8.
Antalya Müzik, Tiyatro ve Filim Festivali'nin kapanış balosunda
gecenin en gür, en bol alkışını alan Fikret Hakan meslek
hayatının on yedinci ödülü olan «Altın Portakal» heykelini
eline almıştı. Alkışlar birden yükseldi gene ve Fikret Hakan
yanaklarında dikey çizgiler meydana gelen karakteristik gülüşüyle
güldü yine, sonra ağır ağır, kelimelerin üzerine basa basa
konuşmaya başladı:
-
«Karşınıza kart bir jön olarak geldim!» dedi. «Bu meslekte
epey eskiyim çünkü... Şöyle böyle 20 yıl oluyor sinemaya
gireli...»
Ve
birden mikrofonu bıraktı, iki adım ileriye gelip «Yemin
ediyorum,» dedi, «yemin ediyorum... Bu heykeli 1.000 defa daha
alacağım...» Sonra sağa döndü, sola döndü, her taraftan
yükselen alkışlara heykelini kaldırarak mukabele etti.
YEŞİLÇAM
PARELELİNDEKİ ŞENLİK
8.
Antalya Festivali sönük geçti, bu yıl katılan filimler «Buğulu
Gözler», «Pamuk Prenses». «Yaban Ali», «Hasret». «Ankara
Ekspresi». «Afacan», «Bir Kadın Tuzağı», «Öleceksek Ölelim»
çok kalitesizdi, organizasyon bozuktu, şu şöyleydi, bu böyleydi
hepsi tamam, ama n’olur şu gerçeği görmezden, bilmezden
gelmeyelim. Antalya Festivali’nin yıllar boyu süregelen bir
özelliği vardır: Şenlik tam anlamıyle Yeşilçam paralelindedir
ve Yeşilçam neredeyse Antalya şenliği de oradadır. Ne bir santim
geri, ne bir parmak ileri... Hatta her yıl yapılan festival sonu
tartışmalarına bile rastlanmadı bu yıl. Nasıl rastlansın.
Selahattin Alakavuk, Nevzat Pesen, Melih Başar, Altan Demirkol, Ali
Cemali, İlhan Filmer, Zeki Sözer, Erhan İmset Selçuk Altan,
Nedret Güvenç, Esan Özveren'den kurulu jürinin ilan ettiği
sonuçlar — bir Özdemir Birsel ve Sadri Alışık hariç—
kimseyi rahatsız etme di. Çok kişi, «Nasıl bez topla nizami
futbol maçı yapılmazsa, bu filimlerle de festival yapılmaz,»
diyerek işi zafer, ciddiye almıyorlardı. Ciddiye alanlar da
sonuçları öğrenince diyecek söz bulamadılar...(diğer haberler
için aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder