- «Ses mecmuası mı
efendim?» diyordu. İnce sesin sahibi kendisini tanıtınca, 1962
yılı Ses Mecmuası Kapak Yıldızı Yarışması finalistlerinden
Gülgün Ok olduğunu öğrendik. Diğer artistler gibi sık filim
çevirmediği için Gülgün Ok'la temasımız sık olmazdı. Bu işte
bir fevkaladelik sezinleniyordu Söze:
- «Semih'le karar
verdik, ayrılıyoruz» diye başladı. Artık annemin evindeyim.
Bundan sonra beni burada arayabilirsiniz.
Telefon kapandıktan on
dakika sonra Ayaspaşa'nın yolunu tutmuştuk. Yolda giderken beş
yıl öncesini düşünüyorum.
Gülgün, «Aşk Orada
Başladı» isimli filimle sinema alemine adım atmıştı. Çekim
sırasında, filminin rejisörü olan Semih Evin'le de aralarında
bir yıldırım aşkı başlamıştı.
O arada «Aşk Orada
Başladı» bitmiş ve Gülgün Ok, rejisini yine Semih Evin'in
yaptığı «Aşka Vakit Yok» isimli filimde baş rolü oynamaya
başlamıştı. Bu filmin bittiği zamanda da beklenen bu mutlu
birleşme tahakkuk etmiş, Gülgün Ok'la Semih Evin
evlenivermişlerdi.
Günler günleri, aylar
aylan kovalıyordu. Herkes onlan Türk sinemasının mutiuluklan
dillerde dolaşan bir 'örnek çifti' sayıyordu. Nihayet aradan beş
yıla yakın bir zaman geçti. Bu zaman içinde anlaşamadıklarına
dair kimse bir kelime dahi duymadı. Gülgün Ok:
- «İkimiz de gayet
iyi saklamasını bildik. Kurduğumuz yuvanın bir yerde yıkılmamasım
istiyorduk, ama olmadı. İkimiz de daha fazlasına tahammül
edemedik» diyordu.
- «Sebep olarak ne
gösterebilirsiniz?»
- «Aramızda tam yirmi
iki yıllık bir yaş farkı var. Benim hoşlandığım şeylerden o
hoşlanmıyor. Onun hoşlandığı şeylerden ben. Çünkü, Semih
vaktiyle hepsini yaşamış, görmüş, gezmiş, eğlenmiş. İşi
olmadığı zamanlar daima evde kalmaktan zevk duyuyor. Ben ise, öyle
değilim. Gezmek, görmek istiyorum. Belki, bu da mühim bir sebep
sayılmaz. Evlenirken Semih, pek tabii olarak 'filim çevirmeye devam
edebilirsin' demişti. Sonra, gelen tekliflerin hepsini geri
çevirmeye başladı. Ben, filim çevirmek, daha fazla üne erişmek
istiyordum. Sonra meslek olarak kabul ettiğim sinema beni bir
manyetik alan gibi çekiyordu. Semih, benim arzumu, istediğimi
görüyor, sus payı olarak her yıl kendi firmasına bir filim
yaptırıyordu. Son zamanlarda ondan da vaz geçip sinema ile alakamı
tamamıyle kesti. Oturup konuştuk. Ben arzularımı isteklerimi
tekrarladım. Ayrılmaya karar verdik.»
Gülgün Ok fazla üzgün
görünmüyordu. Sinemaya tekrar başlama arzusunu
gerçekleştirebileceğini düşünüyor, bu arada Şehir
Tiyatrosundan gelen teklif onun için bir ümit kaynağı oluyordu.
Yerli sinemanın çürük
temelleri üzerine kurulan ve şimdiye kadar mutlu olduğu sanılan
bir yuva daha işte böyle yıkılmıştı...(diğer haberler için
aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder