Ana içeriğe atla

Kemal Sunal Sahneye Çıkacak

Sonunda Kemal Sunal da sahneye çıkıyor... Ama Türkiye’de değil... Alman - Türk organizatörleri işbirliği ile başlatılan turnelerin üçüncüsünde sinemanın komedi kralı Almanya’da 10 gün sahneye çıkacak ve gecede 50 bin mark alacak... Ve Kemal Sunal böylece sinema dışında da büyüklüğünü ortaya koyacak...
Sahneye çıkmayan ünlülere yapılan astronomik tekliflerin arkası kesilmiyor. Her gün telefonları, kapıları bu milyonluk tekliflerle çalınıyor...
Fakat hiç birisinine komedi kralı Kemal Sunal’a verilen milyonlar kadar verilmedi, teklif edilmedi.
Halen sinemada komedi alanında ''bir numara'' olan ve film başına 18 milyon lira gibi en yüksek ücreti alan Kemal Sunal şimdi yeni bir rekor daha kırdı, inanılmaz bir rekor... Duyanların ağzını, açık bıraktıracak cinsten...
Sahneye çıkması için bugüne dek önüne sürülen milyonları elinin tersiyle iten Kemal Sunal’ı sonunda Almanlar ikna etti ve kendisine sahneye çıkma karşılığı olarak gecede 50 bin mark yani yedi milyon Türk Lirası verdiler... Bir başka anlamda, en yüksek ücreti alan assolistlerin bir haftada alacağı parayı Kemal Sunal tek başına, üstelik bir gecede alacak.
Daha önce Ferdi Tayfur’un başı çektiği sanatçılar kervanını ''Gurbet Konserleri" adı altında Almanya’ya götüren Alman organizatör Rainer ile Türk organizatör Hasan Bora’nın ortaklığı ile gerçekleştirilecek yeni ve büyük turne için Kemal Sunal, gecede 7 milyona ''Evet'' dedi ve anlaşma imzaladı... 10 konserlik Almanya turnesinde Kemal Sunal’ın cebine böylece tam tamına 70 milyon lira girecek. Sahnede sadece espri yapıp, fıkra anlatacak olan Kemal Sunal’ın yanında muhtemelen ya Muazzez Abacı, ya İbrahim Tatlıses, ya da Müjde Ar olacak...
10 bin kişilik salonlarda verilecek konserler dizisinin en büyük ası Kemal Sunal kuşkusuz. Zira Almanya piyasası en az Türkiye kadar kuvvetli ve geçerli olduğundan, ünlü komedyen hem kazanacak hem kazandıracak... Milyonlarla oynayan pek çok ünlünün pabucunu dama atan Kemal Sunal, şimdi harıl harıl fıkra öğreniyor, yapacağı sahne programını hazırlıyor ve 10 gün karşılığı 70 milyonu cebine indirmek ve sahnede de bir numara olduğunu haykırmak için nisanda başlayacak olan Almanya yolculuğuna hazırlanıyor. Hem de "en büyük" sloganıyla...
REKORTMENLER
''Gurbet Konserleri" adı altında gittiği Almanya’dan bir gece karşılığı 15 bin mark, yani iki buçuk milyona yakın Türk Lirası almıştı Ferdi Tayfur...
Türk parası olarak Almanya’da verdiği konserlerinin bir geceliği üç milyondu. Ve Tatlıses, daha sonra diğer ülkelerdeki konserlerinden de üç milyon aldı.
Yurt dışında en uzun konserler veren kişi Bülent Ersoy. Zaman zaman bir gecede, Türk Lirası karşılığı üç milyon aldı, kimi zaman da üç buçuk milyona kadar çıktı...(diğer haberler için aşağıdaki linke tklayın)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zavallı Oya Hep Yatakta

Oya Aydoğan 'ın sinemadaki çizgisi bellidir... Çevirdiği her filmde mutlaka dişiliğini şöyle ya da böyle gösterir ya da göstertirler... İşte, Berhan Şimşek’le birlikte oynadığı son filmi olan “Zavallılar”da da, Oya Aydoğan bir türlü yataktan çıkamadı. Çeşil çeşit zavallılık vardır... İnsan, açlıktan zavallıdır, çaresizlikten zavallıdır, işsizlikten, parasızlıktan, kimsesizlikten zavallıdır... Fakat bizim bilmediğimiz bir başka zavallılık türü daha varmış... Aşk zavallısı... Bunu nerede mi teşhis ettik? Hemen söyleyelim, Oya Aydoğan'ın son çevirdiği filmin setinde... Yapımcı Kemal Dilbaz adına, yönetmen Ümit Efekan tarafından çekilen ve “Zavallılar” ismini taşıyan filmde, Oya Aydoğan, köyden şehre gelip, büyük kentin çarkları arasında kaybolan ve kaderin acımasızlığına karşı koyamayıp, hayalleri yok olan ve sonunda da onun bunun elinde oyuncak olan bir genç kızı canlandırıyor. Bu filmde Oya Aydoğan, yukarıda söylediğimiz gibi tam bir aşk zavallısı... Mekanı ise çoğu ...

Turgut Özatay Evlendi

1964 yılını 1965'e bağlayan günlerdeyiz... İstanbul rıhtımına güzel bir Italyan gemisi yanaştı: «San Marco»... Gemiden çıkan turistler Istanbul'ın tarihi anıtlarını, tabiat güzellikleri görmek istiyorlar. Geminin merdivenlerinden iki İtalyan kızı iniyor. Tam o sırada Türk sinema dünyasının ünlü karakter oyuncusu Turgut Özatay da orada bir arkadaşını ziyarete gelmiş. Kızlardan İngilizce bileni Turgut'a, «Ayasofya'ya ne taraftan gidebiliriz?» dîye sordu. Turgut da bu iki turist kıza, «İsterseniz otomobilimle sizi oraya götürebilirim,» cevabını verdi. Biraz sonra üç kişi Ayasofya'nın 1500 yıllık kubbesi altında geziyordu. Genç kızlardan Cinzia Morigi adında olanı Fransızca biliyordu ve Urbino üniversitesinde felsefe doktorası yapıyordu. Cinzia, İtalya'ya gittikten sonra, pek beğendiği Turgut Özatay'a bir teşekkür mektubu yazdı. Turgut bu mektubu arkadaşı Vladimir Krasovsky'ye tercüme ettirdi. Mektuplaşma aylarca, hatta yıllarca devam etti. 1965 geçmi...

Ajda Pekkan Niye Saklanıyor?

AJDA PEKKAN ’a incecik porselen çay bardaklarıyla çaylarımızı içerken sordum: «Bana kalırsa her sanatçı sahne hayatından bu kadar şikayetçi değil. Kendinizi fazla yıpratmıyor musunuz?» «Belki ben fazla hassasım, belki de layık olduğum şeyleri istiyorum. Bunları bulamadığım zaman da üzülüp, yıpranıyorum.» «Ne gibi?» «Şöyle açıklayabilirim. Siz de kabul edersiniz ki, Türkiye’nin önemli, isim yapmış sanatçılarından birisiyim. Zaman zaman duraklama dönemlerine girdiğim oluyor. Ama, benim bu birkaç aylık duraklamam bunca yıldır yaptığım ismi bir anda silip götüremez herhalde. Bizde alışılmış bir kural var. Yeni bir sanatçı fırlamaya görsün. Hemen bir eski ismi tahtından indirdiği iddia ediliyor. Ne kadar aldırmasanız üzülüyorsunuz. Şöyle bir düşünün ne kadar çok sanatçıya bu çirkin davranışta bulunuldu.» «Türkiye'deki meslektaşlarınızla ilgili düşünceleriniz?» «Seyyal Taner’in showuna hayranım. Sezen Aksu 'nun sesine, duygulu bestelerine bayılıyorum. Erol Evgin’i ço...

Ajda Pekkan'ın Gönlünde Yatan Aslan

1962 yılında Ajda Pekkan hiç kimsenin tanımadığı meçhul bir şantözdür. Moda Deniz Kulübünde beş para almadan, belki ilerde şöhret olabilirim ümidiyle, şarkı söylemekte, zirveye doğru yükselebilmek için açık bir kapı aramaktadır. Aradan bir yıl geçmiştir. Sıcak bir haziran gecesinde Ajda Pekkan üçü kız, ikisi erkek beş arkadaşıyle Suadiye'de bir gazinoda oturmaktadır. Konu şarkıcılık üzerinedir, ama konuşmaların içinde sık sık «şöhret» kelimesi geçmektedir. Sohbetin heyecanlı bir anında üç kızdan sarışın olanı Ajda Pekkan'a, orada bulunan herkesin tasdik ettiği, fakat Ajda’nın hiç, ama hiç düşünmediği cazip bir teklifte bulunur: «Ajda SES Mecmuası'nın Sinema Artisti Yarışması'na niye girmezsin? Gençsin, güzelsin, kültürlüsün, muhakkak birinci olursun!» Ajda Pekkan güler bu sözlere. Ve arkadaşlarına üç ay önce başından geçen bir olayı anlatır: «Çocuklar görüşlerinizde belki haklısınız, ama bilemiyorum ki... Üç ay kadar önce tesadüfen 'Zavallı Necdet' film...

Hülya Avşar Telefonda

Aydoğan Kısacık... -Hülya hanım, bir kızımız oldu. Ona bir isim söyler misiniz? -“Benim ismimin tersi olan Aylüh." Dr. Faruk Abit... -İyi günler efendim. Ben estetik cerrahıyım. Acaba siz hiç estetik oldunuz mu? -“Hayır ama olacağım. Film setinde karnımda fünye patlamıştı. Dikiş izleri için gideceğim.” Aysel Şimşek... -En çok sevdiğiniz şarkı nedir? -“Bir Sevgi İstiyorum...” Gülten Korkmaz... -İlerisi için neler düşündüğünüzü öğrenebilirmiyim? -“Yapmak istediğim daha çok toplumsal filmler.” Erdinç Ülüş... -Siz olaylı bir yarışma sonucu büyük bir sükse ile beyaz perdeye geçtiniz. Daha önce yarışmanın kurallarını bilmiyor muydunuz? -“Maalesef biliyordum. Yarışmaya son anda katıldığım için form bile doldurmaya fırsat bulamadım.” -Böyle bir durum olmadan kazansaydınız, şimdiki sükseyi yapabilir miydiniz? -“Hiç zannetmiyorum.” Cüneyt Ertür... -Hülya hanım. İngiliz bir kızla evlilik yapıyorum. Ailem ve ben onu Müslüman yapacağız ama isim bulamıyoru...