Gazeteler Sağmalcılar’daki modem cezaevinin açılış haberini iri
puntolarla kamu oyuna duyuruyorlar, Sultanahmet cezaevinin
boşaltılmasını, mahkumların yeni cezaevine geçişini günlerce
tefrika etmişlerdi. Bu «müjdenin», bu «sevincin» sebebini insan
artık «tarihi» sıfatını kazanmış, devlet arşivi olmak için
tadilat yapılacağı günü bekleyen Sultanahmet Cezaevini gezince
daha iyi anlıyor: Yerden 3,5 - 4 metre yukarıda pencereler,
rutubetli taş duvarlar, normal bir evin salonundan büyük olmayan
ve zamanında içinde 30 - 40 mahkum barındıran koğuşlar, bir
parmak kalınlığındaki demirden yapılmış, ikisi arasındaki
mesafe 1,5-2 metre olan ranzalar... Ya o hücreler? Ya o hücrelerdeki
«Yandım anam», «Yazık oldu, gülemedim», «Ah ulan ah»,
«Yaktın beni felek, sen de yanasın» cinsinden yazılar?
Burada Türk
sinemasının en enteresan filimlerinden biri çevriliyor. Bir defa
Türk sinema tarihinde ilk defa bu filimde «kadın» rolü yok. Daha
doğrusu filmin bir yerinde, bir rüya sahnesinde bir genç kız 1-2
dakika gözükecek, o kadar... Bunun dışında tam 47 ilginç tip
var filimde. Bu 47 tipi Baki Tamer, Ali Şen, Danyan Topatan, Necip
Tekçe, Yaşar Şener, Erdem Özipek ve Ersun Kazançel gibi
sinemamızın ünlü karakter oyuncuları canlandırıyor. Filmin
başrolünde ise Demir Karahan oynuyor. Cenk Er'in de filimde önemli
bir rolü var. «Linç» adını taşıyan bu filmin en ilgi çekici
yönü ise, kadın rolü olmayan bu filmin rejisörünün kadın
olması... Evet, topu topu iki «harici» mekanı olan ve büyük bir
kısmı Sultanahmet Cezaevinde çekilen «Linç» in rejisörü Bilge
Olgaç... Yine bu filme ait bir başka özellik: Filimde rolü
olanlardan hiç biri hayatında hapishaneye girmemiş artistler
arasından seçilmiş. Kadınsız filmin kadın rejisörü filmi için
çok iddialı konuşuyor:
- «Bu filmi Venedik
Festivali için hazırlıyoruz. Filmi bir ayda çekeceğiz, sonra
hemen dublajını yapıp alt yazılı olarak Venedik'e götüreceğiz,»
diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor:
- «Bence önemli olan
her şeyden önce iyi niyettir. Çeşitli çevreler bizi tenkit
ediyorlar. Ben iyi niyetli, dışarıya çıkabilecek bir filim
yaptığıma inanıyorum. Festivalde netice ne olursa olsun 'Linç'
iyi niyetli bir filim olacaktır.»
Bakalım «Linç»
Venedik Filim Festivali’ne katılacak nitelikte bir filim
olabilecek mi? Ama filmin Venedik Filim Festivali’ne katılmasa da
Türkiye'de büyük ilgi toplayacağını sanıyoruz. Zira «Linç»
Türk sinema tarihinde çevrilen ilk kadınsız filimdir ve filmin
rejisörü de kadındır... (diğer haberler için aşağıdaki linke
tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder