Ünlü
İngiliz aktörü Dirk Bogarde bundan dört beş yıl önce Accident
(Kaza) adlı filminin galasından sonra yapılan basın toplantısında
gazetecileri etrafına toplamış ve şöyle konuşmuştu:
-
«Bundan sonra bütün filimlerimde yaşlı erkek rollerine çıkmak
istiyorum. Eğer yaşlanmadan önce bu tip rollere çıkarsam,
gerçekten yaşlandığım zaman seyirci beni o halimle de kabul
eder.»
Dirk
Bogarde gerçekten Accident'den sonra çevirdiği her filimde orta
yaşlı erkek rollerine çıktı. Hayranları onu önce bu tip
rollerde görmeyi yadırgadılar. Ama bir süre sonra alıştılar.
Dirk yaşlı haliyle de hayranlarının kalbine girmişti..
Dirk Bogarde şu
günlerde İtalya'da.. Bir filim çeviriyor. Bu filimde de kendinden
en az on yaş büyük bir şahsı, bir orkestra şefini perdede
canlandırıyor. Filimde Dirk Bogarde’dan başka Silvana Mangano ve
genç İsveçli yıldız Bjorn Andresen’in de rolü var. Bu filim
için bıyık bırakan, saçlarını kırlaştıran, gözüne de bir
gözlük takan Dirk Bogarde fizikten ziyade, oyun gücüne dayanan
bir rolde görüldüğü için hayatından son derece memnun..
Bundan
on yıl kadar önce ünlü besteci ve piyanist Lizst'in hayat
hikayesini beyazperdede canlandıran ve bu yüzden kritikler
tarafından yerden yere vurulan Dirk Bogarde’ın son filminde yine
bir müzisyeni canlandırdığını duyanlar, «Dirk galiba delirdi,»
demekten kendilerini alamıyorlar. Oysa Dirk Bogarde'ı yakından
tanıyanlar, onun delirmediğini, bu rolü şöhretini gölgeleyen
başarısızlığın izlerini yok etmek için kabul ettiğini
biliyorlar.
İtalyan rejisörü
Lucinio Visconti’nin yönettiği «Venedik’te Ölüm» ünlü
Alman yazarı Thomas Mann’in aynı adlı kitabından alınmış.
Filimde orta yaşlı, ünlü bir orkestra şefinin (Dirk Bogarde,)
onbeş yaşındaki PolonyalI bir erkek çocuğa (Bjorn Anderesen)
duyduğu ilgi anlatılıyor. Bu sapık ilişkiyi çevreleyen
psikolojik ve sosyal sorunlar, sık sık perdeye aksettiriliyor. Ve
Dirk Bogarde bu filmin sanat hayatını müthiş şekilde
etkileyeceğini iddia ediyor.
-
«Bu filim benim sanat hayatımda bir dönüm noktası olacak,»
diyor. «Göreceksiniz. «Venedikte Ölüm» «Death in Venedic» de
Lizst’teki başarısızlığımı sileceğim. Sapık bir besteciyi
canlandırmak çok hoşuma gitti. Beyazperdede bir cinsi sapığı
canlandırmak ise beni zerre kadar tedirgin etmedi.. Zira ben böyle
bir rolde oynayan ne ilk artistim, ne de sonuncusu olacağım... Hele
dünyayı saran seks rüzgarı böylesine müthiş bir şekilde
esmeye devam ettikten sonra...»
İtalyan
rejisörü Visconti de «Venedik’ te Ölüm»den ümitli:
- «Venedik’te
Ölüra'ün başarılı bir filim olmaması imkansız gibi birşey.
Bu filme belki de sanat hayatımda hiç çalışmadığım kadar
çalışıyorum. Benim bu derece güçlü çalışmama Bjorn Andersen
ve Dirk Bogarde’ın sanat güçleri de karışınca sanıyorum,
neticeyi sizler de tahmin edersiniz.»...(diğer haberler için
aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder