Yunanistan’ın
büyük palavralarından birisi gündemde iken Almanya’da çekimine
başlanan ve Türkiye’de devam edilen “Ölmez
Ağaç” isimli filmde bir Türk kızının bir Yunan gencine aşık
olup ona herşeyiyle isteyerek teslim olduğu anlatılıyor. İyi
güzel de neden özellikle bir Yunan gencine aşık edildi bir Türk
kızı?..
Kıbrıs
Barış Harekatı’ndan beri Yunanistan’ın, Türkiye aleyhine bir
bardak suda fırtına koparmak için yapmadığı kalmadı...
Özellikle Başbakanları Papandreau gerek NATO’da, gerekse
Birleşmiş Milletlerde, kamuoyuna yansıdığı gibi aleyhimizde
lobiler oluşturmak için gecesini gündüzüne kattı... Ne Kıbrıs
sorununu çözümlemek için barışçı yoldan masaya oturdu ne de
"anlaşma'' sözcüğünü ağzına aldı.
Başbakanımız
Turgut Özal bile kendisine uzattığı barışı simgeleyen zeytin
dalını son zırvalardan sonra geri çekti. Ardından dışişleri
aynı politikayı izledi, bir sonuç alamadı... Bütün bunlardan
sonra da Papandreau Türkiye’yi huzursuz etmek için şimdi Limni
Adası’nı sorun olarak yaratmaya çalışıyor. Kısacası,
kuyumuzu kazmak için elinden ne gelirse yapıyor... Kısaca politik
durum bu... Peki politikanın dışında neler oluyor?
Şu
sıralarda bir film çevriliyor... İsmi “Ölmez Ağaç...”
Başrollerini ise Necla Nazır ve Hakan Balamir paylaşıyor. Çekim
önce Almanya’da başladı. Şimdi Türkiye’de devam ediyor...
Filmde, Necla Nazır Almanya'da bir fabrikada çalışan bir işçi
kızı, Hakan Balamir ise Yunan uyruklu bir genci oynuyor.
İşçi
olarak aynı fabrikada çalışırken, Necla Nazır ile bu Yunan
genci arasında bir aşk doğuyor ve sonra birlikte Türkiye’ye
geliyorlar.
Ve
film boyunca da politikanın aşka engel olamayacağı Türkiye ile
Yunanistan arasında ne kadar gerginlik olursa olsun, bireylerin
birbirlerini sevebilecekleri işleniyor.
İyi
hepsi güzel... Hümanist açıdan yaklaşıma da bir diyeceğimiz
yok... Ammaa, bu konuda söyleyeceklerimiz var elbet. Önce bu filmin
senaristine ve yapımcısına bir soru yöneltmek istiyoruz?
Neden
ille Yunan? Bir Yugoslav veya İtalyan genci olamaz mıydı Necla
Nazır'ın aşık olacağı bu kişi? Biz Yunanistan yüzünden az mı
huzursuz günler geçirdik? Ve hâlâ da geçirmiyor muyuz?.. Belki
diyeceksiniz ki, sanata politika karışmaz, Karışmaz ama elin oğlu
küstahlığı bu derece ele aldığı halde özellikle son günlerde
Türkiye ile Yunanistan’ın insani ilişkiler içinde olabileceğini
göstermek çabası, biraz bulanık suda balık avlamak değil mi?
Hadi
zeytin dalını verdik... Gönlümüzü vermek niye? Yunan daha fazla
bastırsın diye mi? Ve film oynadığı zaman, bir Türk kızının
Yunan gencine teslim olduğunu herkes görecek...(diğer haberler
için aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder