Bugün
kimse kendine kolay kolay ''Sapık'' niteliğin yakıştırmaz.
Yakıştıranın da kendisine olan başka türlü bir güveni vardır.
Türk hafif müziğinin ve gazino sahnelerinin ''Çılgın Show
Yıldızı'' Seyyal Taner eğer kendi kendine "Ben bir
Mazoşistim'' diyerek özeleştirisini yapıyorsa bu söze biraz
kulak kabartmak ve söylediklerini düşünmek gerekir. Her ne kadar
tıp kitaplarının, ansiklopedilerin yazdığı gibi "Mazoşist''
olduğunu kabul etmese de altı yılIık aşkı Tahsin Tuzder'den acı
çekmek için ayrılmasına sadece "Mazoşizm''in yakışacağını
iddia ediyor güzel şarkıcı:
-''Ben
Tahsin'le bir bütündüm. Aramızda öyle basit bir sevgi yoktu.
Yaşattığımız aşk öyle büyük bir aşktı ki yıllardır çevremizi,
bir işimizin mesleğimizin olduğunu unuttuk sadece ve sadece
kendimizi yaşadık. Ve dolayısıyla altı yıldır ileriye bir adım
atmadığımızı, sürekli gerilediğimizi gördük. Bugüne kadar
bir gün kavga ettiğimizi hatırlamıyorum. Ama herşeyi mantıklı
iki insan olarak tartışırdık. Ve herkes aynldığımıza şaşırdı.
Şimdi yine görüşüyoruz. Bir insan kendine böyleslne acı
çektirmez. Ne var ki aynlmak zorundayız. Benim sahne plak işlerim
onun da mimarlığını yapması gerekir. Söyleyin bana bir insan
kendi kendine ıstırap vererek, acı çektirerek yaşadıktan sonra
ona ne denir? Bal gibi mazoşistliktir bu... ister sadistlik deyin
ister mazoşist ama ortada tek bir gerçek yar. Şu günlerde ruhen
büyük ıstırap çekiyorum. Yaptığını her hareketi acımasızca
eleştirmeyin. Bugünleri de atlatacağım elbet..."
Sizler
ne düşünüyorsunuz bilemeyiz ama biz tanıdığımız kadarıyla
hak verdik Seyyal Taner'e... Çünkü bize göre her yönüyle ''En
çılgın Seyyal başka çılğın yok...''...(diğer haberler için
aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder