Sinema
dünyasının çukur çeneli yıldızına nazar değdi.. Kem gözler
Douglas'ların yuvasını karartı.. Kirk Douglas’ın
Hollywood'daki villasında kimsenin ağzını bıçak açmıyor.. Ne
ünlü yıldızın 29.5.1954’te evlendiği eşi Anne Buydens' in,
ne ondan olan oğullan Peter Yincent (1955) ve Eric An Anthony
(1958)nin, ne de ünlü yıldızın 1943’te evlenip, 1949'da
boşandığı ilk eşi Dianna Dill'den olan Joel Andrew’in.. Herkes
bir an önce evin reisi ile, evin en büyük oğlu Michael Douglas'm
arasındaki buzlann çözülmesini diliyor..
Diliyor
ama, baba oğul arasında gerilen iplerin eski halini alacağına da
kimse ihtimal vermiyor. Nasıl versin? Baba Douglas her yerde 26
yaşındaki büyük oğlu hakkında ver yansın ediyor. Eğer o gece
içkiyi biraz fazla kaçırmışsa Michael adında bir oğlum yok,»
kelimeleri bile ağzından dökülüyor.
Anlaşmazlığın
sebebi, Michael'in hipi felsefesine kendini aşırı derecede
kaptırması, baba mesleğine sırt çevirmesi.. Baba Kirk bu konuda
dertli.. Bıraksanız saatlerce konuşacak:
-
«Michael bana bunu yapmamalıydı,» diye söze giriyor, ve plak
gibi kelimeleri peş peşe sıralıyor.. «Oysa ne hayallerim vardı..
Onu en lüks okullarda Yale’de, Harvard’da, Princeton'da
okutacaktım. Fakat gitti Santa Barbara Üniversitesine yazıldı.
Sefil, döküntü bir hayat yaşamaya başladı.. Dört arkadaşı
ile paylaştığı otel odası pislikten geçilmiyordu. Onu bu halde
gördükçe içim cız ediyordu: 'Kirk'ün oğlu bu hale mi düşecek,'
diyordum.
«Onu
adam etmek için tuttum, benim filim şirketim hesabına çevrilen
«Summertree» filminde önemli bir rol verdim. Ama filim çalışmaları
başlayınca verdiğime de vereceğime de bin pişman oldum.
Hayatımda böylesine sorumsuz bir insan görmemiştim. Hele bu filim
bitince, benden ormanlar içinde kuracağı, kendisi gibi saçları
omuzunda, üstü başı yağ içinde kızlar, erkeklerle bu «cennet»
te (!) müzik dinleyeceğini, resim yapacağım, hayatının sonuna
kadar bu şekilde yaşamak istediğini söyleyince, tepem attı.
Kovdum evden. Bu kafanı değiştirinceye kadar, evime uğrama
dedim.»
Şimdi Douglas
ailesinin bütün fertleri, evin büyük oğlu Michael’in kafasını
değiştirmesini, saçlarını kestirmesini, kendine çeki düzen
vermesini bekliyor. Bitliyor ama, kimse de Michael’in babasının
istediği şekle bürünüp, kapıyı çalacağına, «Baba ben
geldim!» diyeceğine ihtimal vermiyor...(diğer haberler için
aşağıdaki linke tıklayın)
Yorumlar
Yorum Gönder