Gülriz Sururi - Engin
Cezzar topluluğunda yakında sahneye konacak ünlü «Hair»
müzikalinde oynaması için ilk teklif Cem Karaca'ya yapılmış,
kısa bir düşünme devresinden sonra teklife «Evet» demişti.
«Hair» için ilk oynamam diyen de yine Cem Karaca oldu. «Hair» de
oynamaktan neden vazgeçtiğini Cem SES'e şöyle anlattı:
- «Hair iyi oyun,
güzel oyun. «Saç» adını taşıyan bu oyun, deyim yeterliyse,
tüm özgürlükleri elde etmiş Amerikan toplumunun, saç özgürlüğü
ve benzeri özgürlükleri elde etmesini amaçlayan bir oyundur.
Böyle bir müzikalde rol almak önceleri cazip geldi bana. Ama
takkemi önüme koyup düşününce, bu oyunun benim davranış ve
düşüncelerimle bağdaşmadığını farkettim. Kısaca bir «Pir
Sultan Abdal» a, müziklendirilirse bir «Vatan Yahut Silistre» ye
evet, ama Hair’e hayır!»
Cem Karaca Hair'de
oynamaktan senanda vazgeçince, Gülriz Sururi ve Engin Cezzar oyunda
baş rolü oynayacak bir başka şarkıcı araya dursunlar. Cem
Karaca da altı aydır bu oyun için uzattığı sırma saçlarını
kestirmek için sokak, sokak berber aramaya başladı. Erkek
berberleri saçlarına kötü kötü baktıkları için Cem Karaca
sonunda kadın berberinde karar kılıp, Kuaför Kutiuay'ın kapısını
çaldı. Gelin isterseniz bundan sonrasını Cem Karaca'nın kendi
ağzından dinleyelim:
- «Önce çok utandım.
Çünkü çevredeki her şey sadece kadınlar içindi. Başım
yıkanırken bayağı keyiflendim. Kesilirken de öyle. Ancak kuaför
saçlarımı çekiştire çekiştire bigudi, firkete takarken bayağı
rahatsız oldum. Ne yalan söyleyeyim erkekliğime dokundu. Elim
ister istemez bıyığıma gitti! Kompleksimi dengelemek için
başladım burmaya. En acıklı bölüm ise, o ters dönmüş tasa
benzeyen makinanın altına girince, tepemdeki cehennemi sıcak ve
antimüzikal gürültü başlayınca oldu. Hiç değilse şu aleti
icat eden frenk bu gürültüyü rrtüzika! vermenin bir çaresini
buisaydı. Bir süre sonra, 'Beni buradan çıkarın' diye feryada
başladım. Ancak berberler 'l ıh' dediler. Başa gelen çekilir
deyip, sabrettik. Bereket, sonuç, saçım ve de başım bakımından
gayri Hair bir durum oldu. Berber bey biraderimize eyvallah dedik,
teşekkür ettik ve Allah makasına kuvvet versin diyerekten
Karagöz'ün Yalova sefasından farksız bu işi
bitirdik...»...(diğer haberler için aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder