıcı bir milyonu sahneye çıktığı zaman üç gecede kazanıyor. Her ne kadar bir erkekte aradığı özelliklerin içinde maddiyata en son sıralarda yer verdiğini söylese de giyiminden kuşamına,oturduğu evin sade zenginliğinden taktığı mücevherlere kadar bir milyarder karısı gibi yaşıyor, yaşatılıyor... Şimdi evleneceğini itiraf ettiği Metin Ari’nin ise öyle milyarları falan yok. Sadece sosyetenin gözde butikçisi olarak zengin bir bekar gözüyle tanınıyor. Ama Nükhet Durunun gözlerini aşkıyla kör ettiğine bakılırsa gönlünün hayli milyarder olduğunu söylemek müneccim işi sayılmaz sanırız...
İki yıl sonra yine aşık...
‘‘Eğer ben erkek olsaydım, gökteki yıldızları alır ayaklarının altına sererdim” Böyle seslendi bayramın ilk gecesi ekrandan Nükhet Duru... İki yıldır boş kalan kalbinde erkeklere olan susamışlığını yeni şarkısında böyle dile getirmişti. Ama bu şarkı aylar önce hazırlandığı için şimdi kalbini dolduran erkeğe söylüyor Nükhet Duru... Hayli dindar bir ailenin çocuğu olan butikçi Metin Ari’nin sade yaşantısına kendisini öylesine kaptırmış ki ağzından “Mutluyum sözü çıktığı zaman adeta yankılanıyor. Nükhet Duru her ne kadar bazı yakınlarına “Henüz birbirimizi tanıma safhasındayız diyerek evlenmeye kesinkes karar vermediğini vurgulamaya çalışsa da her an bir yıldırım nikâhın gerçekleşmesini sürpriz karşılamayın. Çünkü bugüne kadar başından geçen dört ciddi beraberliğin dördünde de evlenmek için sevdi güzel sanatçı... Ama sonradan sanat aşkını öne sürerek beraberliklerini noktaladı. Şimdi yine aşık Nükhet Duru üstelik birbirinden cazip gazino tekliflerini reddederek evinde oturup aşkını doyasıya yaşabilecek kadar aşık. Çalan her telefona heyecanla koşuyor. Her kapı zilinde yüreği hop hop ediyor. Eliyle yemekler hazırlıyor. Kısaca tipik bir ev kadını oluverdi son aylarda. Ama bir de bakarsınız kısa süre sonra yine sanat aşkı kabarıverir. Ve bu gün aşktan gözleri kör olan Nükhet Duru tıpkı şarkısında söylediği gibi “Aşıksam ne farkeder? En çok bir dakika sürer... diyerek kendini atıverir sahnelere...(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kartal Tibet'le Bıyık Üzerine

Bıyık deyip geçmeyin hemen... Burnun hemen dibinde başlayıp üst dudağa paralel siyah bir çizgi çizen «bıyık» dediğimiz nesne cins cinstir, çeşit çeşittir. Kaytan bıyık vardır, pala bıyık vardır, badem bıyık vardır, pos bıyık vardır, douglas bıyık vardır, hatta pis bıyık bile vardır. Anlayacağınız hanımların biçim biçim, renk renk, çeşit çeşit saçları ve dahi saç modelleri varsa, biz erkeklerin de «bıyık» avantajı var. Üstelik bizimki öyle berberdi, kuafördü gibi beklemeli, masraflı değil. Bir makas, küçük bir ayna bıyığınıza istediğiniz biçimi vermek için yeter de artar bile! Şimdi, durup dururken bu bıyık meselesinden söz açışımız elbette sebepsiz değil. Biraz ilerimizde filim çevriliyor. O sahnenin çekimi biter bitmez Kartal Tibet yanımıza gelecek ve onunla «bıyıktan» bahsetmeye başlayacağız. Zihni temrin bizimkisi yani... Evet, sahne bitiyor, Kartal Tibet rejisörden izin alıp yanımıza doğru yürümeye başlıyor. Geldi... oturuyor... KARTAL TİBET VE BIYIK Kartal Tibet’te «bıy...

Fatma Girik'in Çıplaklıktaki Cömertliği

Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi sinemaya da muhtelif yollardan gelinir; gelenlerin çoğu şöhret olup bol paraya kavuşma hayalini içlerinde bir virüs olarak taşıyarak silinip kaybolurlar, bir kısmı daha ilk edimini attığında önündeki bütün kapıları ardına kadar açık bulup zahmetsizce merdivenleri tırmanır; kimi dert çeker, çile çeker ama, direnir, şansını bekar. Şans günün birinde ona gülünce her şey birden ışıldar, şan, şöhret, para, hayranlar onun olur... Fatma Girik’i hangi sınıfa sokabilirsiniz. Bize kalırsa bu klasik sınıflamanın dışındadır Yeşilçam’ın mavi gözlü, açık sözlü Fato’su... Dışındadır, çünkü o şöhret olmak için çile çekmemiştir. Evet, sinemaya figüranlıkla başlamış, «Günahkar Baba» da, «Beş Hasta Var» da figüranlık yapmıştır, ama birden başrole fırlamış ve bir daha oradan aşağıya inmemiştir. Ama ne var, biliyor musunuz? Fatma Girik 'in asıl çilesi o zaman başlamıştır. Yeşilçam'da kadın yıldız öpüşmez, soyunmaz, makyajsız kamera karşısına geçmez, İstanb...

Turgut Özatay Evlendi

1964 yılını 1965'e bağlayan günlerdeyiz... İstanbul rıhtımına güzel bir Italyan gemisi yanaştı: «San Marco»... Gemiden çıkan turistler Istanbul'ın tarihi anıtlarını, tabiat güzellikleri görmek istiyorlar. Geminin merdivenlerinden iki İtalyan kızı iniyor. Tam o sırada Türk sinema dünyasının ünlü karakter oyuncusu Turgut Özatay da orada bir arkadaşını ziyarete gelmiş. Kızlardan İngilizce bileni Turgut'a, «Ayasofya'ya ne taraftan gidebiliriz?» dîye sordu. Turgut da bu iki turist kıza, «İsterseniz otomobilimle sizi oraya götürebilirim,» cevabını verdi. Biraz sonra üç kişi Ayasofya'nın 1500 yıllık kubbesi altında geziyordu. Genç kızlardan Cinzia Morigi adında olanı Fransızca biliyordu ve Urbino üniversitesinde felsefe doktorası yapıyordu. Cinzia, İtalya'ya gittikten sonra, pek beğendiği Turgut Özatay'a bir teşekkür mektubu yazdı. Turgut bu mektubu arkadaşı Vladimir Krasovsky'ye tercüme ettirdi. Mektuplaşma aylarca, hatta yıllarca devam etti. 1965 geçmi...

Orhan Gencebay'ın Spor Tutkusu

Spor adaleyi güçlendirmekle kalmaz, aynı zamanda beynin bütün fonksiyonlarını da güçlendirir, dolayısı ile iradeyi ve mantığı sağlamlaştırır.» Orhan Gencebay birbirinden ağır halterleri kaldırır, bisiklette pedal çevirip ter atarken, bir yandan da bunları söylüyordu. Sanatçının periyodik spor çalışmasını yaptığı aletli jimnastik salonunda bir yandan resim çekiyor, bir yandan da spor üzerine söyleşiyorduk. Orhan Gencebay, pek çok sinema sanatçısında bile olmayan atletik bir yapıya ve fiziğe sahipti ve bunu sürekli spor yapmaya borçlu olduğunu söylüyordu. Sanatçı sporla çocukluk yıllarından bu yana devam edegelen ilişkisini şöyle anlattı: «Samsun'da ortaokul ve lise sıralarında 5-6 yıl aralıksız vücut estetiği ve güreş çalıştım. Kondisyonum çok iyiydi. O yıllarda biraz da Jiu-Jitsu çalıştım ama, o zamanlar Uzakdoğu sporları ülkemizde henüz çok yeni idi. Bu yüzden o yönde pek fazla gelişemedim. Her zaman çok yürür ve çok koşardım. Bu, sadece bana özge bir davranış değildi....

Hülya Avşar Dostluğu Anlattı

Nükhet kalabalık sinema salonundan çıkarken iki saattir kapalı bir yerde kalmanın sıkıntısını hissetti içinde. Ama sonra güzel bir film seyretmenin mutluluğu her şeyi aldı götürdü. Dışarıda hafiften yağmur yağıyordu. Kıştan kalan bir gün bu bahar havasını alıp götürmüş, yerini serin, yağmurlu, kapalı bir güne bırakmıştı. Caddenin kalabalığına, otomobillerin oradan oraya koşuşturmalarına baktı. İçinde milyonlarca insanı barındıran bir şehirde yaşamdan bir kesit diye düşündü. Sonra düşünceleri o insanların üzerinde yoğunlaştı... Sevgiyle baktı herbirinin yüzüne ayrı ayrı. Yaşam, insanlar, içinde bulunduğu ortam, her şey güzeldi aslında. Ama bu bir bakış açısı değil miydi? İnsan nasıl bakarsa öyle görmez miydi çevresini, öyle algılamaz mıydı çevresindeki olayları? Başını kaydırdı, gökyüzüne baktı. Serin yağmur damlaları yüzüne damladı, üşüdü, başını eğdi. Sonra bu hareketi caddenin tam ortasında yaptığını farketti. Kendi kendine güldü. Önündeki yol uzundu. Hızlanan yağmurla bi...