Gülsün
Kamu tiyatrodan neler neler ümit ederek geçmiş sinemaya... Ve
umduklarının bir tekini biie bulamamış. Oturup kara kara
düşünecek değil ya, nasıl tiyatrodan sinemaya atlamışsa oradan
da sahneye geçivermiş.
-
«Baktım ki sinemada emeğimin karşılığını vermiyorlar. Daima
az, küçük paralarla çalışıyorum. Üstelik bütün rollerde de
harcanıyorum. Bana gidecek roller hep başkalarına verilirken
tipime, oynuma, karakterime ters düşen ne kadar rol varsa beni
buluyor. Ben de sahneyi seçtim. Rahatım iyi» diyor.
Gülsün
Kamu'ya 1967 yazı pek yaramış. O, tutunca kopacakmış hissini
veren kız gitmiş, biraz daha toplu, biraz daha manalı bir genç
kadın gelmiş.
-
«Artık gönül işlerine de paydos dedim» diyor.
Bu
kaçıncı paydos Allah bilir. Okullardaki 45 dakikalık ders süresi
gibi her halde Gülsün de gönül işlerini zamanla sınırlamış,
arada bir paydos veriyor sonra, yine devam ediyor.
-
«Bundan sonra bu konuda benim adımı duyarsanız bilin ki karşıma
çok sevebileceğim biri çıkmıştır» diyor.
«Çok
sevebileceğim erkek» der demez aklımıza ilk Fikret Hakan geliyor.
Bir tesadüf eseri radyoda «Yabancı Olduk Şimdi» şarkısı
çalarken o konudaki sorumuza cevap veriyor:
-
«Fikretle sadece arkadaşız şimdi.»
Cevabıyle
şarkının uygunluğuna birlikte gülüyoruz.
-
«Peki 'arkadaşınızın' beğendiğiniz ve beğenmediğiniz
taraflarını söyler misiniz?»
-
«Bilmem ki... Doğru olur mu dersiniz? Peki söyleyeyim. Fikret'in
kibarlığını, efendiliğini, bir cemiyette bilgisiyle, kültürüyle
aldığı mevkii çok beğenirim. Bir erkek olarak da hoş bulurum
onu... Aklına estiği gibi hareket etmesini, hareketlerini yerine
göre tanzim etmemesini ve hele aşırı sinirli halini hiç
beğenmem.»
Sinemadan
sahneye atlayanlar sinemayı o kadar kötülüyorlar, buna karşılık
sahneden o kadar överek bahsediyorlar ki «Sinemayı bıraktınız
mı?» diye sormadan edemiyoruz. Gülsün de «şartlı cevap
veriyor.
-
«Tam anlamıyle bıraktım denemez tabiî, ama ancak iyi rol ve iyi
ücretle sinemaya dönerim.»
-
«Ya tiyatroya?» diye soruyoruz.
-
«Bütün idealim o. Gencim; güzel olduğumu söylüyorlar. Dün
sinemadan aldığım parayla geçiniyordum, şimdi paramı
mikrofondan çıkarıyorum. Siz, beş vakitlerimde ne yaptığım;
zannediyorsunuz. Ben tiyatrodan geldim, «kürkçü dükkanım»
tiyatro benim... Kendimi hep o dönüş için hazırlıyorum. Eninde
sonunda da tiyatroya döneceğim.»...(diğer haberler için
aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder