İnsan
bazen her çareye başvurur da bir şey elde edemezse, ister istemez
söylenen sözlere aldanmaya başlar. Hani deva bulamadığı
yaralarına kocakarı ilaçları denemek, derdine çare bulamadığı
zaman da batıl inançlara sığınmak gibi... Zerrin’in de başında
bir beladır dönüyor ki sormayın. Günlerce uğraşıp zorla
verdiği kiloları tekrar almaya başlamasından tutun da, evine
hırsız girmesinden, sevgilisi Müslüm Toprak’ın yeni aldığı
BMW’yi park ederken duvara vurup, yepyeni arabaya tamirci eli
değdirmesine kadar başına gelmedik terslik kalmadı. Çok bilmiş
yakınları bunu hemen nazara bağlarken, üstüste baktırdığı
her fal da “Sende büyü var” demeleri de sanatçıyı çileden
çıkardı. Görülmemiş bir show yaratmış, kısa sürmüştü ama
hala yankıları devam ediyordu. Zengin mi zengin bir sevgilisi
vardı. Yediği önünde yemediği ardındaydı artık. Nasıl nazara
gelmezdi, ama kim neden büyü yapabilirdi ki? Sonunda herkesin “Bu
büyüyü çözdür” demeleri üzerine falcı falcı gezen Zerrin
bir türlü derdine çare bulamayınca işin başa düştüğünü
anladı. Hemen gerekli malzemeyi edinen sanatçı, evinde işlerine
yardım eden Çiğdem ile yakın bir arkadaşını çağırıp,
öğrendiklerini bir bir anlattı. Ve iki kız bir anda evin içini
telaş yuvasına çevirip, zar zor başına kurşun dökebildiler ve
anlamadan uzun süre çıkan şekilleri sökmeye çalıştılar.
Tabii her kafadan bir ses çıktı ama, çıkan seslerin, benzetilen
şekillerin bir faydası olmayacağı da apaçık ortadaydı. Bu
karmaşıklığın ardından kendi hallerine saatlerce güldükten
sonra umutsuzca “İnşallah yaran olur” demekle yetinmeleri
gerektiğini de gayet iyi biliyorlardı. Ve bu işi iyi bilen
birisini bulabilme ümidiyle dağılan evi toplarken de aksiliklerin
gerçek nedeninin dikkatsizlik ve umursamazlık olduğunu
farkedemiyorlardı nedense...(diğer haberler için aşağıdaki
linke tıklayın)
Bıyık deyip geçmeyin hemen... Burnun hemen dibinde başlayıp üst dudağa paralel siyah bir çizgi çizen «bıyık» dediğimiz nesne cins cinstir, çeşit çeşittir. Kaytan bıyık vardır, pala bıyık vardır, badem bıyık vardır, pos bıyık vardır, douglas bıyık vardır, hatta pis bıyık bile vardır. Anlayacağınız hanımların biçim biçim, renk renk, çeşit çeşit saçları ve dahi saç modelleri varsa, biz erkeklerin de «bıyık» avantajı var. Üstelik bizimki öyle berberdi, kuafördü gibi beklemeli, masraflı değil. Bir makas, küçük bir ayna bıyığınıza istediğiniz biçimi vermek için yeter de artar bile! Şimdi, durup dururken bu bıyık meselesinden söz açışımız elbette sebepsiz değil. Biraz ilerimizde filim çevriliyor. O sahnenin çekimi biter bitmez Kartal Tibet yanımıza gelecek ve onunla «bıyıktan» bahsetmeye başlayacağız. Zihni temrin bizimkisi yani... Evet, sahne bitiyor, Kartal Tibet rejisörden izin alıp yanımıza doğru yürümeye başlıyor. Geldi... oturuyor... KARTAL TİBET VE BIYIK Kartal Tibet’te «bıy...
Yorumlar
Yorum Gönder